Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin, ifa edilmeyen eser sözleşmesine dayalı bonoların takibini engellemeye yönelik ihtiyati tedbir kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, taraflar arasında bir eser sözleşmesi kapsamında yükleniciye verilen, ancak yüklenicinin taahhüt ettiği inşaat işlerini (yüzme havuzu, tenis kortu vb.) hiç ifa etmemesi ve işe başlamaması sebebiyle bedelsiz kalan yedi adet 250.000 TLlik bononun, esas hakkında açılacak menfi tespit davası neticeleninceye dek protesto edilmesinin, tahsilinin ve kambiyo senedine dayalı takibe konu edilmesinin önlenmesi amacıyla talep edilen ihtiyati tedbir kararının istinaf incelemesiyle ilgili olup, ilk derece mahkemesinin konuyu İcra ve İflas Kanununun 72. maddesi çerçevesinde ele aldığı görülmektedir.

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN DEĞİŞİK İŞ KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİD.İŞ KARAR TARİHİ: 21/08/2026NUMARASI : ... D.İş Esas - ... D.İş KararİHTİYATİ TEDBİRTALEP EDENLER ; 1-...... 2-...... VEKİLİ : Av...KARŞI TARAF: ...... DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ : 29/09/2026G. KARAR YAZIM TARİHİ : 29/09/2026 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen değişik iş kararına yönelik ihtiyati tedbir talep edenler vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati tedbir talep edenler vekili talep dilekçesinde özetle, müvekkilleri ile karşı taraf şirket arasında önce sözlü olarak 15.06.2026 başlangıç 05.07.2026 teslim tarihli bir yapım anlaşması yapıldığını, fakat karşı tarafın işe başlamadığını, daha sonra karşı tarafın sözleşmeyi yazılı hale getirme talebinde bulunduğunu, 15.07.2026 tarihinde işe başlanması ve 10.08.2026 tarihinde işi tamamlanarak teslim etmesi konusunda yapım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında karşı taraf; yüzme havuzu ve eklentilerinin yapımı, tenis kortunun yenilenmesi, voleybol sahası tribününün ve kantinin yapımını üstlendiğini, sözleşme bedeli 1.600.000,00 TL + KDV olarak kararlaştırılmış ve ödeme planı sözleşmede düzenlendiğini, bu kapsamda müvekkilleri tarafından, sözleşme bedelinin ifası amacıyla karşı tarafa 7 adet bono verildiğini, bonoların her biri 250.000,00 TL bedelli olup vadeleri sırasıyla 16.08.2026, 16.09.2026, 16.10.2026, 16.11.2026, 16.12.2026, 16.01.2027 ve 16.02.2027 tarihleri olduğunu, bonoların bedelleri, tarafların sözleşme kapsamında kararlaştırdıkları ödeme düzenine uygun olarak belirlendiği, bonoların sözleşmeden bağımsız bir borcun karşılığı olmadığı, doğrudan sözleşme kapsamındaki iş bedelinin ifası amacıyla düzenlendiği, sözleşme ve ödeme planı ile birlikte açıkça anlaşıldığını, karşı taraf sözleşme kapsamındaki edimini hiç ifa etmediğini, anlaşmaya göre 15.06.2026 tarihinde işe başlaması gereken karşı taraf yazılı sözleşmeye göre de 15.07.2026 tarihinde dahi işe başlamadığını takip eden süreçte herhangi bir fiili çalışma gerçekleştirmediğini, uzatılmış vadeye göre teslim tarihi olan 10.08.2026 yaklaşmasına rağmen işin tamamlanmasına yönelik herhangi bir ciddi çalışma veya organizasyon bulunmadığı açıkça görülmüş; karşı tarafın sözleşmede üstlendiği edimi kararlaştırılan tarihte yerine getiremeyeceğinin anlaşıldığını belirterek, esas hakkında açılacak menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar, dava konusu 7 adet bononun karşı tarafça protesto ettirilmesinin, tahsil amacıyla ibraz edilmesinin ve kambiyo senedine dayalı takip konusu yapılmasının mahkemenin uygun göreceği bir teminat karşılığı önlenmesine, tedbir kararının, bonoların halen bulunduğu banka nezdinde uygulanmasını sağlayacak şekilde ilgili bankaya (...... AŞ Meram Şube ) müzekkere yazılmasına, ihtiyati tedbir kararının karşı taraf dinlenmeksizin verilmesine, HMK m. 397 kapsamında esas davanın açılması için gerekli sürenin verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ DEĞİŞİK İŞ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İİK.'nın 72/2 maddesi gereğince "icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra tatkibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir"İİK’nın 72/3.maddesinde "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. 