Yargıtay 8. Ceza Dairesi, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan verilen kararda temyiz incelemesi sırasında zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine hükmetti.
Özet: Sanık hakkında "hakkı olmayan yere tecavüz" suçundan açılan kamu davasında, yerel mahkemenin kararının temyiz incelemesi sonucunda, yargılama süreci boyunca gerçekleşen çeşitli işlemler ve kesintilere rağmen, Türk Ceza Kanununda öngörülen olağan sekiz yıllık zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihi itibarıyla dolduğu tespit edilmiş ve bu nedenle, davanın esasına girilmeksizin, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2026/3305 E.  ,  2026/9322 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/55 Esas, 2025/399 Karar
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Suç tarihinde sanık hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca 18.10.2022 tarihli bozma öncesi zamanaşımı süresini kesen son işlemin 15.12.2015 mahkûmiyet karar tarihi olduğu, ancak, bozma sonrası verilen 20.11.2025 karar tarihine kadar ki süreçte Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2022 tarihli durma kararı ve Görele Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2024 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ve akabinde 13.02.2025 tarihindeki tensip zaptı ile yargılama sürecinin yeniden başlatıldığı dikkate alındığında zamanaşımı süresinin bozma sonrası verilen 20.11.2025 karar tarihine kadar dolmadığı ancak temyiz incelemesi tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.