Antalya Bölge Adliye Mahkemesinden Denizli OSB altyapı katılım bedeli itirazın iptali davasında metrekare birim fiyatı anlaşmazlığını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, Organize Sanayi Bölgesine yeni dahil edilen davalı şirketten, metrekare başına 7 USD olarak belirlenen altyapı katılım bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemini ele almaktadır; davacı OSB, davalının taahhütlerine rağmen belirlenen tutarı ödemediğini ileri sürerken, davalı ise kendi mevcut altyapısı nedeniyle metrekare başına 4 USD bedelin hakkaniyetli olacağını ve ödemelerini bu miktar üzerinden yaptığını savunmaktadır.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: DENİZLİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 26/02/2026DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ İSTİNAF TALEP TARİHİ:07/04/2026-13/04/2026İSTİNAF KARAR TARİHİ:08/09/2026KARARIN YAZIM TARİHİ:09/09/2026İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli Organize Sanayi Bölge Müdürlüğünün güney ve güney doğusunda bulunan bir kısım arsalarda zamanla sanayileşme meydana geldiğini, bu sanayicilerin altyapı ve diğer OSB hizmetlerinden yararlanmak istediklerine dair talepleri sonrasında bu alanın OSB sınırları içine dahil edilmesi için davacı tarafından bakanlık nezdinde uzun süreçli işlemlerin yürütüldüğünü, yapılan değerlendirme ve düzenlemeler sonucunda aralarında davalı şirketin de bulunduğu alanın Denizli Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü sınırları içine dahil edilmesine Bakanlıkça karar verildiğini, davacının OSB sınırlarına dahil edilmeden önce davalı ve diğer firmalara hizmet vermeye başladığını, davalı şirketin henüz OSB sınırları içine dahil olmadan 25/11/2015 tarihli talep dilekçesinde OSB yönetim kurulu ve genel kurul kararlarıyla ilgili mevzuat hükümlerine kayıtsız şartsız uymayı kabul ettiğine dair taahhütte bulunduğunu, ancak davalının hizmet almasına rağmen alt yapı katılım bedelini ödememesi sebebiyle yönetim kurulunca 18/08/2021 tarihinde karar alındığını, davalıya 25/08/2021 tarihli yazı ile ödeme tablosunda yer alan m²'si 7 USD üzerinden (1 USD = 7,1428 TL) toplam 59.542 USD'nin karşılığı 425.296,60 TL'nin %25'inin peşin , geri kalanının 48 eşit taksitte ödenmesi hususunun ihtar edildiğini, davalının bu ihtara verdiği yanıtlarında masraf katılım payının 4 USD üzerinden hesaplanması gerektiğini bildirdiğini, oysa davalının m²başına 4 USD ödenmesi yönündeki isteminin kendi takdir ettiği tutar olduğunu, yönetim kurulu kararıyla bağdaşmadığını, davalıdan istenenin elektrik, su, doğalgaz gibi alt yapı katılım bedeli olduğunu, davalıya gönderilen 22/09/2021 tarihli yazıda alt yapı katılım bedelinin m² başına 4 USD değil, 7 USD olduğu, ödenmesi gereken peşinat bedelinin 106.324,15 TL olması sebebiyle ödenen 60.756,66 TL'nin mahsubundan sonra bakiye 45.567,49 TL peşinatın ödenmesi, kalan 318.972,45 TL'nin ise 48 ayda ve 48 eşit taksitte senet düzenlenerek müdürlüğe teslim edilmesi gerektiği hususunun ihtar edildiğini, davalı ile yapılan tüm yazışmalara rağmen alt yapı katılım bedelinin bakiye tutarının ödenmediğini, davalının m²'si 4 USD üzerinden kendince hesaplama yaparak bir kısım taksitleri buna göre ödediğini, son olarak davalıya 19/11/2021 tarihli yazı ile peşinat ve taksitlerden bakiye alacak tutarının ödenmemesi halinde yasal işleme başlanacağı hususunun ihtar edildiğini, davalının bakiye tutarları ödememesi üzerine hakkında Denizli 7.İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, 02/02/219 tarihli OSB Uygulama Yönetmeliğinin 59.maddesi uyarınca ödemelerin zamanında yapılmaması halinde gecikme süresi için ödenmeyen tutara 6183 sayılı kanunun 51.maddesinde belirtilen oranda gün sayısına dayalı gecikme zammı uygulanması gerektiğini, davalının alt yapı katılım payından sorumlu olduğu hususunun yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararlarıyla sabit olduğunu belirterek, davalının icra takibine yönelik itirazının iptali ve takibin devamına alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Denizli Organize Sanayi Bölgesinin 24/01/1975 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle resmen kurulduğunu,Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 23/06/2020 tarihli yazısı ile aralarında davalı şirketin de olduğu eksiden beri alt ve üst yapısı kurulu 69 hektarlık alanın Denizli Organize Sanayi Bölgesi sınırları içine dahil edilmesine karar verildiğini, davacının ... nolu parselin tüm alt ve üst yapı hizmetlerini temelden ve baştan sona sağlamasına karşın sonradan OSB sınırlarına dahil edilen aralarında davalının da olduğu kurulu alt yapı ve üst yapı hizmetleri bulunan firmalar için hakkaniyetle bağdaşmayacak şekilde aynı aidatı belirlediğini, m² başına 4 USD aidat talepli dilekçelerine herhangi bir olumsuz cevap verilmediğini, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesiyle davalının OSB'ye katıldığı durum ve şartlara göre m²si 4 USD'yi geçmeyen bir aidattan sorumlu tutulması gerektiğini, davalı şirketin muaccel olan katılım bedellerini olması gereken m²'si 4 USD üzerinden ödediğini belirterek, davanın reddini istemiştir. YEREL MAHKEME KARARI: Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ....Karar sayılı 26/02/2026 tarihli kararı ile; "....davacı vekili tarafından alt yapı katılım bedeli alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı vekilinin ise davalı şirketin kurulu vaziyette alt ve üst yapı hizmetlerinin bulunduğu haliyle organize sanayi bölgesi sınırlarına dahil olduğu, aynı alt yapı katılım hizmet bedeline tabi tutulmasının adalet ve hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmayacağı, davalı şirketten m² başına 4 USD.den fazla olmamak üzere alt yapı katılım payının alınması gerektiğini iddia ettiği, davalı şirketin 25/11/2015 tarihli dilekçesiyle Denizli Organize Sanayi Bölgesi sınırları içine dahil edilmesi talebinde bulunduğu, 15/09/2017 tarihli dilekçesiyle OSB'ye üye olana kadar alt yapı hizmetlerinden yararlanmayı istediği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 23/06/2020 tarihli yazısı ile aralarında davalının da bulunduğu 69 hektarlık alanın Organize sanayi bölgesi sınırlarına dahil edilmesine karar verildiği, alt yapı katılım bedelinin müteşebbis heyeti ve genel kurulunca belirlenmesi gerektiği, somut olayda yönetim kurulu tarafından alınmış bir karar bulunduğu, alt yapı katılım payının prensiplerinin belirlenmesi yetkisinin yönetim kuruluna devredilemeyeceği, bu haliyle davacı vekili tarafından talep edilen alt yapı katılım bedelinin hükme esas alınamayacağı, yine dosya kapsamında müteşebbis heyeti veya genel kurulca alt yapı katılım bedeline ilişkin alınmış bir karar bulunmadığı,gerekçeli ve denetlenebilir bulunan bilirkişi heyet raporuna göre davacının davalıdan alması gerekli alt yapı katım payının m² başına 5,28 USD olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, davaya konu alacağın davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir, yani likit alacak niteliğinde olmadığı, yargılamayı gerektirdiği" yönündeki gerekçeyle "davanın kabulü ile, davalının Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu vaki itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına, yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine" şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; Dairemizin kaldırma kararında da alt yapı bedeline ilişkin alacağın likit alacak