İflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz davası ile satın alınan taşınmaz üzerindeki ipotek ve hacizlerin terkini ve tescili talebinin değerlendirilmesi.
Özet: İflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz davası, davacının iflas eden şirketten bedelini tamamen ödeyerek satın aldığı ancak adına tescil edilmemiş taşınmaz üzerindeki ipotek ve hacizlerin kaldırılması ile taşınmazın kendi adına tescili talebine ilişkin olup, mahkeme iflas kararı ile müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlandığını, sözleşmeden doğan ayni hakkın iflas masasına geçerek para alacağına dönüştüğünü, ancak iflas idaresinin masa menfaatine uygun görürse aynen ifa edebileceğini belirtmektedir.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1423 Esas
KARAR NO : 2026/834
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 18/09/2026
KARAR TARİHİ : 25/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... A.Ş'den bedelini tamamen ödeyerek satın aldığını ve adına tescil dahi edilmediğini, teslim edilmemiş dava konusu bağımsız bölüm üzerinde yer alan diğer davalılar ... T.A.Ş ve ... A.Ş tarafından konulmuş olan ipoteklerden ve diğer haciz kayıtları ile takyidatlardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu ipoteklerin ve diğer haciz kayıtları ile takyidatların tapudan tüm fer'ileri ile birlikte terkin edilerek (fek edilerek) terkin işleminin ilgili Tapu Müdürlüğü'ne bildirilmesi, müvekkilinin gerçek mülkiyet hakkına tüm takdiyatlar kavuşturulması, dava konusu bağımsız bölüm üzerine davalılar ... T.A.Ş ve ... A.Ş tarafından konulmuş olan ve tapu kaydında mevcut tüm ipoteklerin ve diğer haciz kayıtları ile takyidatların paraya çevrilmesine yönelik yapılacak her türlü yasal takibin ve cebri/icrai işlemin dava sonuçlanıncaya ve karar kesinleşinceye kadar durdurulması mahiyetinde ve müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararların önlenmesi adına HMK 389 devamı maddeleri uyarınca teminatsız olarak ihtiyati tedbir karar verilmesini ve ivedilikle cebri/icrai satışın önlenmesini davanın kabulünü, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 382 nolu ada, 43 parselde yer alan E Blok, 20. Kat, 283 nolu bağımsız bölüm nolu taşınmazın davacı adına kayıt ve tescilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacının davası, tapu iptali ve tescil ve dava konusu taşınmaz kaydındaki ipotek ve haciz şerhinin fekki talebine ilişkindir.
Dava dosyası ... 2. Tüketici Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ...Karar sayılı kararı ile Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Davalılardan ...TİC. A.Ş hakkında ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas...Karar sayılı kararı ile iflasın açılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal veya hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır.
Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu sözleşme iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir.(İ.İ.K. m.198)
İflâsın açılması ile henüz vadesi gelmemiş olan alacaklar da, iflâs kararı ile birlikte talep edilebilir hale gelir. İflâsın açılması gününe kadar işlemiş olan faiz ve takip masrafları ana paraya eklenerek iflâs masasına yazdırılır.Alacağı taliki bir şarta veya belirsiz bir vadeye bağlı bulunan alacaklılar da alacaklarını iflâs masasına kaydettirebilirler. Tasfiye sonunda bu alacaklar için ayrılan pay, ancak şartın gerçekleşmesi veya belirsiz olan vadenin gelmesi halinde ödenebilir.
Alacaklılar arası eşitlik ilkesi gereği, para alacağı dışındaki alacaklar, iflâsın açılması ile birlikte konusu olan şeyin iflâs kararı tarihindeki değeri kadar para alacağına dönüşür ve masaya para alacağı olarak yazılır. Ancak iflâs idaresi, masa menfaatine uygun görürse konusu para olmayan alacakları bir iflâs alacağı olarak ödemek yerine, aynen ifa etmeyi tercih edebilir.
Adi tasfiyede iflâs idaresi alacaklıların incelemesini yapıp bitirdikten sonra, düzenlediği sıra cetvelini iflâs dairesine verir. Bunun üzerine sıra cetveli ilân edilir ve bu ilânla ikinci alacaklılar toplantısı için davet yapılır. Bu toplantıya kural olarak, alacakları tamamen reddedilmiş alacaklılar katılamaz. İkinci alacaklılar toplantısının yetkileri, birinci toplantıdan daha geniştir. İkinci alacaklılar toplantısı, iflâs idaresinin görevine devam edip etmeyeceğine karar verir ve bu konudaki teklifini icra mahkemesine bildirir. Ayrıca masanın menfaatine gördüğü diğer tüm hususlar hakkında da karar verir(m. 238, II).
Somut olayda; davacının talebi satın alınan taşınmazın mülkiyetinin adına tescili ve taşınmaz üzerinde bulunan ipotek ve haciz şerhinin fekki istemine ilişkindir. Bu durumda talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmadığına göre, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan talepler yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur.
Davacının davalı müflis yükleniciden konut olarak satın aldığı taşınmazın tapu kaydının iptali, diğer davalıdan ise ipoteğin ve haciz şerhinin fekkini talep etmiş olup, uyuşmazlığın temelin tüketici işleminden kaynaklandığı anlaşılmakla; davanın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi ... Esas ...Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, ... 2. Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği, ayrıca davacının asıl talebinin tapu iptali ve tescil olduğu, sıra cetveline kayıt talebinin bulunmadığı nazara alındığında davaya bakmakla görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, davacının davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan REDDİNE,
1-Mahkememiz kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde ... 2. Tüketici Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı ortaya çıkacağından görevli Mahkemenin tayini yönünden dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
2-HMK 331/2 md. gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
3-Süresi içinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/09/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır