Danıştay 10. Daire, Özel Hastaneler Yönetmeliği değişiklikleriyle 60 yaş üstü/engelli hekimlerin çalışma kısıtlamaları ve vakıf üniversitesi hastanelerinde muayenehane hekimi işbirliğine getirilen şartların iptali davası.
Özet: Özel Hastaneler Yönetmeliğinde yapılan değişikliklerle 60 yaşını doldurmuş veya engellilik oranı yüzde 60 ve üzerinde olan hekimlerin çalışma koşullarına getirilen kısıtlamalar ile muayenehane hekimlerinin vakıf üniversitesi hastanelerinde hizmet sunmalarına ilişkin bakanlık komisyonu uygun görüşünü gerektiren düzenlemelerin iptali istenmiş; davacı tarafından bu düzenlemelerin anayasal çalışma hakkını ihlal ettiği, yasal sınırı aştığı ve hekim seçme özgürlüğüne aykırı olduğu iddia edilirken, davalı idare ise söz konusu değişikliklerin sağlık insan gücünün dengeli dağılımı ve planlanması amacıyla yapıldığını savunmuştur.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2024/4542 E.  ,  2025/3478 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/4542
Karar No : 2025/3478
DAVACI : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...
DAVANIN_KONUSU : 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin, 06/04/2024 tarih ve 32512 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin;
a) 3. maddesi ile değiştirilen ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendinin 1. cümlesinde yer alan "bir" ibaresi ile 2. cümlesinin;
b) 4. maddesi ile ek 8. maddesine eklenen fıkrada yer alan "yıllık sözleşme yapmak suretiyle, ilgili branşta hizmet sunan" ibaresinin, "ancak Bakanlıkça planlama amacıyla oluşturulan komisyonun ilgili üniversitenin eğitim ve araştırma hizmet kapasitelerini dikkate alarak vereceği uygun görüşü ile" ibaresinin, "Muayenehane hekimiyle yapılan sözleşmenin taraflarca imzalanmış nüshası, vakıf üniversitesi hastanesi tarafından müdürlüğe gönderilir." cümlesinin, "vakıf üniversite hastanesinin ilgili birim sorumlusu ve başhekim" ibaresinin;
c) 7. maddesi ile geçici 14. maddesine eklenen fıkrada yer alan "ancak ayrılmaları halinde hakları sona erer" ibaresinin;
iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 3. ve 7. maddelerine ilişkin olarak, dava konusu düzenleme ile özel hastanelerde çalışan 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı yüzde 60 olan tabiplerin Anayasal çalışma haklarının özüne dokunacak şekilde kısıtlandığı, dava konusu değişiklik ile 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabiplerin daha önceden kadro dışı çalıştığı hastane dışında bir tanesi şehir dışı olmak üzere iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilmesinin engellendiği, 1219 sayılı Kanun’da yer almayan bir sınırlamanın getirildiği, hekimlerin çalışma haklarının Kanunu aşar şekilde Yönetmelik ile sınırlandırıldığı, düzenlemenin halk sağlığının korunması ve kamu yararı amacına hizmet etmediği, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı hareket edildiği, kazanılmış hak ve haklı beklentilerin ileriye dönük olarak korunmadığı; 4. maddesine ilişkin olarak, vakıf üniversitelerinin yükseköğretim kurumu olduğu, vakıf üniversitesi tıp fakültesi hastanelerinin, yükseköğretim kurumunun uygulama ve araştırma merkezleri olduğu, bu hastanelerin muayenehane hekimlerince kullanılmasına ilişkin kararı verme yetkisinin münhasıran üniversiteye ait olduğu, bu konuda Sağlık Bakanlığının bünyesinde kurulacak bir komisyonun uygun görüşünün gerekeceğine dair düzenlemenin başta Anayasaya aykırı olduğu, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde vakıf üniversitelerinin işleyişine ilişkin düzenlemenin yapılabilmesinin mümkün olmadığı, mesleğini bağımsız icra eden hekimler yönünden böyle bir planlama yapılmasının hukuken kabul edilebilir olmadığı, soyut ve objektif kurallar içermediği, hekimlerin