Lojistik hizmet faturalarından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesinin kısmen kabul ve icra inkar tazminatı kararına karşı istinaf incelemesi.
Özet: Ticari ilişki kapsamında verilen lojistik hizmet faturalarından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi, davacının sunduğu faturalardan 108.696,81 TL tutarındaki üç tanesi için hizmeti ispatladığı ve davalının defterlerinde kayıtlı olduğu kanaatine vararak davanın kısmen kabulüne, bu miktar üzerinden takibin devamına, itirazın haksız bulunması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmetmiş, davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazminatını ise reddetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/700 Esas
KARAR NO:2026/1695 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(Kapatılan İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi )
NUMARASI:2022/889 Esas - 2024/39 Karar
TARİHİ:23/01/2024
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:24/09/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunduğunu ve müvekkilinin davalı şirkete fatura karşılığı lojistik hizmet sağladığını, ticari ilişkiye istinaden davalı şirkete 183.212,56TL e-fatura kesildiğini, davalı şirketin kesildiği iddia edilen e-faturalara yasal süre içerisinde itiraz etmediğini ve faturalar reddedilmediğinden e-arşiv kayıtlarına kabul olarak geçildiğini, 183.212,56TL borcun ödenmediğini ve alacağın temini amacı ile İstanbul Anadolu 15. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini ve davalı tarafın takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, akabinde arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle, itirazın iptalini, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davanın HMK'nın 119/1-b ve ç maddesinde unsurları yerine getirmediğini, davacı şirketin müvekkilinden herhangi bir alacağının olmadığını, müvekkilinin faturalara istinaden ödemelerini yaptığını ve herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği iki adet faturaya ilişkin müvekkili şirketi kayıtlarında herhangi bir kaydının bulunmadığını ve ... ve ... numaralı faturaları kabul etmediklerini, davacı tarafın müvekkili yanınla şehirler arası kargo taşımacılığı yaptığını ve davacı şirketin müvekkili yanına çalıştığı esnada üstlenmiş olduğu iddia edilen taşımacılık işini yarıda bıraktığını ve müvekkilini zarara uğratarak müvekkilini zarara uğrattığını, davacı tarafın sunduğu faturaların tamamlamadığı işe ait olduklarını ve tamamlanmamış işin bedelini talep ettiğini, bu nedenlerle, davanın dava şartı noksanlığı sebebi ile usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, davacının takip konusu alacağın %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 23/01/2024 tarih ve 2022/889 Esas - 2024/39 Karar sayılı kararında;"....Sonuç olarak davacının 27.04.2022 tarihli 09 numaralı ve 42.864,41 TL bedelli, 28.04.2022 tarihli 10 numaralı ve 31.651,34 TL bedelli faturalar yönünden hizmeti verdiğini ispatlayamadığı, diğer 07.04.2022 tarihli 08 numaralı ve 34.002,81 TL bedelli, 30.05.2022 tarihli 11 numaralı ve 42.036,33 TL bedelli, 31.05.2022 tarihli 12 numaralı ve 32.657,67 TL bedelli faturalar yönünden ise davalının ticari defterinde kayıtlı olması sebebiyle davacı tarafından hizmetin verildiği ispatlandığı, davalı her ne kadar bir takım ödemeler yapmış ise de bu ödemelerin davaya konu faturalara karşılık yapılıp yapılmadığı davalıca ispatlanamadığından davacının 07.04.2022 tarihli 08 numaralı ve 34.002,81 TL bedelli, 30.05.2022 tarihli 11 numaralı ve 42.036,33 TL bedelli, 31.05.2022 tarihli 12 numaralı ve 32.657,67 TL bedelli faturalar olmak üzere toplamda 108.696,81 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davacının kısmen kabulüne karar verilmiştir. ....Davaya konu alacak faturalardan kaynaklanan bakiye alacak talebine ilişkin olup, davalı tarafından hesaplanabilir olduğundan alacak likittir. Bu nedenle itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar davalı cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de davacının kötü niyetli olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,
''1-Davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın asıl alacak yönünden kısmen iptaline, takibin 108.696,81 TL asıl alacak yönünden devamına, bu bedele takip tarihinden avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen alacak likit ve itiraz haksız bulunduğundan kabul edilen alacağın takdiren %20'si oranında belirlenen 21.739,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Koşulları bulunmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava aşamasında bilirkişiden rapor alındığını ve davalı yanın cevap dilekçesi esas alınarak 183.212,56 TL alacaktan 108.696,81 TL'lik kısmın kabul edildiğini, fakat kalan bakiye 74.515,75 TL alacağın reddedildiğini, bu reddedilen kısma ait kararın hatalı olduğunu, icra takibine ve davaya dayanak faturaların taraflar arasındaki ilişkiyi gösterdiğini ve ispata yarar yeterli delil olduğunu, ayrıca fatura içeriğindeki malın teslim alındığı ve teslim edildiği yerlerin sabit ve gerçek olduğunu, addi vakıa olarak bu hususların araştırma konusu yapılmadığını, redde konu faturaların verilen hizmet sonrasında davalıya hitaben, e-fatura sistemi üzerinden tanzim edilmiş olduğunu, bu bilgilerin aynı anda vergi dairesine ve davalı şirkete iletildiğini, e-faturayı davalı yanın elektronik sistem üzerinden teslim aldığını ve sonrasında fatura içeriğine bir itirazının olmadığını, sadece aleyhinde icra takibi başlatıldığında takibe itiraz ettiğini ve sonrasında dava açıldığında ise, bu kez fatura içeriğine de haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak itiraz ettiğini,Davacı şirketin davalı ile dava dışı ... A.