Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, "Banyonuzun İncisi" markasının izinsiz kullanımı, haksız rekabet ve katalog taklidi iddialarıyla açılan maddi ve manevi tazminat istemli marka davası.
Özet: Taraflar arasında görülen davada, davacı şirket, Banyonuzun İncisi markası ve kendine özgü görsel unsurlarını 2012den beri banyo ürünlerinde öncelikli olarak kullandığını, davalının ise 2017de benzer bir markayı tescil ettirerek kendisinin kataloglarını kasıtlı olarak taklit ettiğini, bu durumun marka tecavüzü ve haksız rekabete yol açtığını, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek tecavüzün tespiti, meni ve tazminat talebinde bulunmuştur; davalı taraf ise savunmasında, asıl davacının kendi tescilli markalarını izinsiz ve hukuka aykırı kullandığını, haksız eylemlerin davacı tarafından gerçekleştirildiğini iddia ederek davanın reddini talep etmiş, her iki taraf da karşılıklı olarak marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarıyla yargısal çözüm aramaktadırlar.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/560 Esas - 2026/48

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/560
KARAR NO : 2026/48
dava... İstemli), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 10/01/2018
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli), Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli) istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkillerinin ....” markasıyla 11. sınıfın 07. alt sınıfındaki; “Duş için küvetler, bideler, banyo kabinleri, duş kabinleri, pisuvarlar, klozetler, hela taşları, lavabolar, eviyeler, bunlar için bölmeler ve yapı elemanları” emtiasını kapsayacak şekilde üretim yaptığını, ....” ibaresinin ise müvekkilleri tarafından 2012 yılından itibaren “.....” markasıyla birlikte kullanıldığını, “...” markasındaki yazı karakterinin, “banyonuzun incisi” ibaresinin yazım şeklinin, “Banyonuzun incisi” ibaresinin sonundaki “....” işaretinin, müvekkillerinin 2012 yılından beri kataloglarında kullanıldığını, bu yönde katalog sunduğunu, davalı yanın ise “banyonuzun incisi” markasını 07. sınıftaki vitrifiye ürünlerinde, müvekkillerinin kullanımından çok sonra 30.01.2017 tarihinde tescil ettirdiğini, müvekkillerinin öncelik hakkı nedeniyle ..... sayıyla hükümsüzlük davası açtıklarını, davalının ....” markası tescilli olsa bile markanın tescil edildiği şekilde kullanılmasının esas olduğunu, markanın tescil edildiğinden farklı biçimde kullanımı iltibas yaratıyorsa bu durumda marka tecavüzünün oluşacağını, marka tescilinin de marka tecavüzünü savuşturan bir savunma olarak ileri sürülemeyeceğini, davalı kullanımlarında yer alan “banyonuzun incisi” ibaresinin tescilli, “...” markasının ise tescilli olmadığını, davalı yanın müvekkillerinin kataloglarının basımından sonra müvekkillerinin kataloglarına aşikar bir şekilde benzeyen katalog bastırdığını, davalının “duş kabini, vitrifıye ürünlerinde, duş teknesi vs.” yani 11. sınıfın 07. alt sınıfında hiçbir üretimi olmadığını, somut olayda, davalının müvekkillerinin kataloglarını bilerek taklit ettiğini ve bu taklit neticesinde müvekkillerinin maddi açıdan zarara uğraması yanında manevi olarak da bu eylemin ticaretine olumsuz etki edeceği endişesini yaşaması nedeniyle hem maddi hem de manevi tazminatın koşullarının oluştuğunu beyan ederek davalının meydana getirdiği haksız rekabetin tespiti ve meni ile müvekkillerinin haksız rekabet nedeniyle uğradığı 7.000,00.-TL maddi ve 3.000,00.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 15.06.2023 tarihli duruşmada maddi tazminat taleplerini ıslah ederek 24.000,00.-TL yükseltmiş, maddi tazminat taleplerine ticari faiz işletilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, müvekkillerine ait ....” kısmıyla birlikte hukuka aykırı surette ve izinsiz kullandığını, müvekkillerinin yıllardır sektöründe saygın ve adı bilinen bir şirket olduğunu, davacının ise müvekkilleri ile aynı iş kolunda bulunmakta olup müvekkillerinin tescilli markası olan ....’’ kısmını hiçbir ayırt edicilik vasfı bulunmaksızın aynı yazı karakterleriyle, ‘’banyonuzun incisi….’’ markasını ise nokta sayılarına kadar aynı şekilde kullandığını, davacı yanın, müvekkilleri markasının üzerinde izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullanımını, mahallinde inceleme talebini içerir şekilde, ...’ kısmının; ‘’banyonuzun incisi….’’ markasının ise tamamının ihlal edildiğinin, ....numaralı ve davalıya ait ‘’....’’ şeklinde, renkli ve değişik yazı stiliyle yazılmış olan markanın ise tescilli haliyle değil, tescilli halinden farklı kullanıldığının sabit olduğunu, karşı yanın ''banyonuzun incisi....'' markasının tescilli şeklinden farklı kullanımının mevcut olduğu iddiasını herhangi bir delilli ispatlayamadığını, müvekkillerinin tescilli markasını farklı şekilde kullanmadığını, bu noktada müvekkillerinin tescilli markasını izinsiz ve habersiz kullanarak menfaat elde eden ve işbu hakka tecavüz edenin karşı yan olduğunu, .... esas sayılı dosyası üzerinden tecavüzün ref'i ve men'i ile maddi-manevi tazminat talepli dava açtıklarını, karşı yanın ....” markasının tescilli olmadığını belirttiğini, müvekkillerinin tescilli markasının ....'' olduğunun açıkça görüldüğünü,.... markasının ''...'' kısmının birebir aynı şekilde kullanımının karşı yanın haksız ve iltibas yaratan hukuksuz eylemi olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, davalı eylemlerinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DEĞERLENDİRMELER;
I-Haksız Rekabet Kavramı;
Yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 55. maddesinde objektif iyiniyet kurallarına aykırı davranışların neler olduğu madde madde sayılmıştır. Söz konusu eylemler sınırlı olmayıp, kanunda sadece başlıca haksız rekabet hallerine yer verilmiş olmakla birlikte, kanunun ifade şeklinden başkaca haksız rekabet hallerinin de bulunabileceği sonucu ortaya çıkmaktadır. Uygulamada, haksız rekabetin en çok rastlanan şekli iltibasa meydan vermek suretiyle başkalarının emek ve masrafıyla elde ettiği haklı şöhrete ortak olmaktır. İltibasın varlığı için, genel olarak normal ve orta seviyedeki bir alıcının piyasaya sürülmüş malı alırken aldanıp aldanmayacağının tespiti gerekir. Diğer taraftan, haksız rekabet için iltibas tehlikesinin bulunması bile yeterli kabul edilmektedir. Diğer bir deyiş ile iltibas sebebiyle, haksız rekabetin mevcut olması için, muayyen ve müşahhas bir durumda, muhakkak bir zararın olmasına bağlı değildir. Mevcut iltibasın ileride bir zarar doğurabilecek vasıfta olması yeterlidir. Önemli olan iltibasa hedef olan ve aldatılmak istenen müşterilerin anlayışıdır.
SMK’da düzenlenen hükümler haricinde, genel kabule göre iki tarafın markası tescil edildiği takdirde, her iki marka da kanunun himayesinde görülmektedir. Bundan dolayı, marka sahipleri serbestçe markalarını kullanabilirler. Ancak, bu kullanma şekil, renk, ebat, ambalaj kompozisyonu bakımından iltibasa meydan vermeyecek şekilde olmalıdır.
Her somut olay açısından yapılacak değerlendirme farklı olmakla birlikte, marka hakkına tecavüz oluşturacak şekilde markanın kullanımı da aynı zamanda haksız rekabet anlamına gelebilmekte, fiilin haksız olup olmadığının tespiti, haksız rekabetin men’i, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesi ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası, kusur varsa zarar ve zıyanın tazmini ve Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesi talep edilebilmektedir.
Diğer taraftan, kısaca, markalar arasındaki benzerlik açısından da bir değerlendirme yapıldığında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) madde 29 uyarınca bazı fiiller, marka hakkına tecavüz kabul edilmektedir, bu kapsamda bir değerlendirme yapılırken özellikle madde metninde geçen, ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali açısından ise bütünsellik esas olarak kabul edilmektedir. Markalar arasında benzerliğin olup olmadığına, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki dikkate alınarak karar verilir. Markalar arasındaki benzerliğin, tüketicileri, satın almayı düşündükleri mal/hizmet yerine bir başka mal/hizmet almak durumunda bırakması kadar, tüketicilerin iki farklı marka karşısında bulunduklarını anlamalarına rağmen bu markaların aynı kişiye ait olduğunu sanmaları ya da bu malları/hizmetleri üreten/yapan işletmeler arasında idari ekonomik açıdan bir ilişkinin bulunduğu düşüncesine kapılmaları da iltibas ihtimali kapsamında sayılmalıdır. Markaların esas unsurlarının aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen, iltibasa yol açabilir.