3. fıkrası uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına değil, tedbir yoluyla ancak icra veznesine yatan paranın alacaklıya verilmemesine karar verilebilir.” şeklinde belirtilmektedir. Somut olayda; ihtiyati tedbir talep eden vekili taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince sözleşmeye konu işlerin yapılması amacı ile 7 adet bononun karşı tarafa teslim edildiği fakat işlerin yapılmadığından bahisle bono bedellerinin ödenmemesi, takip konusu yapılmaması ve protesto işlemlerine konu edilmemesi amacı ile ihtiyati tedbir kararı verilerek, esas davanın açılması için de süre verilmesi talep edildiği, anılan madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir talebinin açılacak olan menfi tespit davasının konusunu teşkil ettiği, Değişik İş dosyası ile ihtiyati tedbir konusu yapılamayacağı, ayrıca HMK'nun 397. maddesi kapsamında esas davanın açılması için gerekli süre verilmesine yönelik talebin mahkemeden talep edilebilecek durumlar arasında bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talebinin ve esas davanın açılması yönünde süre verilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle İhtiyati tedbir talebinin ve esas dava açılması yönünde süre verilmesi talebinin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle, ihtiyati tedbir talep dilekçesindeki hususlar tekrarlanarak; Esas hakkında açılacak menfi tespit davası bakımından dava şartı arabuluculuk başvurusunun yapılmış olup sürecin halen devam ettiğini, müvekkillerinin esas davayı derhal açabilmesi hukuken mümkün değilken, bu süreç içerisinde karşı tarafın bonoları protesto ve tahsil yoluna konu etmesi ihtimalinin bulunduğunu dolayısıyla müvekkillerinin, esas davanın açılabilmesi için gerekli arabuluculuk sürecinin tamamlanmasını beklerken doğabilecek zarara karşı HMK m. 389 ve devamı uyarınca geçici hukuki koruma talep etmek zorunda kaldıklarını, fakat mahkeme ancak bu korumanın esas davanın açılması halinde gündeme gelebileceği gerekçesiyle talebi reddettiğini, arabuluculuk nedeniyle henüz dava açılmayan bir dönemde müvekkillerinin herhangi bir hukuki korumadan yararlanamaması sonucunu doğuracağını, bu durum ise hem ihtiyati tedbir kurumunun amacıyla hem de etkili hukuki korunma ilkesiyle bağdaşmadığını belirterek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme değişik iş kararının kaldırılarak tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;Talep; eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedeli olarak verilen bonoların sözleşmeden dönülmesi nedeniyle icra takibi konu edilmesinin tedbiren önlenmesi istemine ilişkindir. İhtiyati tedbirin şartlarını düzenleyen 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek eğişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Ancak hakim, tedbir kararı verirken uyuşmazlığı peşinen halleder nitelikte bir karardan çekinmelidir. Nitekim, bu tür tedbir kararları davanın sonucunda ulaşılmak istenilen yararın, davanın henüz başında elde edilmesi gibi bir sonuç doğurur.HMK'nın 390/3. maddesinde ise, tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Tam ispata göre kolaylaştırılmış bu ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki yaklaşık ispat aranması, ispat kurallarının dışına çıkılarak her hangi bir emare ile yetinilmesi anlamına