Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 06/02/2023 depreminde hasar gören hastanenin özel sigorta sözleşmesinden kaynaklı tazminat ve yetki itirazı davası.
Özet: Depremde ağır hasar gören bir hastane, özel sigorta poliçesi kapsamında binası ve içindeki malzemeler için sigorta şirketinden, poliçe limitleri dahilinde başlangıçta belirli bir miktar maddi tazminat talep ederken, sigorta şirketi davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, yetki itirazları ve eksik sigorta gibi gerekçelerle davanın usulen ve esastan reddini savunarak uyuşmazlığa neden olmuş, mahkeme ise tarafların iddiaları doğrultusunda yetki itirazlarını ve delilleri değerlendirmeye başlamıştır.

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/720 Esas - 2024/244
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2023/720 KARAR NO : 2024/244HAKİM : ...KATİP : ...DAVACI : ...VEKİLİ : ...DAVALI : ...VEKİLİ : ...DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 16/11/2023KARAR TARİHİ : 21/03/2024KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremde ciddi anlamda maddi olarak etkilendiğini, bahse konu zararın telafisi amacıyla oldukça yüksek anlamda ödemeler yapıldığını, müvekkili şirketin kullanmakta olduğu bina ve bina içinde yer alan tüm malzemelerin davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olup zarara ilişkin sigorta şirketine yazılı olarak başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketi ile anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin sağlık hizmetleri anlamında Kahramanmaraş ilinin en köklü hastanelerinden biri olup, müvekkili şirket ile davalı sigorta şirketi arasında 04/07/2022 tanzim tarihli 04/07/2022 başlangıç 04/07/2023 bitiş tarihli ... poliçe numaralı sigorta poliçesinin tanzim edilmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından bahse konu sigorta poliçesinin prim ödemesi olarak 100.180,30 TL ödeme yapıldığını, bu sigorta poliçesi kapsamında da depreminde yer aldığını, müvekkilinin depremde uğradığı zararın tamamını poliçe limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinden talep hakkı bulunduğunu, müvekkilinin sigortasını gösteren poliçede bina hasarı klozunun 9.000.000 TL olduğunu, müvekkilinin zararının her ne kadar 9.000.000 TL üzerinden olmuş olsa da sigorta şirketinin poliçe limitinde yer alan tutarın tamamı üzerinden sorulduğu olduğunu, depremden kaynaklı olarak müvekkili şirketin maddi anlamda oldukça büyük bir zarara uğradığını, müvekkilin davalı sigorta şirketinde yaptırdığı sigorta poliçesinin teminatların içerisinde muhteviyatın hasarı klozunda, sigorta şirketinin ödemekle yükümlü olduğu teminatın 25.840,00 TL olarak belirlendiğinden bahisle fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra 1.000,00 TL bina hasarı, 1.000,00 TL emtia hasarı, 1.000,00 TL demirbaş hasarı, 1.000,00 TL 3.şahıs emtia hasarı ve 1.0000,00 TL muhteviyat (deprem) hasarı olmak üzere toplam 6.0000 TL maddi tazminatın deprem tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, görev ve yetki yönünden itirazlarının olduğunu, görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, dava konusu taşınmazın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı ... Poliçesi ile 04/07/2022 - 04/07/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, davacının taleplerini sunarken eksik sigorta olması durumunu göz önünde bulundurmayarak tüm poliçe teminatından zarar talep ettiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun talebin reddi gerektiğinden bahisle davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine, her halde yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER;Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak dava konusu tazminata ilişkin hasar dosyası dosyamız arasına alınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemli davadır.6100 sayılı HMK madde 6/1'e göre genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeridir.Sigorta sözleşmelerinden doğan davalarda yetkiyi düzenleyen HMK'nun 15. Maddesi; "(1) Zarar sigortalarından doğan davalar, sigorta, bir taşınmaza veya niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken yahut şart kılınan taşınıra ilişkinse, malın bulunduğu yerde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen veya şart kılınmayan bir taşınıra ilişkinse, rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabilir.(2) Can sigortalarında, sigorta ettirenin, sigortalının veya lehtarın leh veya aleyhine açılacak davalarda onların yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.(3) Bu hüküm deniz sigortalarından doğan davalarda uygulanmaz." hükmünü haizdir.HMK m.19/2.'ye göre yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan ... Poliçesinden kaynaklandığı, poliçenin zarar sigortasına ilişkin olduğu ve davacının iş yerinin sigortalı olduğu, sigortalanan iş yerinin "Hayrullah Mah. ... Kahramanmaraş" adresinde bulunduğu, davalı sigorta şirket merkezinin de Maslak Sarıyer/İSTANBUL adresinde bulunduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibarıyla değerlendirme yapıldığında; taraflar arasındaki davanın tarafların dilekçeleri ve ön inceleme duruşmasındaki beyanları doğrultusunda "Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Maddi Tazminat" davası olduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde yetki itirazını ileri sürerek yetkili mahkemeyi bildirdiği ve yetki itirazının ön inceleme duruşmasında mahkememizce ele alındığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre davada ya genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesinin ya da sigorta sözleşmelerinden doğan davalarda yetkiyi düzenleyen 15. Maddesi gereği rizikonun gerçekleştiği yerde açılabileceği, dosya arasında bulunan belgelere göre sigortalanan davacıya ait iş yerinin Kahramanmaraş olduğu, davalı sigorta şirket merkezinin Sarıyer/İSTANBUL'da bulunduğu, davalının süresinde ve usulüne uygun cevap dilekçesinde yetkili mahkeme olarak İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine dosyanın gönderilmesini talep ettiği, dava konusu uyuşmazlıkta 2918 Sayılı Kanunun 110/2. maddesinin uygulama alanının bulunmadığı, bu sebeple iş bu davada belirtilen maddelere göre İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu, bu yetki kuralının kesin olmadığı, ancak davalı tarafça cevap dilekçesinde yetki itirazının ileri sürüldüğü ve yetkili mahkemenin gösterildiği anlaşıldığından HMK 6. ve 15. maddeleri gereği mahkememizin yetkisizliğine kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşıldığından HMK 6, 17 ve devamı maddeleri gereğince MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,3-Yargılama giderlerinin, 6100 s. HMK'nin 20 ve 331/2. maddeleri uyarınca davaya yetkili mahkemede devam edilmesi halinde yetkili mahkemesince takdir edilmesine, davaya yetkili mahkemesinde devam edilmemiş olması ve talep halinde ise Mahkememizce gerekli kararın verilerek değerlendirilmesine, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren, iki hafta içinde mahkememize başvurulup, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, mahkememizce Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 20 uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLECEĞİ’nin ihtarına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 21/03/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır