8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyetin istinaf reddi kararının temyiz incelemesi sonucu onanmasına, tekerrür hükümlerinin infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verdi.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet kararının usul ve yasaya uygun olduğu, savunmanın delil değerlendirmesinde hata yapıldığı, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olduğu ve yeterli delil bulunmadığı yönündeki itirazlarının dosya kapsamı, ele geçirilen uyuşturucuların miktarı, fiziki takip ve tanık beyanları ile çürütüldüğü belirtilerek, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararının hukuka uygun bulunduğu; ancak sanığın tekerrüre esas alınan önceki hükümlülüğünün "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçuna ilişkin olması nedeniyle 5237 sayılı TCKnın 191. maddesindeki değişiklikler ışığında infaz aşamasında uyarlama yargılaması yapılıp sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının gözetilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2623 E., 2024/1814 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticaretiHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıElazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/329 Esas, 2024/422 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 188/4-b, 62, 52/2, 52/4, 53... maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.12.2024 tarihli ve 2024/2623 Esas, 2024/1814 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleriDelil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, tanık ...'ın üzerinde yakalanan maddenin sanıkla tanığın ortaklaşa aldıkları ve tanığın kendi payına düşen kısmı olduğuna, suçun kanun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanıkla tanık arasındaki mesaj kayıtlarının delil olarak kullanılamayacağına, tanık ...'ın üzerinde suç şüphesi oluştuktan sonra yapılan aramanın adli arama kararı gerektirdiğine ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler bulunan sanığın suç tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...'a uyuşturucu sattığı, üzerinde bulunan ve sonradan yere attığı uyuşturucu ile ikametinde ele geçirilen uyuşturucuların sanık tarafından atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak;Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanun'la getirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesindeki değişiklikler ile koşullarının oluşması durumunda, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" ve "davanın düşmesi" seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak kanun değişikliği sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve sanık tarafından tanık ...'a satılan uyuşturucunun usul ve kanuna uygun şekilde ele geçirildiği anlaşılmakla; sanığın üzerinde bulunan ve sonrasında yere attığı ve ayrıca ikametinde ele geçirilen uyuşturucuların niteliği, paket sayısı, miktarı, ele geçiriliş şekli, sanıkta ele geçen uyuşturucunun miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, fiziki takip içeren olay tutanağı, tutanak mümziinin keşif sırasında alınan ve fiziki takibi doğrulayan beyanı, sanığın üzerinden ve ikametinden kullanıcı ...'da ele geçen uyuşturucu ile aynı tür ... ele geçirilmesi, kullanıcı tanık ...'ın soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan beyanı, sanık beyanı ve 23.04.2024 tarihli tutanak uyarınca tanık ve sanıkta ele geçen uyuşturucuların sarılı olduğu kağıt parçalarının devamı niteliğindeki kağıdın sanığın evinde ele geçirilmesi ile tüm dosya kapsamı ve olayın oluşu birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda ve iki nitelikli halin gerçekleşmesi nedeniyle temel cezanın alt sınırda uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğine ilişkin eleştirisinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.12.2024 tarihli ve 2024/2623 Esas, 2024/1814 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.