Davacının markasal kullanımları
Davacının .... ibareli markasının 11. Sınıf için 20.08.2007 tarihinde tescil edildiği anlaşılmış olup, davacının sunmuş olduğu faturalar içerisinde, 2011, 2013 ve 2013 yılından kullanımlara rastlandığı, dava dilekçesi ekinde sunulan kataloglar incelendiğinde, 2012, 2014, 2015, 2016 ve 2017 kataloglarının yer aldığı, davacının kullanımları incelendiğinde, “....” ibaresi ile birlikte, söz konusu ibarenin altında “banyonuzun incisi…” ibaresinin de yer aldığı, örnek olarak sunulan kullanımların bir bütün olarak markasal kullanım olduğu, faturaların incelenmesinde küvet paneli, duş teknesi ürünlerine ait olduğu, kataloglar incelendiğinde sauna, küvet, düş kabini ve sistemlerini içerdiği, davacı yanın tescilli markasından farklı olarak eylemli kullanımlarının bu emtialar ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı Yan Kullanımları
Davalının .... sayılı “... glass” ibareli markasının 11, 21, 40. Sınıflar için 28.07.2015 tarihinde,.... sayılı Banyonuzun incisi.... İbareli markasının ise 11,21. Sınıflar için 30.01.2017 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davalının Davaya Konu Eylemli Kullanımları
Davacı tarafından dosyaya sunulan, davalıya ait iki ayrı kataloğun 2017 yılı kataloğu olduğu, Banyonuzun İncisi... ... İbaresini içerdiği, kataloglar incelendiğinde, duş kabinleri emtiasını içerdiği anlaşılmıştır.
İnceleme Konusu Markaların Mal/Hizmet Listelerinin Karşılaştırılması;
Davacının, .... sayılı markasının tescilli sınıfları içerisinde 11. sınıfta yer alan “Duş için küvetler, bideler, banyo kabinleri, duş kabinleri, pisuvarlar, klozetler, hela taşları, lavabolar, eviyeler, bunlar için bölmeler ve yapı elemanları...” emtiasının bulunduğu, davacı yanın eylemli kullanımlarına konu “... banyonuzun incisi…” markasal kullanımlarının sauna, küvet, düş kabini ve sistemlerini içerdiği, davalı yanın ...” markasının tescilli sınıfları içerisinde, davaya konu faaliyetleri içerecek şekilde “duş kabinleri” vb. emtiasının bulunmadığı, davalı yanın .... sayılı “banyonuzun incisi….” markasının tescilli sınıfları içerisinde, 11. sınıfta yer alan “Sıhhi tesisat ürünleri: musluklar, duş takımları, klozet iç takımları, banyo-duş kabinleri, küvetler, klozetler, evyeler, lavabolar...” emtiasının bulunduğu, fakat, .... sayılı “.….” ibareli markanın tescilli olduğu 11. sınıfta yer alan “sıhhi tesisat ürünleri musluklar duş takımları klozet iç takımları banyo duş kabinleri küvetler klozetler evyeler lavabolar” yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiği, söz konusu kararın kesinleştiği, davalı yanın eylemli kullanımları olan “banyonuzun incisi… ...” ibareli markasal kullanımın ise duş kabinleri emtiasına ilişkin olduğu,
Bu hali ile davalı yanın “banyonuzun incisi… ...” şeklindeki kullanımı ile davacı yana ait .... sayılı markasının tescilli sınıfları ile eylemli kullanımlarına konu “... banyonuzun incisi…” markasal kullanımlarının aynı / aynı tür malları içerdiği,
İnceleme Konusu Markaların Karşılaştırılması;
Davacının markasal kullanımı ile davalının markasal kullanımı arasında aynı / aynı tür veya benzer nitelikte mal tespit edilmekle, işaretler karşılaştırıldığında; davaya konu davalı yan markasal kullanımının “...… ...” şeklinde olduğu, davacı yan markası ve markasal kullanımlarının ise “.... ve “... ....…” şeklinde olduğu, taraf markalarındaki ibarelerin anlamları incelendiğinde, davacı yanın tescilli markasının “....” şeklinde tescile konu ettiği, bu hali ile İngilizce “...” kelimesine yakınlaştığı, ortak “...” ibaresinin İngilizce olduğu, Türkçeye genel kullanımı içerisinde “duş” ve “sağanak” olarak çevrilebileceği, “banyonuzun incisi” ibaresinin ise Türkçe olduğu, genel olarak “Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm, banyo küvetinde yıkanma işi” anlamına, “inci” ibaresinin ise “istiridye gibi bazı kavkılı deniz hayvanlarının içerisinde oluşan, değerli, küçük, sert, sedef renginde süs tanesi, bu tanelerden