muayenehanelerinde hastalarını teşhis ve tedavi edebilme hakkını ortadan kaldırmakta olduğu, bir muayenehane hekiminin hastasının tedavisini yapabilmesi veya ameliyathane hizmetlerini kullanabilmesinin hastanenin ilgili branşta hizmet sunması şartına bağlanmasının da haklı bir dayanağı bulunmadığı, hastaların hekim seçme hakkını ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 3. ve 7. maddelerine ilişkin olarak, insan kaynaklarının dengeli dağılımını sağlayacak şekilde bir planlamanın yapılabilmesi için mevcut hekimlerin hizmet sunduğu esas kadroların belirlenmesi gerektiği, kamu ve özel birlikte değerlendirmek suretiyle sağlık insan gücü kaynağının kamu ve özel sağlık kuruluşlarında hangi oranda ve sayıda olduğunun izlenebilir hale geleceği ve bölge için ihtiyaç tespitinin yapılabileceği, ihtiyacın tespiti üzerine planlama yapılarak gerekli görülen branşlarda ilave hekim istihdamı konusunda özel sağlık kuruluşuna ilave kadro tahsisi yapıldığı, dava konusu düzenleme ile 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı yüzde 60 olan tabiplerin kadro dışı çalışma şartlarının düzenlendiği, belirtilen hekimlerin Özel Hastaneler Yönetmeliğinde öngörülen diğer çalışma şekilleri ile ilgili herhangi bir düzenleme yapılmadığı, dolayısıyla, 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı yüzde 60 olan tabiplerin tercih etmeleri halinde diğer tabip ve uzman tabiplerde uygulandığı gibi Özel Hastaneler Yönetmeliğinin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (5) numaralı alt bendi kapsamında ve 1219 sayılı Kanun’un 12. maddesine uygun olmak şartıyla kadrolu çalıştığı özel sağlık kuruluşu dışında planlama kapsamındaki iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilmesinin mümkün olduğu, çalışma hakkına kısıtlama getirilmediği, esas istihdam şeklinin kadrolu çalışma olduğu, istisnai olarak imkan tanınan kadro dışı çalışmanın herhangi bir sınır konulmaksızın kabulünün, sağlık insan gücü kaynağının kamu ve özel sağlık kuruluşlarında hangi oranda ve sayıda olduğu hususunu izlenebilir olmaktan çıkaracağı ve planlama çalışmalarının işlevsiz kalacağı, geçici 14. madde ile de halihazırda kadro dışı çalışan hekimlerin haklarının korunduğu, bu yönüyle herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı; 4. maddesine ilişkin olarak, dava konusu düzenlemenin istihdam planlamaları dikkate alınarak getirildiği, nitelikli sağlık hizmetine güven içinde erişilebilmesinin hedeflendiği, kamudan ayrılarak muayenehane hizmeti vermeye başlayan hekim sayısının hızla arttığı, gelinen noktada kamu eliyle hizmet verilmesini önceleyen yaklaşımın tehdit altına girdiği, hekim dağılımı açısından kamu-özel planlama dengesinin kamu aleyhine bozulduğu, 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile verilmiş olan yetkinin kullanıldığı, sağlık hizmetinin muayenehane ve vakıf üniversite hastanesi arasında koordineli olarak sunulmasına, hasta haklarının korunmasına, müşterek sorumluluğun hatırlatılmasına ve bildirime yönelik düzenlemeler getirildiği, 3359 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (f) bendi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 378. maddesi gereğince kamu ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmetinin bütün aşamalarını kayıt altına almaları yükümlülüklerinin bulunduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesi ile değiştirilen ana Yönetmeliğin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendinin 1. cümlesinde yer alan "bir" ibaresi ve 7. maddesi ile geçici 14. maddesine eklenen fıkrada yer alan "ancak ayrılmaları halinde hakları sona erer" ibaresi yönünden, her ne kadar, 30/01/2025 tarih ve 32798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 52. maddesi ile dava konusu düzenlemelerin