Kooperatif genel kurul kararlarının iptali davasında davacıların mali usulsüzlükler ve yönetim sorumluluğu iddialarıyla Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf kararının özeti.
Özet: Kooperatif ortakları tarafından açılan davada, davacılar, kooperatif genel kurulunun bazı kararlarının, özellikle yönetim kurulu ibrasının ve diğer spesifik kararların, kooperatifin yanlış yönetilmesi, bir çalışanın hileli eylemleriyle önemli zarara uğratılması, bu zararın uygun şekilde ele alınmaması, hatalı finansal tablolar ve genel kurul sürecindeki usul ihlalleri gerekçeleriyle iptalini ve yöneticilerden tazminat talep etmiştir. Davalılar ise davanın usulden reddini savunmuş, genel kurulun usulüne uygun yapıldığını ve kararların geçerli olduğunu belirtmiştir. İlk derece mahkemesi, davacıların genel kurula katılımını ve mali tabloların çoğunlukça onaylanmasını, ayrıca kooperatifin çalışan kaynaklı zararı yargısal süreç yerine uzlaşma yoluyla giderme tasarrufunu hukuka uygun bularak, genel kurul kararlarının iptali taleplerini reddetmiştir.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : ...NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACILAR : ... -... - ...- ... : 2 -... - ... : 3 -... - ...-VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : ... -... - ... : 2 -... - ... : 3 -... - ... : 4 -... - ... : ... -... - ... : 6 -... - ...VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali... ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... sayılı Kararın yapılan İstinaf yargılaması neticesinde; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacıların ortağı olduğu davalı ... Kooperatifinin 1961 yılından beri faaliyet gösterdiğini, davacıların babası ...'nun kuruluştan vefatına kadar üye olarak devam ettiğini, ancak son dönemde kooperatifin doğru yönetilmediğini, 13/08/2016 tarihinde yapılan kooperatif ara denetim kurulu raporunda bu durumun ortaya çıktığını, rapora göre kooperatif üyesi ve çalışanı ...'ın sahte belgelerle üye hesaplarını kullanarak kooperatifi 976.776,58 TL zarara uğrattığını, buna rağmen adı geçen hakkında yasal işlem başlatılmadığını, ibrası için üyelere baskı yapıldığını, işten çıkarılan ...'a hak etmediği halde kıdem tazminatı ödendiğini, bu bedelin de zimmete geçirilen paradan mahsup edildiğini, zararın tamamen tahsil edilmediğini, kısmen senetler ve kısmen nakit ödeme alındığını, kooperatif yönetiminin denetim ve gözetim görevini yerine getirmemesi sebebiyle zararın büyüdüğünü, hileli işlemler sebebiyle kooperatif mali tablolarının gerçeğe aykırı düzenlenmiş olduğunu, buna dayalı ibraların da batıl olacağını, 09/03/2017 tarihinde yapılan genel kurulda ...'ın korunarak üyelerin yanlış bilgilendirildiğini, genel kurulda alınan 4-...-7 numaralı kararların usule aykırı olup iptali gerektiğini, genel kurulda çağrı davetinin usulsüz yapıldığını, genel kurulda yanlış bilgi verilerek oylama yapıldığını, bilançoların hatalı olduğunu, üyelere maddi manevi baskı yapıldığını, ortaklık menfaatlerinin korunmadığını, taleplerine rağmen ... hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmadığını, yetkisi olmadığı halde fiilen başkan gibi hareket eden ...'in üyelikten istifa etmediğini, kayıtların bağımsız bir mali müşavir tarafından denetlenmesi ve yönetim kurulunun istifasına ilişkin taleplerinin karşılanmadığını ileri sürerek davacıların olumsuz oy kullanarak şerh koyduğu ibra kararı ile birlikte 4-... ve 7 numaralı kararların iptaline, davalı yöneticiler ..., ..., ..., ... ve ...'ün kooperatifi son on yılda uğrattıkları zararların tespiti ile davalı yöneticilerden kooperatif lehine tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davanın reddi gerektiğini savunmuş, sorumluluk davası ile genel kurul karar iptali davasının birlikte görülemeyeceğini, davaların tefriki gerektiğini, karar iptali talebi yönünden yöneticilerin taraf sıfatı bulunmadığını, tazminat taleplerinin belirsiz olduğunu, muhtemel bilirkişi incelemelerine dayanarak dava açılamayacağını, genel kurur kararının iptali için gerekçe gösterilmediğini, genel kurula katılan davacıların usulsüz çağrı iddialarının dinlenemeyeceği, çağrının usulünce yapıldığını, genel kurul tutanaklarından anlaşılacağı üzere dördüncü madde için sadece iki red oyu kullanıldığını, davacılardan birinin dava hakkı bulunmayacağını, kooperatif kayıtlarının gerçeğe uygun olduğunu, davacıların red oyu vermekle yetindiğini, muhalefet şerhlerinin tutanağa yazılmadığını, davanın kötü niyetle olduğunu ileri sürmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde; kooperatif genel kurulunda alınan bir kısım kararların iptali talebine ilişkin açılan davada; davanın niteliği gereğince uyuşmazlığın çözüm için hukuki değerlendirmenin yeterli olduğu ve iddia ve savunmayla ortaya konulan hususların mütalaası ile sonuca ulaşmanın mümkün olduğu belirtilerek; Genel kurul toplantısına bizzat katılan davacıların genel kurula çağrı davetinin usulsüzlüğü nedeniyle iptal istemesinin yersiz olduğu, Bilanço ve gelir tablolarının davacılar dışındaki oturuma katılan tüm üyeler tarafından onaylandığı, Davacıların bir kooperatif çalışanının bazı usulsüzlüklerine karşı dava ve şikayet yoluna gidilmemesinin doğru olmadığı görüşünde olduğu, ancak kooperatif genel kurulunun uzun sürecek dava ve adliye süreci ile meşgul olmak yerine işine bakmayı daha makul ve ekonomik bulabileceği, bu tasarruf ve takdir hakkına karışılmasının yerinde olmayacağı, dolayısıyla kooperatif çalışanı hakkında dava açmak yerine senet alınarak kooperatif zararının giderilmeye çalışılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacılar dışında kalan büyük çoğunluğun mevcut durumu tartışarak karar verdiği, davacıların oylarının sonuca etki etmeyeceği, genel kurulda alınan kararların da objektif iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı, Davacı tarafça açılan sorumluluk davasında ise; aslında iki davanın nitelik olarak farklı olduğunu, birlikte görülmelerinin usulen sorunlara neden olacağını, aynı davada hem kooperatifin hasım gösterilmesi hem de kooperatif lehine tazminat talebinde bulunulmasının bu doğrultuda olduğunu, ancak davacı tarafın ileri sürdüğü sorumluluk sebeplerinin soyut ve yetersiz olduğunu, somut ve araştırmaya değer olgular ileri sürülmeden salt genel ifadelerle sorumluluk iddia etmek ve sanki dava içinde alınacak raporlar ile sorumluluk sebebi bulmaya çalışmanın yeterli olmayacağını, somut bir olgu ortaya koymadan son on yıldaki eylemlerin dava konusu yapılmasının geçmiş genel kurullarda alınan ibra kararlarını değersiz kılmasının mümkün olmadığını belirterek, her iki talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacılar vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davanın kooperatif genel kurulunda alınan bir kısım kararların iptaline ilişkin olduğu ve davanın niteliği gereğince uyuşmazlığın çözümü için hukuki değerlendirmenin yeterli olduğu, bu nedenle ön inceleme aşamasının tamamlanması ile tahkikat ve sözlü yargılamaya geçildiği, davacı tarafın iptal sebebi olarak ileri sürdüğü hususlar değerlendirildiğinde, genel kurul toplantısına bizzat katılan davacıların genel kurula çağrı davetinin usulsüzlüğünden söz ederek iptal istemesinin yersiz olduğunu, davacıların bizzat toplantıdan haberdar olduğu ve genel kurula katıldıklarının anlaşıldığı, kooperatif genel kurulunda alınan kararlara karşı iptal davası açılabilmesinin ön şartının toplantıya katılarak muhalif oy kullanmak ve muhalefini tutanağa yazdırmak olduğunu, genel kurul toplantısındın dördüncü maddesinde görüşülen yönetim kurulu raporunun oylanmış ve bir red oyuna karşılık kırk dokuz kabul oyuyla raporun kabul edildiği, bilanço gelir gider tablosunun ise iki red oyuna karşılık kırk sekiz kabul oyu oldığını, budurumda en azından davacıların biri yönünden dava hakkı olmadığını, ibraya ilişkin beşinci maddede içi üç muhalif oyun mevcut olduğunu, bu oyların davacıya ait olduğunun kabulü gerektiğini, öte yandan dava konusu edilmeyen altıncı maddenin bir ret oyuna karşılık kırk dokuz oyla kabul edildiğini, şartları oluştuğu takdirde tek bir üyenin başvurusu ile iptal kararı verilebileceğinden, davacılardan hangisinin hangi maddeye ret oyu verdiğinin önemli olmadığı, toplantının sonunda muhalefet şerhleri