Facebookta hakaret içeren paylaşım sonrası kişilik hakları ihlali nedeniyle manevi tazminat talep edilmeksizin sadece kınama istenemeyeceğine dair Yargıtay kararı.
Özet: Davacının, Facebookta yapılan hakaret içerikli paylaşım nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Türk Borçlar Kanununun 58. maddesi uyarınca manevi tazminat talep etmeksizin yalnızca davalının kınanmasını ve kararın yayımlanmasını istediği bir davada, ilk derece mahkemesi talebi kabul etse de bölge adliye mahkemesi, manevi tazminat istenmeksizin doğrudan kınama ve yayın talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir; yapılan temyiz incelemesi sonucunda da, kişilik haklarına saldırı durumunda manevi tazminat talep edilmeden sadece kınama ve kararın yayınlanmasının talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığına hükmedilerek bölge adliye mahkemesinin kararı onanmıştır.
4. Hukuk Dairesi         2024/6437 E.  ,  2026/5863 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/15 08... /1659 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 28. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/2 94... /610 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 23.01.2022 tarihinde Facebook'ta herkesin görebileceği şekilde müvekkili hakkında hakaret içeren paylaşım yaptığını, davalının bu söz ve ifadeleri nedeniyle hakaret suçundan adli para cezasına karar verildiğini, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek TBK'nın 58. maddesi gereğince davalının kınanmasını ve kararın yayınlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu paylaşımda hakaret kastıyla hareket etmediğini, kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının hakaret içeren paylaşımı nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının kınanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, kişilik haklarının ihlali sebebine dayanarak manevi tazminat talep etmeksizin sadece kınama kararı verilmesini talep edemeyeceği gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TBK'nın 58. maddesinde hakime takdir hakkı tanındığını, kınama kararının tek başına talep edilmesinde engelleyici bir düzenleme bulunmadığını, davalı tarafından ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, taleple bağlılık ilkesi gereğince bu konuda talep olmadan kınama kararı verilemeyeceğini, kararın usule uygun olmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 23.01.2022 tarihinde Facebook'ta yapılan paylaşımda sarf edilen sözler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile kınama ve yayın talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, TBK'nın 58. maddesine göre kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunulmadan doğrudan hakimin takdirine bırakılan kınama ve yayın talebinde bulunulmasının mümkün olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.