de yer aldığı 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği bütünüyle yürürlükten kaldırılmış ise de, dava konusu değişiklik öncesinde 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabiplerin daha önceden kadro dışı çalıştığı hastane dışında bir tanesi şehir dışı olmak üzere iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilmesi mümkün iken, dava konusu düzenleme ile anılan tabiplerin kadro şartı aranmaksızın bir özel sağlık kuruluşunda çalışabileceğinin düzenlendiği, 30/01/2025 tarih ve 32798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmelik ile söz konusu tabiplerin kadro şartı aranmaksızın iki özel sağlık kuruluşunda çalışabileceğine yer verildiği görülmekte olup, davacının hukuka aykırılık iddialarının halen güncelliğini sürdürdüğünden bu haliyle davanın konusuz kalmadığı, bu nedenle yürütmenin durdurulması isteminin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği; 3. maddesi ile değiştirilen ana Yönetmeliğin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendinin 2. cümlesi ile 4. maddesi ile ek 8. maddesine eklenen fıkrada yer alan "yıllık sözleşme yapmak suretiyle, ilgili branşta hizmet sunan" ibaresinin, "ancak Bakanlıkça planlama amacıyla oluşturulan komisyonun ilgili üniversitenin eğitim ve araştırma hizmet kapasitelerini dikkate alarak vereceği uygun görüşü ile" ibaresinin, "Muayenehane hekimiyle yapılan sözleşmenin taraflarca imzalanmış nüshası, vakıf üniversitesi hastanesi tarafından müdürlüğe gönderilir." cümlesinin, "vakıf üniversite hastanesinin ilgili birim sorumlusu ve başhekim" ibaresi yönünden, 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği bütünüyle yürürlükten kaldırılması ve dava konusu fıkranın yeni yönetmelikte yer almaması nedeniyle bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava konusu düzenleme ile değiştirilen ek 5. maddenin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendinde, 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabiplerin kadro şartı aranmaksızın bir özel sağlık kuruluşunda çalışabileceği, bu fıkra kapsamında çalışan tabiplerin bu Yönetmeliğin diğer maddeleri kapsamında kadrolu veya kadro dışı geçici çalışamayacağı düzenlenmiş; ana Yönetmeliğin geçici 14. maddesine eklenen fıkra ile de, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan ek 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi hükmü kapsamında birden fazla özel sağlık tesisinde çalışmakta olan tabiplerin mevcut çalışma şekliyle çalışmaya devam edebilecekleri ancak ayrılmaları halinde haklarının sona ereceği düzenlenmiş; 4. maddesi ile ek 8. maddesine eklenen fıkrada ise, muayenehanesi bulunan hekimlerin muayenehanesine müracaat eden hastalarının tedavisini vakıf üniversitesi hastanelerinde yapabilmelerine yönelik hususlar düzenlenmiştir.
30/01/2025 tarih ve 32798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 52. maddesi ile dava konusu düzenlemelerin de yer aldığı 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği bütünüyle yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca, 30/01/2025 tarih ve 32798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 17. maddesinin 2. fıkrasında, "60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabipler, kadrolu çalışma ve boş kadro şartı aranmaksızın iki özel sağlık kuruluşunda çalışabilir." düzenlemesine yer verilmek suretiyle 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabiplerin özel sağlık kuruluşunda kadro şartı aranmaksızın çalışmasına yönelik dava konusu düzenlemeden farklı bir düzenlemeye gidilmiş; anılan Yönetmelikte muayenehanesi bulunan hekimlerin muayenehanesine müracaat eden hastalarının tedavisini vakıf üniversitesi hastanelerinde yapabilmelerine yönelik düzenlemelere de yer verilmemiştir.
