Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, ticari işletme için önceki kaçak elektrik borcu sebebiyle reddedilen abonelik tesisine yönelik ihtiyati tedbir kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, ilk derece mahkemesinin, kiralanan ticari iş yerine elektrik aboneliği tesis edilmesi talebiyle açılan davada verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan istinaf başvurusunu incelemektedir; davacı şirket, önceki kullanıcının kaçak elektrik borcu nedeniyle aboneliğin reddedilmesi üzerine tedbiren abonelik tesisi talep ederken, davalı şirket ise pasif husumet itirazında bulunarak, aboneliğin başka bir şirket tarafından tesis edilmesi gerektiğini ve davacının aboneliği zaten tedbir kararından önce almış olduğunu, dolayısıyla tedbirin hukuka aykırı ve gerekçesiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemektedir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/06/2026
DAVANIN KONUSU: MUARAZANIN GİDERİLMESİ/İHTİYATİ TEDBİR
İSTİNAF TALEP TARİHİ: 23/06/2026
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/09/2026
KARARIN YAZIM TARİHİ: 07/09/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, ticari faaliyette bulunmak amacıyla iş yeri kiralayıp, elektrik aboneliği tesisi için davalı şirkete başvuruda bulunduğunu, ancak davalının önceki kullanıcının kaçak elektrik kullandığından bahisle tutanak tutularak kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirildiğini ve bu bedel ödenmedikçe davacı adına aboneliğin tesis edilemeyeceğini bildirdiğini, oysa davacının önceki kullanıcının kullanımlarından sorumlu tutulamayacağını belirterek; dava dilekçesinde belirtilen adresteki iş yeri için elektrik aboneliğinin tesisine, ayrıca HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca davacı adına tedbiren elektrik aboneliğinin derhal tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE İTİRAZ :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuğa başvurmadan eldeki davayı açtığını, husumetin ....Elektrik Perakende Satış A.Ş'ye yöneltilmesi gerektiğini, bu yüzden davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının, dava dışı anılan şirketle anlaşarak önceki borcun ödenmesi mukabilinde aboneliği devraldığını, davacının 23/03/2026 tarihinde aboneliği fiilen aldığını, ihtiyati tedbir kararının ise 15/06/2026 tarihinde verildiğini, verilen tedbir kararının hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının, dava dışı şirketten elektrik aboneliğini almış olmasına göre tedbir kararının sürdürülmesinde hiçbir hukuki zeminin bulunmadığını, tedbirle korunmak istenen hakkın 23/03/2026 tarihinde elde edildiğini belirterek; davanın reddine, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME ARA KARARI: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı ve 15/06/2026 tarihli kararı ile; "talep edenin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 393/1. maddesi gereğince, ihtiyati tedbire ilişkin bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde toplam 300.000,00-TL nakdi teminatın veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ibrazı halinde tedbir isteyenin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne" şeklinde tedbire hükmedilmiş;
Davalının itirazı üzerine duruşma açılarak 23/06/2026 tarihli ek karar ile; "...davacının, kiraladığı otelde ticari faaliyette bulunmak üzere abonelik başvurusunda bulunmakla birlikte önceki borcun kendisinden tahsil edilme yoluna gidilerek, abonelik başvurusunun reddedildiğinden bahisle aboneliğin tesisi ve tedbiren aboneliğin verilmesi için eldeki davanın açıldığı, mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın ve yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararının verilebileceği, dava konusu elektrik aboneliğinin ticari işletmeyle ilgili olduğu, davalının işleminin hukuka uygun olup olmadığının yapılacak yargılama sonunda anlaşılacağı, ihtiyati tedbir kararının verilmemesi halinde sakıncalı bir halin ve yahut telafisi imkansız ciddi bir zararın doğma ihtimalinin bulunduğu, davacı tarafından ortaya konulan delillerin geçici hukuki koruma için yaklaşık ispata yeter mahiyette olduğu, açılacak muhtemel davanın kazanılması halinde dahi sonuçsuz kalmasının önlenmesi amacıyla ve gecikmesinde sakınca görüldüğünden menfaatler dengesi de gözetilerek ihtiyati tedbir kararının verildiği, bu nedenle tedbir kararına yönelik itirazın yerinde olmadığı," yönündeki gerekçeyle; "ihtiyati tedbire itirazın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesi ile; verilen ihtiyati tedbir kararının davalının pasif husumetinin bulunmaması, tedbir kararından önce tedbire gerekçe gösterilen hukuki tehlikenin ortadan kalkması nedenleriyle hukuka aykırı kaldığını, itiraz dilekçesindeki olguların hiç değerlendirilmeden itirazın reddedildiğini, kararın yeterli gerekçe içermediğini, husumetin yönetilmesi gereken şirketin ....Elektrik Perakende Satış A.Ş. olduğunu, aboneliğin adı geçen şirketçe tesis edileceğini, dolayısıyla verilen tedbir kararının, icrası için davalıya müzekkere yazıldığı da gözetildiğinde fiilen icra edilebilir niteliğinin bulunmadığını, taraf sıfatının her aşamada resen gözetilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir koşullarının somut olayda oluşmadığını, davacının 23/03/2026 tarihinde aboneliği aldığını, bu anlamda tedbir kararı ile amaçlanan hakkın daha evvelinde elde edildiğini belirterek; ilk derece mahkemesinin ara kararının ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;
Dava; elektrik aboneliği tesisi istemli muarazanın giderilmesine ilişkindir.