tutanağa geçmiş olduğundan, diğer hususların değerlendirilmesi gerektiği, davacıların yönetim ve denetim kurulunnu ibrasının haksız olduğunu ileri sürdüklerini, ancak dosya kapsamından bunun doğru olmadığını, genel kurulun çağrı davetinin yedinci maddesinin bu konunun görüşülmesine yönelik olduğunu, davacılar dışında kalan büyük çoğunluğun mevcut durumu tartışarak karar verdiği, davacıların karşı oylarının sonuca tesir etmeyeceği, alınan kararların da objektif iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı kanatine varıldığını, kararın sonuçlarından tüm eyelerin eşit olarak etkileneceğini, davacıların yönetim kurulu aleyhine sorumluluk davası da açtıklarını, ancak bu iki davanın birlikte görülmesinin usulen sorunlara sebep olacağını, aynı davada hem kooperatifin hasım gösterilmesinin hem de kooperatif lehine tazmin talebinde bulunulmasının uygun olmayacağını, somut ve araştırılmaya değer olgular ileri sürülmeden salt genel ifadelerle sorumluluk iddia etmek ve sanki dava içinde alınacak raporlarla sorumluluk bulmaya çalışmanın yeterli olmadığını, somut bir olgu ortaya koymadan son on yıldaki tüm eylemlerin dava konusu yapılmasının, geçmiş genel kurullarda alınan ibra kararlarının değersiz kılınmasının mümkün olmadığını belirterek, sorumluluğa ilişkin dava da redde mahkum görülmüş ve davaların ayrılmasına lüzüm bulunmayarak hem iptal hem de sorumluluk talebinin reddine karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve HUKUKİ SEBEPLER :Dava; davalı kooperatifin 09/03/2017 tarihli genel kurulda verilen 4.... ve 7 numaralı kararların iptali ile davalı yöneticilerin kooperatifi son on yılda uğrattıkları zararın tespiti ile zararın yöneticilerden kooperatif lehine tazmini talebine ilişkindir. Genel kurulun 4 nolu kararında bilanço ve faaliyet raporu ile gelir-gider tabloları ile denetim raporunun oylaması yapılmıştır. Davacılar raporların gerçeğe uyun olmadığını iddia etmektedir. Bu iddianın denetlenebilmesi için öncelikle denetim raporunun dosyaya getirilmesi, ondan sonra eski çalışandan ne miktarda tahsilat yoluna gidildiği veya senet ile teminat altına alındığı tespit edilerek, iddianın soyut olup olmadığı veya defterler üzerinde bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine karar verilerek gerektiği takdirde bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. Yöneticiler hakkında açılan sorumluluk davasının ise bu dosyadan tefrik edilerek yine denetim raporu getirtilerek ve ayrıca ceza davası açıldığı iddia edildiğinden,bu dosyada incelenerek yöneticilerin kooperatif zararına hareketleri olup olmadığının incelenmesi gerekir.Ancak davacı tarafça belirsiz alacak davası açılmış ise de; dilekçede alacak miktarı gösterilmemiştir. HMK 119/...-d maddesi uyarınca; dava değerinin dilekçede gösterilmesi zorunludur. Bu hususun eksik olması halinde HMK 119/2 maddesi uyarınca davacıya ... haftalık kesin süre verilerek eksikliğin tamamlattırılması, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. Bu husus, dava şartıdır. Somut olayda; eksikliklik tamamlatılmadan, karar verilmiştir. Bu açıklamalardan dolayı davacıların istinaf yoluna başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; delillerin toplanarak değerlendirilmesi, eksikliğin tamamlanması ve sonucuna göre karar oluşturulması için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir (HMK 353/...-a-6 maddesi). HÜKÜM : Yukarıda yapılan tüm açıklamalar neticesinde;Davacıların İstinaf başvurusunun KABULÜ ile;...-.... ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... sayılı Kararının KALDIRILMASINA, 2- Deliller toplanmadan karar verilmiş olduğundan, HMK 353/...-a- 6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 3-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 35,90 TL istinaf karar harcının, istek halinde davacılara iadesine, 4-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek olan esas kararda dikkate alınmasına, ...-Karar tebliğ işlemleri ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliği ile KESİN OLARAK karar verildi. ... Başkan ...(e-imza) ... Üye ...(e-imza) ... Üye ...(e-imza) ... Katip ...(e-imza)