yapılmış” anlamına geldiği6, taraf markalarının kullanımlarının aynı olduğu, söz konusu aynılığın fonetik açıdan da geçerli olduğunun kabul edilmesi gerektiği, görsel açıdan yapılan karşılaştırmada, davalı yan kullanımının şekil unsurunu içermediği, beyaz zemin üzerine iki ayrı satıra gelecek şekilde siyah tonlarda üstte “banyonuzun incisi…” ibaresini, altta daha büyük boyutta “...” ibaresini içerdiği, davacı yanın .... sayılı markasının kelime ve şekil unsuru içerdiği, kendine özgü yazı karakteri ile yeşil zemin ve şekil üzerine siyah tonlarda “.....” ibaresini içerdiği, davacı yanın diğer kullanımlarının ise benzer nitelikte olduğu, beyaz zemin üzerine siyah tonlarda, veya siyah zemin veya şekil üzerine beyaz tonlarda, iki satıra gelecek şekilde üstte ....” ibaresini, altta daha küçük boyutta “banyonuzun incisi…” ibaresini içerdiği, bir bütün olarak taraf kullanımlarına bakıldığında, gerek anlamsal gerek fonetik olarak taraf markalarının aynı olduğu, görsel açıdan ise “...” ve “banyonuzun incisi..” ibarelerinin yerleri dışında farklılığın bulunmadığı, söz konusu benzerlik derecesinin kullanılan yazı karakterinde de devam ettiği, her iki tarafın da “...." şeklinde markasal kullanımının olduğunun, davalı kullanımının, davacı yanın tescilli markasındaki işarete yakın ve içerdiği emtia mallarını kapsar şekilde kullandığının da tespiti edildiği, aynı şekilde, kesinleşen.... kararında, işbu dosyanın da davacısı olan yanın önceye dayalı kullanımlarının markasal etki doğuran nitelikte olduğu, uyuşmazlık konusunu oluşturan “banyonuzun incisi” ibaresini kullanım delili olarak sunulan fatura örnekleri de dâhil olmak üzere 2010 yıllarına dayandığı, söz konusu kullanımların, “duş teknekleri, duşa kabinler, saunalar, küvetler, duşlar, aksesuarlar” için olduğu, davacının kullanımının gerçekleştiği bu ürünlerin, ....yargılamasına konu davalı şirkete ait “banyonun incisi….” ibareli markanın hükümsüzlüğünün istendiği 11. sınıftaki “Sıhhi tesisat ürünleri: musluklar, duş takımları, klozet iç takımları, banyo-duş kabinleri, küvetler, klozetler, evyeler, lavabolar” ile aynı/benzer/ilişkili olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin sunmuş olduğu delillerin kesinleşen mahkeme kararlarında deliller ile aynı mahiyette olduğu, dosya kapsamı ve kesinleşen mahkeme ilamlarında yer alan tespitler ve heyetin vardığı görüş uyarınca bir bütün olarak yapılan karşılaştırmada, benzer ibarelerin ve kullanımların bütüne olan etkileri dikkate alındığında; taraf markaları / markasal kullanımları arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan ayırt edilmeyecek derecede benzerlik bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Davacı yanın markası/markasal kullanımları ile karşı yanın eylemli kullanımının görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzer olması, markaların bütünsel algısı bakımından ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirilme tehlikesini gündeme getirmektedir. Bu bağlamda markaların aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılmaları halinde halkın bu markalar arasında bağlantı kurmasının mümkün olduğu, davalı tarafın eylemli kullanımını gören bir tüketici, bu markayı, davacının markasal kullanımı olan “... banyonuzun incisi” esas unsurlu/ibareli markalarının serisi, alt markası yahut yeni bir versiyonu sanabileceği,
Haksız Rekabet Değerlendirmesi;
Taraf markaları / markasal kullanımları arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik bulunduğu, rekabet ekonomik hayatta müşteri çekmek için yapılan mücadele olmakla birlikte, mücadelede kullanılan vasıtaların meşru olması gerektiği tartışmasızdır. Bundan dolayı, herkes rekabet hakkını kullanırken iyiniyet kurallarına uymakla yükümlüdür. Kabul edildiği üzere de; bir tüccarın, rakip bir tüccarın şöhretini, ticaret unvanının, mahsulatının alametlerini müşterileri zehaba götürecek şekilde kullanması halinde de iltibas mevzubahis olur. Bu durumda, rekabetin suistimali mevzubahistir.