Dava ilk olarak Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) ....Esas sayılı dosya ile açılmış, anılan mahkemece ...Karar sayı ve 10/04/2026 tarihli kararı ile; Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesine müteakip dosya gönderildiği Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinde ....Esas numarasını almıştır.
Davacı vekili ayrıca tedbiren elektrik aboneliğinin derhal tesisini istemiş, yerel mahkemece 15/06/2026 tarihli ara karar ile; davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin teminat mukabili kabulüne, tedbiren aboneliğin tesisi ile elektrik hizmetinin başlatılıp sağlanmasına hükmedilmiş, tedbire yönelik itiraz üzerine duruşma açılarak 23/06/2026 tarihli ara karar ile; yukarıda özetlenen gerekçeye dayalı olarak davalı vekilinin ihtiyati tedbire yönelik itirazının reddine karar verilmiş, ara karar süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık;ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı HMK’ nun 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır” hükmü düzenlenmekle ihtiyati tedbir kurumu açıklanmıştır.
6100 sayılı HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir hukuki müsessesi ile davanın açılması ile hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir.
HMK’nun 389. maddesinde meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır.
İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyatî tedbire esas bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi hususunda takdir yetkisi, bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmıştır.
İhtiyati tedbir kararı yasadaki düzenlemeden anlaşılacağı üzere sadece uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir.
Tedbir talep eden taraf,davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.(HMK.390/3 madde) Yine verilecek tedbir kararı,davanın esasını çözümleyecek nitelikte olmamalıdır.
Somut olayda; ihtiyati tedbir koşullarının bulunması halinde tedbire konu yer için elektriğin bağlanması ve hizmetin verilmesi yönünde tedbir kararı verilmesiyle yetinilmesi yerine uyuşmazlığın esasını çözümleyecek mahiyette ve usul hükümlerine aykırı kalacak şekilde tedbire hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ;davalı vekilinin, davaya konu yapılan elektrik aboneliğinin 23/03/2026 tarihinde davacı adına tesis edildiğine yönelik beyanları karşısında davalı şirket ve ....Perakende Satış A.Ş.ile gerekli yazışmaların yapılarak davacı adına tedbir tarihinden evvel dava dilekçesinde belirtilen ve talep konusu yapılan adresteki taşınmaz için verilmiş faal bir elektrik aboneliğinin bulunup bulunmadığı sorulup tespit edilmeden, buna göre HMK'nın 389 maddesinde belirtilen hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle sakınca veyahut ciddi bir zararın oluşacağı tehlikesinden söz etmenin mümkün olup olmadığı, davacının tedbir istemekte hukuki yararının bulunup bulunmadığı, nihayetinde yukarıda belirtilen ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı herhangi bir tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeden ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine karar verilmesi de isabetli değildir.
Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin belirtilen yönlerden kabulü ile HMK'nun 353/1.a-4-6 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılarak, itirazın yeniden incelenmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-HMK'nun 353/1.a-4-6 maddesi uyarınca Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2026 tarih ve ...Esas sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-Peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
5-İstinaf başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine,
6-İstinaf eden davalının istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince nihai kararla değerlendirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,oybirliği ile karar verildi. 07/09/2026
...