gelmez. Bu yüzden tedbir talep eden geçerli ispat kuralları çerçevesinde iddiasını yaklaşık da olsa ispat etmelidir. Yine İİK.'nın 72/3. Maddesinde; "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda davacı iş sahipleri ile davalı yüklenici şirket arasında yapılan eser sözleşmesi kapsamında iş bedeli olarak verilen çekin ödemesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talep edildiği anlaşılmaktadır. Menfi tespit istenilen senetlerin de 250.000,00'er TL'lik 7 senede dayalı olduğu, geçmiş tarihli ihtarname ve yazışma içerikleri çerçevesinde tedbir verilmemesi halinde sakınca yahut ciddi zarar tehlikesinin söz konusu olabileceği, yazışma ve ihtar içerikleri kapsamında ve senetlerin henüz takibe de konulmadığı anlaşılmakla İİK 72/3 maddesi kapsamında tedbir kararı verilmesi gerekirken ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 21/08/2026 tarihli Değişikİş Kararının kaldırılmasına, davacının eser sözleşmesine konu bonoların karşı tarafça protesto ettirilmesinin ve tahsil amacıyla ibraz edilmesinin önlenmesi talebinin reddine, kambiyo senedine dayalı takip konusu yapılmasının önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,B-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek üzere Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş Esas - ... D.İş Karar dosyasından ihtiyati tedbir talep eden tarafın ihtiyati talebinin reddine dair verilen 21/08/2026 tarihli Değişik İş Kararının KALDIRILMASINA, 1-İhtiyati tedbir talep edenin eser sözleşmesine konu bonoların karşı tarafça protesto ettirilmesinin ve tahsil amacıyla ibraz edilmesinin önlenmesi talebinin REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep edenin eser sözleşmesine konu bonoların aleyhine tedbir istenilen karşı taraf ...... tarafından kambiyo senedine dayalı takip konusu yapılmasının önlenmesi talebinin KABULÜNE, 3-Dairemiz kararın tebliğinden itibaren 1 (Bir) haftalık kesin süre içinde 1.750.000,00 TL'nin %20'i olan 350.000,00 TL tutarındaki nakdi teminat veya kayıtsız şartsız, süresiz ve kat'i banka teminat mektubunun (İlk Derece Mahkemesine ve/veya veznesine yatırılmak ya da sunulmak üzere) ibrazı halinde her biri 250.000,00'şer TL olmak üzere toplam 7 adet senede dayanılarak ihtiyati tedbir talep edenler aleyhine, karşı taraf tarafından (3.KİŞİLER HARİÇ) icra takibi başlatılmasının TEDBİREN ÖNLENMESİNE,4-Teminat yatırıldığında ve icra takibi başlatılması halinde TAKİBİN TEDBİREN DURDURULMASINA,5-Karar gereğinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 7-İhtiyati tedbir talep edenler kndisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre 10.000,00 TL maktu vekalet ücretinin karşı taraftan alınarak ihtiyati tedbir talep edenlere verilmesine, 8-İhtiyati tedbir talep edenler tarafından harç ve tebligat gideri olarak yapılan toplam 6.106,00 TL yargılama giderinin karşı taraftan alınarak ihtiyati tedbir talep edenlere verilmesine, 9-İhtiyati tedbir talep edenler tarafından İlk Derece Mahkemesine teminat mektubu ibraz edilmesi halinde teminat mektubunun 6100 s. HMK.nun 392. maddesindeki koşulların oluşması ve talep halinde ihtiyati tedbir isteyene (dava açılırsa Esas mahkemesince, açılmaz ise İhtiyati tedbir talep edine mahkeme tarafından) iadesine, C-Tedbir talep edenler tarafından yatırılan toplam 1.464,00 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talep edenlere iadesine, D-Gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen İlk Derece Mahkemesince yatıranlara iadesine, E-İstinaf karar tebliği ve harç iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.29/09/2026 ...Başkan...¸e-imzalıdır. ...Üye...¸e-imzalıdır....Üye...¸e-imzalıdır. ...Katip...¸e-imzalıdır. ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