Somut olayda, davalının markasal kullanımı ile davacı yanın markası / markasal kullanımı arasında da benzerlik bulunduğunun tespiti ile birlikte, söz konusu benzerlik derecesinin yüksekliği, tarafların aynı sektör içinde faaliyet göstermeleri, birbirlerini tanınamamadan söz edilemeyeceği, hali hazırda haksız rekabet hükümlerinin sınai mülkiyet haklarını kümülatif olarak koruduğu, bu hali ile davacı yanın TTK haksız rekabet hükümlerinden yararlanabileceği,
Tüm bu ulaşılan tespitlere göre,
Davacı taraf yoksun kalınan kazancın tespitinde uygulanması gereken yöntemle ilgili olarak
“haksız rekabete ilişkin tazminatın SMK m. 151/2-c(MARKHK m. 66/c) kapsamında; "sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden davalının bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" üzerinden hesaplanmasını talep etmiştir.
Markalarını münhasıran kullanan müvekkil dava dosyasına emsal bir lisans sözleşmesi sunamadığı için somut olayın şartları ve sınai mülkiyet hakkının değeri nazara alınarak mütecavizin ticari iş ve işlem hacmine uygun bir lisans bedeli tespit edilmesini talep ederim.” Şeklinde beyanda bulunmuştur.
İlgili Mevzuat
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun tazminatı düzenleyen ilgili hükümlerinde;
“Tazminat MADDE 150- (1) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.
Yoksun kalınan kazanç MADDE 151- (1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır: a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir. b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç. c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.” Denilmektedir.
Lisans Sözleşmeleri
Lisans sözleşmeleri ile üzerinde ekonomik değere sahip olunan marka, tanıtıcı işaret, tasarım gibi bir eserin veya yapılan buluş nedeniyle sahip olunan patent, know-how gibi bir hakkın, bilginin ticari olarak değerlendirilmesi söz konusudur. Lisans sözleşmeleri ile piyasayı, dolayısıyla rekabeti etkileyebilme imkanının elde edilmesi, lisans sözleşmelerinin Rekabet Hukuku anlamında da değer kazanmasına yol açmaktadır. Lisans sözleşmeleri, lisans sahibinin bir gayrimaddi mala erişmesine ve bu sayede de endüstriyel olanaklarını geliştirerek daha kolay rekabet edebilir hale gelmesini sağlamaktadırlar.
Marka lisansı sözleşmesi, marka sahibi, yani lisans verenin sahip olduğu marka hakkından lisans alanın yararlanmasını yükümlendiği ve buna karşılık, lisans alanında marka sahibinin bu hakkını kullanması karşılığında bir ücret ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir.
Lisans sözleşmelerinin işlevlerinden birisi tazminatın belirlenmesinde ölçüt olma işlevidir. Eğer sınai bir hakkın izinsiz kullanımı söz konusu ise, ödenecek tazminatın miktarı, taraflar arasında lisans sözleşmesi olsaydı ödenecek olan lisans bedeli dikkate alınarak belirlenebilmektedir.
