T.C. Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, kötü niyet, yenilik, farklılık, yeknesaklık ve kullanım eksikliği iddialarıyla ıslahçı hakkı tescillerinin iptali davalarını birleştirme kararı aldı.
Özet: Davacı tarafından, davalının kötü niyetli olarak tescil ettirdiği iddia edilen kivi çeşitlerine ilişkin ıslahçı hakkı tescillerinin, çeşitlerin yenilik, farklılık ve yeknesaklık gibi yasal şartları taşımaması, tescilin uygun araştırmaya dayanmaması, isimlendirmedeki usulsüzlükler ve tescil sonrası kullanım yükümlülüğünün yerine getirilmemesi gerekçeleriyle hükümsüzlüğü ve iptali istemiyle açılan davada, mahkeme tarafların ve konuların hukuki-fiili bağlantısı nedeniyle işbu davayı bir başka dosya ile birleştirmeye ve yargılamanın birleşen dosya üzerinden sürdürülmesine karar vermiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/72 Esas - 2026/92

T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
BİRLEŞTİRME KARARI
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2026/72
KARAR NO : 2026/92
....
DAVA : Islahçı Hakkı Tescillerinin Hükümsüzlüğü ve İptali
DAVA TARİHİ : 28/01/2025
KARAR TARİHİ : 23/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Islakçı Hakkı Tescillerinin Hükümsüzlüğü ve İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçede özetle; davalının tamamen kötü niyetli olarak, 28.01.2014 tarihinde ... kod numarası ile .... kod numarası ile.... kod numarası ile ...., kivi çeşitlerinin tescili için başvuruda bulunduğunu ve 30.09.2014 tarihinde bu başvurunun tesciline karar verildiğini, ancak tescil kararının herhangi bir araştırmaya dayanmadığını, davalı adına tescil edilen çeşitlerin yenilik unsuruna sahip olmadığı gibi aynı tür içindeki diğer genotiplerden ayrıldığını söylemeye imkân olmadığını, yine farklılık ve yeknesaklık unsurlarından da yoksun olduğunu, bir çeşidin... sayılı Kanun kapsamında korumadan yararlanabilmesi için her şeyden önce aynı tür içindeki diğer genotiplerden en az bir tipik özelliği ile ayrılması gerektiğini, bununla birlikte çeşidin yeni olması gerektiği, .... sayılı Kanunun 5.maddesine göre, ıslahçı hakkı için başvurunun yapıldığı tarihten geriye doğru yurt içinde bir yıl, yurt dışında altı yıl öncesine kadar kullanım amacıyla hak sahibi tarafından veya onun rızasıyla satılmamış veya umuma sunulmamış ise çeşidin yeni kabul edileceği öngörüldüğü, yine .... sayılı Kanunun 6.maddesinde başvuru veya rüçhan hakkı tarihinde, herkesçe bilinen çeşitlerden açıkça ayırt edilebilen çeşidin, farklı sayılacağını kabul edildiği, kanunun 9.maddesinde korunan çeşide isim verileceği ve bu ismin umumi adı haline geleceği ifade edilmişse de davalı adına tescilli çeşitlere .... isimleri verilmiş olduğunu, davalının ... gibi herhangi bir kullanımının mevcut olmadığını, davalının kanuna aykırı olarak çeşide "..." ismini verdiğini, ancak ülkemizde 2014 yılının Ocak ayında başvurusu yapılmışsa da davalının ... çeşidini çok daha önce kullanmaya başladığını, çeşidin tescil edilebilmesi için farklı, diğer bir ifadeyle herkesçe bilinen çeşitlerden ayırt edici olması gerektiğini, ancak gerek dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere, gerekse .... (...) kayıtlarında araştırma yapıldığında davalı adına tescil edilen çeşidin farklı olmadığı, davalı çeşidi kullanmadığından tescilinin iptal edilmesi gerektiğini, ıslahçı hakkı sahibinin tescil ettirdiği çeşidi kullanmakla yükümlü olduğunu, ancak davalının ülkemizde hiçbir kullanımının mevcut olmadığını, davalıya ait web sitesinde yapılan arama sonuçları da ülkemizde herhangi bir kullanımı olmadığını kendisinin de kabul ettiğini gösterdiğini, dolaysıyla davalının tescilden sonraki yükümlülüklerini yerine getirmediğinden, tescilin iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalının çeşidi kullanmadığı gibi tarım ve orman bakanlığı nezdinde yapmış olduğu başvuruda çeşidin yeni olmadığının ortaya çıkmaması adına çeşide hiçbir yerde kullanmadığı bir isim verdiğini, davalının bahsi geçen çeşidi ülkemizde üretme amacıyla değil, üretilmesini engellemek, bitkinin Türkiye'de üretilmemesini sağlamak amacıyla tescil ettirildiğini, bu eylemin kötü niyetli olduğu belirtilerek, öncelikle davalı adına kayıtlı ıslahçı hakkı tescillerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi konusunda teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini, .... kod numarası ile ... kod numarası ile ..... kod numarası ile .... isimli ıslahçı hakları tescilinin hükümsüzlüğüne ve iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 19/02/2026 tarihli duruşmasında davalı vekili ... numaralı talep yönünden dosyanın tefriki ile ....numaralı talep yönünden dosyanın tefrikine karar verilmiştir.
Mahkememizin işbu dosyası ile .... Esas sayılı dosyasının taraflarının aynı kişiler olduğu, verilecek kararların birbirlerini doğrudan etkileyecek nitelikte oldukları ve davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu belirlenmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeniyle mahkememizin .... esas sayılı dosyalarının BİRLEŞTİRİLMESİNE,
Yargılamaya .... esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine,
Esasın bu şekilde kapatılmasına,
Vekalet, Harç ve yargılama giderleri konusunda dosyanın birleştiği dosya üzerinden karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, asıl hükümle birlikte yasa yolu açık olamak üzere karar verildi. 23/02/2026
.....