Facebookta kişilik haklarına saldırı iddiasıyla TBK 58 kapsamında yalnızca kınama talebinin manevi tazminat olmaksızın mümkün olmadığına dair Yargıtay kararı.
Özet: Davacının, davalının sosyal medyada yaptığı hakaret içerikli paylaşımla kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Türk Borçlar Kanununun 58. maddesi uyarınca manevi tazminat talebinde bulunmaksızın yalnızca kınama kararı verilmesini ve kararın yayınlanmasını talep ettiği davada, ilk derece mahkemesi kınama yönünde hüküm kurmuşsa da, bölge adliye mahkemesi manevi tazminat talebi olmaksızın sadece kınama talep edilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiş; Yargıtay da, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmadan doğrudan hakimin takdirine bırakılan kınama talebinde bulunmanın mümkün olmadığına kanaat getirerek bölge adliye mahkemesinin ret kararını onamıştır.
4. Hukuk Dairesi         2024/6430 E.  ,  2026/5876 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/521 E., 2024/1718 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/74 E., 2023/305 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 26.10.2016 tarihinde Facebook'ta herkesin görebileceği şekilde müvekkili hakkında hakaret içeren paylaşım yaptığını, davalının bu söz ve ifadeleri nedeniyle hakaret suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek TBK'nın 58. maddesi gereğince davalının kınanmasını ve kınama kararının yayınlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; hakkında hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, kınama talebinin hakkaniyete uygun olmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının hakaret içeren paylaşımı nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının kınanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, kişilik haklarının ihlali sebebine dayanarak manevi tazminat talep etmeksizin sadece kınama kararı verilmesini talep edemeyeceği gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TBK'nın 58. maddesinde hakime takdir hakkı tanındığını, kınama kararının tek başına talep edilmesinde engelleyici bir düzenleme bulunmadığını, davalı tarafından ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, taleple bağlılık ilkesi gereğince bu konuda talep olmadan kınama kararı verilemeyeceğini, kararın usule uygun olmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 26.10.2016 tarihinde Facebook'ta yapılan paylaşımda sarf edilen sözler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile kınama ve yayın talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, TBK'nın 58. maddesine göre kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunulmadan doğrudan hakimin takdirine bırakılan kınama talebinde bulunulmasının mümkün olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.