Yoksun kalınan kazancın belirlenmesinde kullanılan “lisans örneksemesi” olarak isimlendirilen bu yöntemin uygulamasında emsal araştırması yapılması ve objektif bir lisans bedelinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu uygulamada, markanın tanınmışlığı önem kazanmaktadır. Çünkü marka ne kadar tanınmış olursa, belirlenecek olan lisans bedeli de o ölçüde yüksek olacak ve dolayısıyla ödenecek tazminat miktarı da o oranda artacaktır. Ayrıca, ödenmesi gereken lisans bedeli hesaplanırken, somut olayın özelliklerine göre bedel tayin edilmeli ve lisansın münhasır olup olmaması, lisans sayısı gibi etkenler de hesaba katılmalıdır.(SMK md. 151/3)
Lisans Bedelinin Belirlenmesi
Lisans bedeli belirlenmesindeki dikkate alınması gereken hususlardan birisi davalının dava tarihine kadar olan yıllık cirosudur.
Esasen, 556 sayılı KHK’nin 66/1-c maddesi uyarınca lisans bedeli istenildiğinde, markanın bir lisans anlaşması varmış gibi hukuka uygun şekilde kullanılması halinde ödenmesi gereken lisans bedeli dikkate alınmalıdır.
Lisans bedelinin belirlenmesinde dikkate alınacak diğer bir husus hak bedeli oranının (royalty rate) belirlenmesidir. Bu oran sektörlere göre değişiklik göstermektedir. İhlale konu marka kullanımlarının sıhhi tesisat ürünleri musluklar duş takımları klozet iç takımları banyo duş kabinleri küvetler klozetler evyeler lavabolar üzerine olduğu belirlenmiştir. Bu durumda tüketici ürünleri pazarında genel olarak kabul gören %5 - %15 aralığındaki hak bedeli oranı üzerinden konunun değerlendirilmesinin makul olacağı belirlenmiştir.
Lisans bedeli oranın belirlenmesinde hak bedeli oranı ve marka gücü endeksinin birlikte değerlendirilmesi gereklidir. Marka gücü endeksinin belirlenmesinde “Marka pazarında fiyat belirlemede lider mi?”, “Markaya sadakat bulunmakta mıdır?”, “Marka istikrarlı bir pazar payına sahip midir?”, “Markanın uluslararası kabullenilme düzeyi nedir?”, “Markaya firma tarafından aktif olarak tutundurma çalışması ve destek yapılmakta mıdır?”, “Marka telif haklarıyla yeterince korunmakta mıdır?” “Markanın işlem gördüğü pazar istikrarlı mıdır?” ve “Markanın uzun dönemli geleceği nasıldır?” gibi kriterler dikkate alınmalıdır.
Marka gücü hesaplanırken yedi kritere göre derecelendirme yapılabilmektedir. Marka gücü 100 puan üstünden hesaplanmakta ve sırasıyla pazar %25’lik, istikrar %15’lik, liderlik %10’lik, pazarlama desteği %25’lik, trend %10’luk, coğrafi yayılım %10’luk, korunma %10’luk etkiye sahiptir. Derecelendirmede 0-25 arası zayıf, 25-75 arası orta, 75-100 arası güçlü markaları ifade etmektedir.
Marka gücü endeksinin belirlenmesinde aşağıdaki tabloda verilen sorular sorulmaktadır.
Kriter Açıklama Maksimum Skor % Maksimum Skor %
Liderlik Marka pazarında fiyat belirlemede lider mi? 25
İstikrar Markaya sadakat bulunmakta mıdır? 15
Marka istikrarlı bir Pazar payına sahip midir?
Coğrafi Yayılım Markanın uluslararası kabullenilme düzeyi nedir? 25
Pazarlama
Desteği Markaya firma tarafından aktif olarak tutundurma
çalışması ve destek yapılmakta mıdır? 10
Korunma Marka telif haklarıyla yeterince korunmakta mıdır? 5
Pazar Markanın işlem gördüğü pazar istikrarlı mıdır? 10
Trend Markanın uzun dönemli geleceği nasıldır? 10
Toplam 100
Yukarıda verilen kriterler doğrultusunda davalının kullanmış olduğu “banyonuzun incisi… ...” markasına ait marka gücü endeksi aşağıdaki değerlendirmeler dikkate alınarak tabloda verilmiştir.
Yapılan araştırmalar neticesinde, davacı firmanın pazarda fiyat belirlemede lider firma olmadığı tespit edilmiştir.
