Zorunlu trafik sigortası bulunmayan araç kazası sonrası sürekli bakıcı gideri talepli davada maluliyet, illiyet bağı ve mükerrer ödeme iddialarıyla sigorta tahkim kararına itirazın temyizi.
Özet: Bu davada, davacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan bir aracın karıştığı trafik kazasında yaralanıp sürekli bakıma muhtaç hale gelmesi nedeniyle davalı kurumdan 1.200.000 TL sürekli bakıcı giderinin tahsilini talep etmiş; davalı ise aracın sigortasının bulunduğu, başvuru eksiklikleri, sigorta limitinin aşıldığı, maluliyet raporunun hatalı ve tek taraflı olduğu, maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı olmadığı, önceki kazalar ve operasyonlar nedeniyle kusur ve hesaplama hataları bulunduğu, ayrıca başka bir sigorta şirketinden mükerrer ödeme riskinin bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddini savunmuş, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetlerinin davanın kabulüne karar vermesi üzerine davalı temyiz yoluna başvurmuştur.
4. Hukuk Dairesi         2025/6757 E.  ,  2026/5728 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2025/435 Değişik İş – 2025/450 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.02.2023 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sürekli bakıma muhtaç olduğunu, davalı kuruma yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL sürekli bakıcı giderinin davalı kuruma başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 1.200.000,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; birleştirme talepleri bulunduğunu, kaza tarihinde aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunduğundan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, sigorta şirketine geçersiz eksik evrak ile başvuru yapıldığından usulden reddi gerektiğini, tek teminat limiti nedeniyle bakıcı talebinin reddi gerektiğini, bakıcı gideri talebinin net asgari ücretten hesaplanması gerektiğini, sigorta şirketinin poliçe limiti ve kusur oranı ile sınırlı olarak zarardan sorumlu olduğunu, kazaya karışan diğer aracın trafik sigortasına davacı tarafından müracaat edildiğini, bu nedenle bu dosya getirtilerek mükerrer ödeme yapılmasına engel olunması gerektiğini, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, sigortalının tek taraflı temin ettiği maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, maluliyet raporunda belirlenen oran ve ve sürelerin fahiş olduğunu, maluliyet ile kaza arasında illiyet bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi, oranının yasal faiz olabileceğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 1.200.000,00 TL sürekli bakıcı giderinin 15.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sürekli iş göremezlik tazminatı talep edilen Sigorta Tahkim Komisyonu dosyası ile bu dosyanın birleştirilmemesinin yerinde olmadığını, kaza tarihinde aracın zorunlu trafik sigortasının bulunduğunu, bu nedenle davaya konu talebin davalı ... tarafından karşılanmasının mümkün olmadığını, başvurunun husumetten reddi gerektiğini, davacının tahkim yargılamasından önce davalıya yaptığı başvurusunda gerekli belgelerin sunulmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, tahkim yargılaması sonucu 1.200.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı kabul edildiğini, bu şekilde sakatlık teminatı limitinin tüketildiğini, sürekli bakıcı gideri talebinin de bu teminattan karşılanacağını bu nedenle limitin aşılmasının söz konusu olacağını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, ambulans kayıtlarından davacının davaya konu 17.02.2023 tarihli kazadan önce 02.03.20 22... .05.2022 tarihlerinde de başka kazalara karıştığını, davacının raporda tespit edilen maluliyetinin davaya konu 17.02.2023 tarihli kazayla illiyet bağının olup olmadığının sabit olmadığını, yine dosyadaki tedavi evraklarından davacının kaza tarihinden 4 yıl önce operasyon geçirdiğinin kayıtlı olduğunu, bu hususların araştırılması gerektiğini, kusur oranının doğru tespit edilmediğini, hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacının yolcu olarak bulunduğu 16... plakalı aracın ZMSS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş. tarafından 1...0 1 sayılı hasar dosyası açılmış olup anılan sigorta şirketi tarafından davacı adına %75 kusur, %94 engel oranında ödeme yapıldığını, mükerrer ödemeye yol açılmaması bakımından davacının ... Sigorta A.Ş.’ye müracaat etmesi üzerine açılan 1...0 1 sayılı hasar dosyasının celbini talep ettiklerini, maluliyet raporunun tek taraflı alındığını, maluliyet oranı ve sürelerin hatalı belirlediğini, ikametgaha en yakın hastaneden alınmadığını, iyileşme süresinin beklenmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, agi hariç net asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerektiğini, bakıcı tutulduğunun ispat edilemediğini, bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığını, SGK tarafından davaya konu trafik kazası sebebiyle davacıya yapılan rücuya tabi bir ödeme varsa tespit edilerek tazminattan mahsup edilmesi, uzlaşma olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, uzlaşmanın sağlanması halinde davacının davalıdan tazminat talep edemeyeceğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, tahkime başvuru tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu, davalının yasal faizden sorumlu olduğunu, davacının aynı kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebi ile tahkim başvurusunda bulunduğunu, söz konusu dosya ile eldeki dosyanın birleştirilmesi gerektiğini, aynı kaza nedeniyle davacı lehine birden fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, vekalet ücretinin AAÜT'ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yolcunun sürekli bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dosya kapsamında İtiraz Hakem Heyetinin ara kararı uyarınca davalı vekili tarafından Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden temin edilerek dosyaya sunulan belgeye göre davaya konu 01... plakalı aracın 10.02.2022-10.02.2023 tarihleri arasında dava dışı ... Sigorta AŞ tarafından sigortalandığı, söz konusu sigorta şirketi tarafından tanzim edilen poliçenin prim tahsilatı yoluyla geçerlilik süresinin uzatılmadığı, daha sonra anılan aracın dava dışı ... Sigorta AŞ nezdinde 17.02.2023-17.02.2024 tarihlerini kapsayacak şekilde yeniden sigortalandığı, ancak bu poliçenin düzenlenme tarihinin 17.02.2023 olmakla birlikte, düzenlenme saatinin 07:26 olduğu, trafik kazası tespit tutanağına göre davaya konu trafik kazasının ise 17.02.2023 tarihinde ve saat 07:20 itibariyle meydana geldiği, buna göre ... Sigorta AŞ tarafından söz konusu poliçenin kaza saatinden sonra düzenlendiğinin anlaşıldığı, kaza saati itibariyle 01... plakalı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının (ZMSS) bulunmadığı, bu nedenle davalı ... Hesabının davaya konu zarardan sorumlu tutulmasının isabetli olduğu, davacının davaya konu 17.02.2023 tarihli trafik kazasında omurgasının kırıldığının tedavi evrakları ile sabit olduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının omurgasındaki kırılma nedeniyle parapleji yani omurilik felci geçirdiğinin tespit edidiği, davacı için tayin edilen maluliyet oranının bu sebebe dayandığı, davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının bulunduğunun maluliyet raporu ile tespit edildiği, sürekli bakıma ihtiyacı bulunduğunun belirlendiği, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının gerekli belgeler ile tahkim yargılamasından önce davalıya başvuru yaptığı, dosya kapsamında alınan kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olduğu, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delilin bulunmadığı, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, 5271 sayılı CMK 253 maddesinin uzlaşmaya ilişkin kısmının Anayasa Mahkemesince iptaline karar verildiği, temerrüt tarihinde hata olmadığı, yasal faize hükmedilmesinin doğru olduğu görülmekle davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17., Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi ve İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan "180.000,00 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "36.000,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.