Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, FETÖ iltisakı ve "kozmik oda" soruşturmasında adli yetkinin örgütsel saikle kötüye kullanılmasıyla meslekten çıkarılan savcının cezasının temyiz incelemesi.
Özet: FETÖ ile bağlantılı olduğu iddiasıyla meslekten çıkarılan bir cumhuriyet savcısının, "kozmik oda" soruşturmasında adli yetkisini örgütsel saikle kötüye kullanarak hukuka aykırı arama ve el koyma işlemleriyle devlet sırrı niteliğindeki bilgilere ulaşarak yetkisiz kişilerle paylaşması gibi eylemleri sonucunda, mesleğin şeref ve onurunu zedelediği ve 2802 sayılı Kanunun 69. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği gerekçesiyle verilen cezanın iptali talebinin reddi kararının bozulması için temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/2569 E.  ,  2025/293 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2569
Karar No : 2025/293
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 29/04/2024 tarih ve E:2023/6045, K:2024/5681 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun...tarih ve ... sayılı kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, Ankara Cumhuriyet savcısı olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemlerinden dolayı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...4 sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/04/2024 tarih ve E:2023/6045, K:2024/5681 sayılı kararıyla;
Davacının, örgütsel saikle hareket ederek, adli yetki, mekanizma ve kurumları suç konusu bilgi ve belgeleri temin etme amacıyla suistimal ettiği, içeriği sahte olarak düzenlenen ihbar tutanağına dayanarak savunmada ileri sürülen delilleri araştırmadan, objektiflikten uzak ve taraflı hazırlanan kolluk değerlendirme tutanaklarına itibar ederek, içerisinde Devlet sırrı niteliğinde bilgi ve belgeler bulunan Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığındaki 11 ve 16 no'lu kozmik odalarda hukuka aykırı yollarla makul şüphe bulunmamasına karşın arama ve el koyma işlemlerini gerçekleştirdiği, bu bilgi ve belgelerin bulunduğu dokümanları ve elektronik verileri ele geçirdiği, sonraki süreçte kendisi gibi ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilen şahsa soruşturma dosyasında herhangi bir görev ve yetkisi olmamasına rağmen adliyede inceleterek imaj almasını sağlamak suretiyle bu bilgi ve belgeleri elde ederek öğrenmesine neden olduğu,
Davacının yargılandığı Yargıtay ...Ceza Dairesinin (ilk derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "... Suç tarihi itibariyle C.savcısı olarak görev yapan sanık ...'nin, soruşturmanın başlaması tarihi itibariyle ceza soruşturmasına başlanması ve bu kapsamda gerekli güvenlik tedbirlerine başvurması için görünür gerçeklik bakımından bazı koşulların mevcut olduğu görülmekte ise de, soruşturulan kişilerle ilgili olarak daha önce FETÖ/PDY'ye mensubiyeti nedeniyle haklarında ceza soruşturma ve kovuşturması yapılan adli görevlilerce verilen ve uygulanan dinleme, teknik takip, sorgulama gibi tedbirlerin gerçekleştirilmiş olması, arama ve el koyma işlemi yapılan mekanın nitelik ve mahiyeti, soruşturulanlarla münasebeti, el konulan bilgi ve belgenin ve özellikle dijital materyaller üzerinde yapılan incelemenin kapsamı gibi olgular itibariyle FETÖ/PDY üyesi olduğu anlaşılan sanığın, bu görünür gerçeklik arkasına gizlenip tamamen örgütsel saikle hareket ederek, adli yetki, mekanizma ve kurumları suç konusu bilgi ve belgeleri temin etme amacıyla suistimal ettiği açıktır. ..." şeklinde tespitlerde bulunulduğu,
Bu haliyle, davacının açıklanması veya öğrenilmesi, devletin dış ilişkilerine, milli savunmasına ve milli güvenliğine zarar verebilecek; Anayasal düzeni ve dış ilişkilerinde tehlike yaratabilecek, bu nedenle de niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi ve belgelerin ele geçirilmesine ve öğrenilmesine neden olduğu, “Kozmik Oda” soruşturması sürecinde yapmış olduğu söz konusu eylem ve işlemleri ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda hareket ettiği kanaatine varıldığı,
Netice itibarıyla, davacının kendisine isnat edilen eylemleri, yargısal takdir kapsamında veya hataen değil, FETÖ terör örgütünün amaç ve menfaatleri uğruna, FETÖ terör örgütünün zihniyetine yarayacak bir bilinçten hareketle yerine getirdiği ve bu yönüyle, eylemlerinin, kendi kişisel saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte bulunduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçuna uyduğu sonucuna varıldığı,
Bu durumda, eylemlerinin "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" bulunduğu sonucuna varılan davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, savunma hakkı tanınmadan meslekten çıkarılmasına karar verildiği, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, aynı fiil nedeniyle iki ayrı cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 29/04/2024 tarih ve E:2023/6045, K:2024/5681 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 10/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.