Davacıya ait markaya sadakat değerlendirmesi yapılırken net satışlar dikkate alınmış ve net satışlara göre, aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere, davacının bazı yıllarda net satışlarının az da olsa düştüğü, net satışlarda yüksek miktarlarda inişli çıkışlı bir durum veya yükseliş trendi bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dönem Net Satışlar (TL)
2017 25.227.112,59
2018 30.830.742,85
2019 30.628.348,23
2020 34.966.191,41
Davacı şirket tarafından “banyonuzun incisi… ...” markasının katalog vs. gibi yöntemlerle reklamları yapılmakla birlikte bunların çok yoğun olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın yurtdışı satışları bulunmakla birlikte markanın yurtdışı tescillerine ilişkin bilgi yer almamaktadır.
Yapılan araştırmalar neticesinde, sıhhi tesisat ürünleri musluklar duş takımları banyo duş kabinleri küvetleri de içeren emtiaların bulunduğu pazarın küresel ekonomik krizler olmaması durumunda istikrarlı olduğu söylenebilir.
Marka gücü endeksinin belirlenmesinde aşağıdaki tabloda verilen sorular sorulmaktadır.
Kriter Açıklama Maksimum Skor % Maksimum Skor %
Liderlik Marka pazarında fiyat belirlemede lider mi? 0
İstikrar Markaya sadakat bulunmakta mıdır? 3
Marka istikrarlı bir Pazar payına sahip midir?
Coğrafi Yayılım Markanın uluslararası kabullenilme düzeyi nedir? 0
Pazarlama
Desteği Markaya firma tarafından aktif olarak tutundurma
çalışması ve destek yapılmakta mıdır? 2
Korunma Marka telif haklarıyla yeterince korunmakta mıdır? 3
Pazar Markanın işlem gördüğü pazar istikrarlı mıdır? 7
Trend Markanın uzun dönemli geleceği nasıldır? 5
Toplam 20
Dolayısıyla somut olayda belirlenen marka gücü endeksi % 20’dir.
Lisans bedeli oranları hesaplanırken hak bedeli oranı %5 - %15 aralığında olup, bu rakam üzerinden yukarıda hesaplanan marka gücü endeksi dikkate alınarak belirlenen oranın ciroya uygulanması suretiyle lisans bedeli hesaplanabilir.
Davalı firmanın emek ve navlun giderleri yoğun bir alanda faaliyet göstermesi, giderlerinin bu bağlamda fazla olması göz önünde bulundurularak ciroya uygulanacak hak bedeli oranın % 10 olarak alınması ve marka gücü endeksi olan % 20 oranının bu orana uygulanarak % 2 lik bir lisans bedeli oranının uygulanmasının hakkaniyetli olacağı,
Dava dosyasının içeriğinde davacı tarafından dosyaya sunulan, davalının haksız rekabete ilişkin kullanımlarının bulunduğu iki ayrı kataloğun yer aldığı ve bu katalogların 2017 yılına ait olduğu belirlenmiş davalının daha önceki dönemlere ilişkin kullanımlarına ait bilgiye dosya içeriğinde rastlanmadığı,
Davalı ....’nin 2017 kurumlar vergisi beyannamesinde yer alan bilgilere göre 2017 yılı net satış tutarının 1.246.611,33 TL olduğu,
2017 Yılı Net Satışlar(TL) Lisans Bedeli=Net Satış x % 2 (TL)
1.246.611,33 24.932.22
Dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde, davalının, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde 2017 yılı net satışları üzerinden ödemesi gereken lisans bedelinin 24.932,22 TL olduğu,
Netice itibariyle,
Davacı şirkete ait tescilli markası/önceye dayalı eylemli kullanımları ile davalı şirketin markasal kullanımlarının aynı / aynı tür malları kapsadığı,
Davalı şirketin markasal kullanımlarının, davacı şirketin markası/önceye dayalı eylemli kullanımları ile benzer olduğu,
Davacı şirketin haksız rekabet hükümlerinden yararlanabileceği,
Tüm dosya kapsamına göre, 24.000,00.-TL maddi ile 3.000,00.TL manevi tazminat takdirinin hakkaniyete uygun olacağı ve anılan tazminata davacı vekilinin 15.06.2023 tarihli ıslah talebi doğrultusunda dava tarihi olan 10.01.2018 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine ve yine davacı vekilinin talebi doğrultusunda maddi tazminatın 7.000,00.-TL'lik kısmına dava tarihi olan 10.01.2018 tarihinden itibaren 17.000,00.-TL'lik kısmına ise ıslah tarihi olan 15.06.2023 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesinin gerektiği, biçimindeki gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, .... 20.11.2025 tarihli kararıyla,
"GEREKÇE : Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının ...." ve "... markalarının mevcut olup davalının ...." şeklindeki markasal kullanımının haksız rekabet niteliğinde olduğu gerekçesi ile haksız rekabetin tespitine, menine ve maddi ve manevi tazminata karar verilmiş olup davalı vekili 21/9/2023 tarihli karar duruşmasında e- duruşma talebi kabul edilmiş olmasına rağmen sistemin açılmaması nedeniyle duruşmaya katılamadığından yokluğunda yapılan yargılama ile karar verilmiş olmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