Ş. arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi gereği, ...'ya hizmet verdiğini, bu nedenle davalının, davacının yapmış olduğu işlemlerin bedelini dava dışı ...'dan alabilmek için önce davacı şirketin davalı şirkete fatura tanzim etmekte olduğunu, akabinde davalı şirketin de aynı mahiyetteki faturayı ... Şirketi'ne düzenleyerek bedelini tahsil edip davacının fatura bedelini ödemekte olduğunu, dolayısıyla dava konusu yapılıp reddedilen 2 adet fatura bedelini davalı şirketin asıl işveren olan ... A.Ş.'den aldığını, bu nedenle dava konusu olupta reddedilen 2 adet fatura bedelinin dava dışı olan ... Şirketi'nden davalının alıp almadığının araştırıImasının yapılması gerektiğini, bu nedenlerle dava konusu alacağın kaynağı araştırılmaksızın dava kısmen reddedilmiş olmakla, alacağa konu nakliye işinin tüm maddi delilleri ile araştırılması ve maddi gerçeğin tespit edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasındaki taşımacılık sözleşmesinden kaynaklı 5 adet faturaya dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı taraf dava dilekçesi ile,davalı ile aralarında ticari ilişki olup davalıya fatura karşılığında lojistik hizmeti verildiğini ve davalıdan alacaklı olduğunu beyan edip davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf cevap dilekçesinde ise, davacı tarafın dilekçesinde belirtmiş olduğu dava konusu faturalardan ... ve ... numaralı faturalara ilişkin olarak müvekkili şirkette herhangi bir kayıt olmadığını, bu faturaları kabul etmediklerini, diğer fatura bedellerininde ödendiğini belirterek davacının alacaklı olmadığı ileri sürülmüştür.Bu durumda, davalı tarafın kabul etmediği ... ve ... numaralı faturaların davalıya tebliğ edildiği ve fatura içeriği hizmetin verildiğine ilişkin ispat külfetinin davacıda, davalının kabulünde olan dava konusu diğer 3 adet fatura bedelinin ödendiğine ilişkin ispat külfeti ise davalı üzerindedir. Davalı taraf, kısmen kabul edilen miktar yönünden istinafa gelmediğinden kısmen kabul edilen miktar yönünden kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda;Dava ve icra takibine konu faturaların davacının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 183.904,94 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve belgelerinde ise, takip dayanağı 5 adet faturadan 27.04.2022 tarihli ... nolu ve 28.04.2022 tarihli ... no.lu davacı tarafından davalı şirkete düzenlenen toplamda 74.515,75 TL (42.864,41 TL4*31.651,34 TL) tutarlı 2 adet faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, diğer 3 faturanın kayıtlı olduğu, incelenen davalı şirketin kendi ticari defterlerinde davacı açık hesabından 233.772,45 TL tutarında davacı şirkete borçlu gözüktüğü belirtilmiştir.HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Fatura içeriği hizmetin verildiği ve faturadan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacıya aittir. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da hizmetin verildiği sonucunu doğurmayacaktır.Somut olayda, dava konusu faturalardan ... ve ... numaralı faturalar davalı tarafça kabul edilmediğinden ve bu faturalar davalı ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olmadığından bu faturaların davalı tarafa tebliğ edildiği ve fatura içeriği hizmetin verildiğine ilişkin ispat külfeti davacı tarafa aittir. Davacı tarafın delil listesinde bu yönde delil bildirmediği, davacı vekili bilirkişi kök raporuna karşı itirazlarını içerir beyan dilekçesi vermediği halde bilirkişi ek raporuna karşı itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçesinde; Davalıya tanzim edilen dava konusu fatura bedellerini davalının asıl işveren ... A.Ş. den aldığını, asıl işveren olan ....A.Ş.'nin işi davalıya, Davalının da aynı işi davacı .... Şti' ne verdiğini, bu nedenle de .... A.Ş.'den davaya konu Fatura bedellerinin ödeyip ödemediğinin sorulmasını ve Davalı Şirketin ....A.Ş. ye davacı şirketin kesmiş olduğu tarihler de ki kesmiş olduğu faturaların istenmesini talep ettiği halde mahkemece bu talep yönünden olumlu/olumsuz karar verilmemiş ise de, dava değeri itibariyle davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulünde iddianın genişletilmesi yasağı dava dilekçesinin verilmesi ile başladığı, davacı tarafın dava dilekçesinde davalı ile ticari ilişkisine ilişkin bu yönde bir beyanda bulunup bu yöndeki delillerin toplanmasına ilişkin talebinin olmadığından davacının bu talebi iddianın genişletilmesi kapsamında olduğu, bu talebe davalının açık muvafakati olmadığından, davacı vekilinin reddedilen 2 adet fatura bedelinin dava dışı olan ... Şirketi'nden davalının alıp almadığının araştırıImadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.İlk derece mahkemesine sunulan deliller, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriğindeki tespitlere göre, mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.273,00 TL harçdan mahsubu ile bakiye 541,00 TL'nin talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.