8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen hükmü, sanık hakkında devam eden başka bir davanın birleştirilerek zincirleme suç yönünden değerlendirilmemesi eksikliği nedeniyle bozmuştur.
Özet: Yüksek mahkeme, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, sanık hakkında devam eden benzer bir davanın mevcut dosyayla birleştirilerek eylemlerin tek suç, iki ayrı suç veya zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi ve zincirleme suç teşkil etmesi durumunda Türk Ceza Kanununun 43. maddesi gereğince ceza artırımı uygulanıp uygulanmayacağının tespit edilmesi gerekliliğinin göz ardı edilmesi nedeniyle eksik incelemeyle karar verildiği gerekçesiyle bozmuştur.
8. Ceza Dairesi         2025/8983 E.  ,  2026/7767 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/1315 E., 2025/966 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2025 tarihli ve 2024/556 Esas, 2025/70 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3 ve188/4-a maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 30.05.2025 tarihli ve 2025/1315 Esas, 2025/966 Karar sayılı kararı ile; ''sanık müdafilerinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine'' karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafilerinin Temyiz İstemleri
Delillerin toplanmadığına, eksik inceleme yapıldığına, yeterli ve somut delilin bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; 11.09.2024 tarihinde şüphe üzerine durdurulan kullanıcı ...'a üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine metamfetamini rızaen teslim ettiği, yanında bulunan sanığın yapılan üst aramasında bulunan metamfetaminin muhafaza altına alındığı, Cumhuriyet Başsavcılığından alınan arama emri doğrultusunda sanığın işyeri, ikameti ve kullanımında olan araçta yapılan aramada bulunan ..., sentetik ..., esrar ve hassas teraziye el konulduğu, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, olay tutanağı, ikamet araç ve işyeri arama tutanakları, kullanıcı ...'ın müdafii eşliğinde alınan kolluk ifadesi, ele geçirilen uyuşturucu maddeler hassas terazi ve uzmanlık raporu, parmak izi inceleme raporu, tutanak mümzilerinin tanık sıfatı ile alınan ifadeleri ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanık hakkında kurulan hükümde ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçunu işlediğine dair kabulün isabetli olduğu anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
1. Dava dosyası ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 11.09.2024 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 19.12.2024 tarihli iddianame ile iş bu davanın açıldığı; sanığın, 29.08.2024 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 28.03.2025 tarihli iddianame ile başka bir dava daha açıldığı ve dosyanın Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2025/206 Esas sayılı dosyasıyla halen derdest olduğu anlaşılmakla; her iki davanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre aralarında iddianame ile oluşmuş hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, belirtilen davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; daha ağır cezai sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasında; yakalanan metamfetamini Keçiören'de yaşayan O.Daşkıran isimli şahıstan aldığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın bildirdiği isim hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunularak yapılacak soruşturmanın sonucuna
göre sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
3. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesindeki düzenlemelere aykırı olarak "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infazına" karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünün (1), (2) ve (3). maddelerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 30.05.2025 tarihli ve 2025/1315 Esas, 2025/966 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.