HMK’nın "Tarafların duruşmaya daveti" başlıklı 147. maddesinde; "(1) Taraflar, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilir. (2) Taraflara gönderilecek davetiyede, belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri, tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği, sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi hâlinde taraflara ayrıca davetiye gönderilmeyeceği ve 150. madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, yokluklarında hüküm verileceği bildirilir." ve "Sözlü yargılama" başlıklı 186. maddesinde; "(1) (....) Mahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçer. Bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmez. (2) Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir. (.... taraflardan birinin talebi üzerine talep eden tarafın veya vekilinin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine karar verebilir.", Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmeliğin e-duruşma talebinin değerlendirilmesine ilişkin olarak düzenlenen 9. maddesinin 1. fıkrasında da; “e-Duruşma talebi hakkında hâkim, duruşma gününden en az bir iş günü önce kabul veya ret hususunda karar verir. Bu karar kesindir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Bu açıklamalar uyarınca somut olay irdelendiğinde, 21/9/2023 tarihli karar duruşmasından önce davalı vekili tarafından e-duruşma isteğinin mahkemeye bildirildiği, ancak mahkemece e-duruşma ve mazeret talepleri yönünden olumlu-olumsuz bir karar verilmeden ve teknik aksaklık yaşanıp yaşanmadığı tutanakta belirtilmeden yargılamaya devam ile tahkikat aşaması sona erdirilerek sözlü yargılama aşamasına geçilip davacı vekilinin beyanı alındıktan sonra davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu halde; yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gözetildiğinde davalı vekilinin e-duruşma ve mazeret talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi, bu karar verildikten sonra HMK’nın 186. maddesindeki düzenleme uyarınca sözlü yargılama aşamasına geçilmesi ve işin esası hakkın hüküm tesis edilmesi gerekirken e-duruşma ve mazeret talebi hakkında herhangi bir karar verilmeden ve vekile sözlü yargılama duruşmasına katılmaması halinde yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren bir ihtarat da gönderilmeden HMK’nın 27. maddesinde belirtilmiş olan hukuki dinlenilme hakkına aykırı olacak şekilde davalı vekilinin yokluğunda sözlü yargılama aşamasına geçilerek hüküm verilmiş olması usul ve yasaya uygun olmamıştır.
Bu itibarla Dairemizce, davalı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." biçimindeki gerekçeler ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce kaldırma kararı ve tüm dosya kapsamına göre yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, eksiklikler giderilmiş mahkememizin önceki tarihli davanın kabulüne yönelik kanaatini değiştirecek yeni bir bilgi ve belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığından mahkememiz kanaati değişikliğe uğramamış davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Davanın kabulüne,
.... şeklindeki kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin men'ine ,
24.000,00.-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Maddi tazminatın 7.000,00.-TL lik kısmına dava tarihinden itibaren, 17.000,00.-TL lik kısmına ise ıslah tarihi olan 15.06.2023 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine,
3.000,00.-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Alınması gereken (27.000,00.-TLx%068,31)=1.844,37.-TL harçtan, peşin alınan 661,88.-TL harcın mahsubu ile, eksik kalan (1.844,37-661,88)=1.182,49.-TL nispi bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacının kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle kabul edilen maddi tazminat için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 24.000,00.-TL nispi ile, kabul edilen manevi tazminat için hesap edilen 3.000,00.-TL nispi ile kabul edilen diğer maddi istemler için hesap edilen 55.000,00.-TL maktu olmak üzere üç ayrı ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 4.536,88.-TL
yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
Dair, davacı vekili ile davalı şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Kâtip Hâkim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İlk Masraf : 211,88.-TL
Bilirkişi Ücreti :4.100,00.-TL
P.P : 225,00.-TL
TOPLAM :4.536,88.-TL