Facebookta kişilik hakları ihlali iddiasıyla, manevi tazminat talep edilmeksizin Türk Borçlar Kanununun 58. maddesi uyarınca tek başına kınama istenemeyeceğine dair temyiz kararı.
Özet: Davacının, Facebookta kişilik haklarına saldırı iddiasıyla, manevi tazminat talep etmeksizin Türk Borçlar Kanununun 58. maddesi kapsamında yalnızca davalının kınanmasına karar verilmesini istediği davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı reddetmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, Yargıtay manevi tazminat talebi olmaksızın doğrudan kınama kararı verilmesinin yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle bu kararları onamıştır.
4. Hukuk Dairesi         2024/5963 E.  ,  2026/5872 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1634 E., 2024/1802 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/159 E., 2023/426 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 07.03.2022 tarihinde Facebook'ta herkesin görebileceği şekilde müvekkili hakkında hakaret içeren paylaşım yaptığını, davalının bu söz ve ifadeleri nedeniyle hakaret suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek TBK'nın 58. maddesi gereğince davalının kınanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığını, davacının Facebook'ta paylaşılan bir kısım sözlerine cevap verdiğini, kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kınanması talebinin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, kişilik haklarının ihlali sebebine dayanarak manevi tazminat talep etmeksizin sadece kınama kararı verilmesini talep edemeyeceği, davanın bu gerekçeyle reddedilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TBK'nın 58. maddesinde hakime takdir hakkı tanındığını, kınama kararının tek başına talep edilmesinde engelleyici bir düzenleme bulunmadığını, ifade özgürlüğünün kişilik haklarına saldırı amacıyla kullanılamayacağını, davalı tarafından ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, taleple bağlılık ilkesi gereğince bu konuda talep olmadan kınama kararı verilemeyeceğini, manevi tazminat talebinin tüm koşulları oluştuğunda daha azı niteliğinde olan kınama kararı verilmesinin talep edilebileceğini, kararın usule uygun olmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 07.03.2022 tarihinde Facebook'ta yapılan paylaşımda sarf edilen sözler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile kınama talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, TBK'nın 58. maddesine göre kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunulmadan doğrudan hakimin takdirine bırakılan kınama talebinde bulunulmasının mümkün olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.