Bu durumda; dava konusu düzenlemelere ilişkin hususların bir kısmının 30/01/2025 tarihli Yönetmelik ile yeniden düzenlendiği, bir kısmının ise yeni Yönetmelikte yer almadığı ve herhangi bir uygulama işleminin de dava konusu edilmediği dikkate alındığında, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, işin esasına geçilerek karar verilmesine olanak bulunmadığından, yargılamanın makul süre içinde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını kapsayan usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak savcı düşüncesi alınmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4. Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının ve artan posta ücretinin davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesi ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendinin 1. cümlesinde yer alan "bir" ibaresi ile 2. cümlesi ve 7. maddesi ile geçici 14. maddesine eklenen fıkrada yer alan "ancak ayrılmaları halinde hakları sona erer" ibaresi yönünden oy çokluğuyla, diğer maddeler yönünden oy birliğiyle
09/07/2025 tarihinde karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin, 06/04/2024 tarih ve 32512 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile değiştirilen ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendinin 1. cümlesinde yer alan "bir" ibaresi ile 2. cümlesinin ve 7. maddesi ile geçici 14. maddesine eklenen fıkrada yer alan "ancak ayrılmaları halinde hakları sona erer" ibaresinin incelenmesi:
Dava konusu düzenleme ile değiştirilen ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendinde, 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabipler kadro şartı aranmaksızın bir özel sağlık kuruluşunda çalışabileceği, bu fıkra kapsamında çalışan tabiplerin bu Yönetmeliğin diğer maddeleri kapsamında kadrolu veya kadro dışı geçici çalışamayacağı düzenlenmiş; ana Yönetmeliğin geçici 14. maddesine eklenen fıkra ile de, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan ek 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin (3) numaralı alt bendi hükmü kapsamında birden fazla özel sağlık tesisinde çalışmakta olan tabiplerin mevcut çalışma şekliyle çalışmaya devam edebilecekleri ancak ayrılmaları halinde haklarının sona ereceği düzenlenmiştir.
30/01/2025 tarih ve 32798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 52. maddesi ile dava konusu düzenlemelerin de yer aldığı 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği bütünüyle yürürlükten kaldırılmıştır.
30/01/2025 tarih ve 32798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 17. maddesinin 2. fıkrasında, "60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabipler, kadrolu çalışma ve boş kadro şartı aranmaksızın iki özel sağlık kuruluşunda çalışabilir." düzenlemesine yer verilmek suretiyle 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabiplerin özel sağlık kuruluşunda kadro şartı aranmaksızın çalışmasına yönelik dava konusu düzenlemeden farklı bir düzenlemeye gidilmiş ise de, dava konusu 06/04/2024 tarihli değişiklik öncesinde 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabiplerin daha önceden kadro dışı çalıştığı hastane dışında bir tanesi şehir dışı olmak üzere iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilmesi mümkün iken, dava konusu düzenleme ile anılan tabiplerin kadro şartı aranmaksızın bir özel sağlık kuruluşunda çalışabileceğinin düzenlendiği, 30/01/2025 tarih ve 32798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği ile de söz konusu tabiplerin kadro şartı aranmaksızın iki özel sağlık kuruluşunda çalışabileceğine yer verildiği görülmektedir.
Davacının dava konusu değişiklik ile 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı en az yüzde 60 olan tabiplerin daha önceden kadro dışı çalıştığı hastane dışında bir tanesi şehir dışı olmak üzere iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışabilmesinin engellendiği, daha önceki düzenlemeye istinaden 60 yaşını dolduran tabipler ile engellilik oranı yüzde 60 olan tabipler iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışmaya devam edebilecek iken değişiklik sonrası aynı şartlarda bulunan tabiplerin kadro dışı geçici çalıştığı sağlık kuruluşu haricinde çalışamamasının eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğu yönündeki hukuka aykırılık iddiaları karşısında, 30/01/2025 tarihli değişiklik ile her ne kadar bu kapsamda çalışma iki özel sağlık kuruluşuna çıkarılmış ise de, davacının hukuka aykırılık iddialarının halen güncelliğini sürdürdüğü ve yeni Yönetmelikte bu hususta herhangi bir geçiş hükmüne de yer verilmediği görüldüğünden davanın konusuz kalmadığı, aksi bir yorumun hak arama özgürlüğünün engellenmesi sonucu doğuracağı açıktır.
Bu durumda, davacı tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülen düzenlemelerin hukuka uygunluk denetimi yapıldıktan sonra, Dairece yürütmenin durdurulması istemi hakkında esastan bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, bu kısımlar yönünden öncelikle yürütmenin durdurulması isteminin akabinde ise davanın esasının incelenmesi gerektiği oyu ile belirtilen düzenlemeler yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Daire kararına katılmıyorum.