mahiyetinde olduğunun belirtildiğini, buna rağmen icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmasına rağmen hatalı olarak reddedildiğini, davacının 22/09/2021 tarihli yazısı gereği alt yapı katılım bedelinin m² başına 7 USD'den davalının ödemesi gereken tutarın 8576 m² x 7 USD=59.542 USD olduğunu, %25 peşinat tutarının 14.855,50 USD'ye denk geldiği, yönetim kurulu kararı ile 1 USD'nin 7,1428 TL olarak belirlendiğini, dolayısıyla ödenmesi gereken peşinatın 106.324,15 TL olmasına rağmen davalının 60.756,66 TL peşinat ödemesi yaptığını, bakiye borcun (318.972,45 TL )48 eşit taksitte ödenmesi yönünde senet düzenlenerek teslim edilmesi ve bakiye peşinatın ödenmesinin davalıya ihtar edildiğini, gelinen aşamada davalının peşinat ile Ekim ve Kasım aylarına ait taksitleri eksik ödediğinden davalı aleyhine gecikme faiziyle birlikte alacağın tahsili için icra takibine geçildiğini, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, itirazları değerlendirilmeden karar verilmesinin usule aykırı kaldığını, raporda alt yapı katılım payının m²başına 5,28 USD olarak hesaplandığını, ancak itiraz dilekçelerinde belirtmelerine rağmen bilirkişi heyetinin maliyet hesabına kullanma suyu maliyetiyle elektrik aydınlatma hatları maliyeti kalemlerini katmayı sehven unuttuğunu, belirtilen kalemlerin dahil edilmesi durumunda m² başına düşen alt yapı katılım bedelinin 7,1428 USD olacağının görüleceğini, önceki alınan bilirkişi raporunda fiyatlandırmaların günün şartlarına uygun olduğunun belirtildiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; davacının tacir olmadığını, bu nedenle davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı şirket ve dava konusu icra dosyasının karıştırıldığını, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının m² başına 7 USD biriminden talepte bulunmasına, bilirkişilerin ise m² başına 5,28 USD'den hesaplama yapmalarına rağmen icra takibinde istenen tutarın üstünde bir alacağa (109.072,80 TL) ulaşıldığını, bu durumun metamatik kurallarıyla bağdaşmadığını, alt yapı katılım bedelinin belirlenmesinde itirazlarının değerlendirilmediğini, organize sanayi bölgesine dahil edilen bir kısım boş parsel maliklerinin hiçbir alt yapı yatırımı yapmamış olmalarına karşılık davalının organize sanayi bölgesine dahil edilmesinden önce de aktif ve faal olduğunu, boş parsel malikleriyle aynı koşullara tabi tutulmasının doğru olmadığını, davalının OSB'ye dahil olmasından evvel katılım şartlarını davacıya bildirdiğini ve bu şartlarının davacı tarafından kabul gördüğünü, m² başına alt yapı katılım bedelinin 4 USD olması şartının OSB'ye giriş için başvuruda ifade edildiğini, davacının davalı tarafından yazılı olarak ilettiği şartları yürürlüğe sokarak zımni şekilde kabul ettiğini, aksinin kabulünün dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağını, bilirkişilerin belirlediği m² başına 5,28 USD'nin yüksek olduğunu, maliyet hesabında daha evvelinde mevcut olan hususların hesaplamaya dahil edilmesinin doğru olmadığını, bu bağlamda bilirkişilerden talep edilen hususların kısmen yerine getirildiğini, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; Dava; OSB alt yapı katılım bakiye hizmet bedelinin ödenmediğinden bahisle başlatılmış icra takibine yönelik davalı şirketin itirazının iptali istemlidir.İlk derece mahkemesince; ....Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda ...Karar sayı ve 25/05/2023 tarihli karar ile; "davanın kabulüne,davalının Denizli 7. İcra Müdürlüğü'nün ....esas sayılı dosyasına yapmış olduğu vaki itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına, yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine" şeklinde karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin ...Esas, ....Karar sayı ve 16/06/2025 tarihli kararı ile; "...Davalı şirketin 25/11/2015 tarihli dilekçesiyle Denizli Organize Sanayi Bölgesi sınırları içine dahil edilmesi talebinde bulunduğu, 15/09/2017 tarihli dilekçesiyle OSB'ye üye olana kadar alt yapı hizmetlerinden yararlanmayı istediği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 23/06/2020 tarihli yazısı ile aralarında davalının da bulunduğu 69 hektarlık alanın Organize sanayi bölgesi sınırlarına dahil edilmesine karar verildiği hususları çekişme dışıdır. Davalının 25/11/2015 tarihli dilekçesinde; taşınmazının OSB sınırları içerisine alınmasını isteyerek, ilgili OSB yönetim kurulu kararı ve genel kurul kararları ile OSB kanunu ve OSB uygulama yönetmeliğinin tüm hükümlerine kayıtsız şartsız uymayı kabul ettiği görülmektedir. Davacı vekili; Denizli Organize Sanayi Bölgesi yönetim kurulu kararları ile alt yapı katılım payı bedelinin m² başına 7 USD olarak belirlendiğini, ancak davalı şirketin OSB sınırlarına dahil olup OSB'nin alt yapı hizmetlerinden yararlanmasına rağmen ödemesi gereken alt yapı hizmet bedelinin peşinatının tamamını ödemediği gibi taksitlerini de eksik ödediğini ileri sürerek bakiye alt yapı hizmet bedelinin tahsili amaçlı davalı şirket hakkında icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine de eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. Davalı vekili; Organize Sanayi Bölgesi sınırları dahilindeki şirketlere ilk andan itibaren tüm alt ve üst yapı hizmetlerinin davacı tarafından tesis ve tahsis edildiğini, aralarında davalının da bulunduğu alanın sonradan OSB sınırlarına dahil edilmekle birlikte bu alan dahilindeki bir kısım taşınmazlarda alt yapının bulunmadığını ve boş arsalar olduğunu, oysa davalı şirketin kurulu vaziyette alt ve üst yapı hizmetlerinin bulunduğu haliyle organize sanayi bölgesi sınırlarına dahil olduğunu, aynı alt yapı katılım hizmet bedeline tabi tutulmasının adalet ve hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmayacağını, davalı şirketten m² başına 4 USD.den fazla olmamak üzere alt yapı katılım payının alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Görüldüğü üzere davalının, taraflarından alt yapı katılım bedeli alınamayacağı yönünde bir itirazı bulunmamaktadır. Davacı; alt yapı katılım payının m² başına 7 USD olarak alınması; davalı ise adalet ve hakkaniyet ilkesi uyarınca alınması gereken alt yapı katılım hizmet bedelinin m² başına 4 USD.den fazla olmaması gerektiği iddiasındadır.Dolayısıyla uyuşmazlık; davalı şirketten tahsil edilmesi gereken alt yapı katılım bedelinin ne miktarda olması gerektiğinin tespiti noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunun 16.maddesinde; "Yönetim aidatları ve hizmetlerin karşılıkları, müteşebbis heyet tarafından arıtma tesisi işletme masrafları hariç parsel büyüklüğüne göre belirlenir. Arıtma tesisi işletme masraflarına katılım payları ise debi ve kirletme parametreleri esas alınarak yönetim kurulunca tespit edilir. Yönetim kurulunun yıllık bütçesinde belirtilen, bölgenin alt yapı ve müşterek hizmetlerine ait tüm masraflar önceki yıla ait kesin hesap da dikkate alınarak katılımcılar tarafından karşılanır. Belirtilen hizmetlerden yararlanmadıkları gerekçesi ile yönetim aidatlarının ödenmesinden kaçınılamaz. Müteşebbis heyetin yönetim aidatı ile ilgili kararları ilam hükmünde olup, ilamların icrasına ilişkin yolla takip edilirler." denmektedir. Bahsi geçen kanuna dayanılarak yayınlanmış 02/02/2019 yürürlük tarihli Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin müteşebbis heyet ve genel kurulun görev yetkileri başlıklı 23.maddesinde Organize Sanayi Bölgesi müteşebbis heyeti ve genel kurulun görev ve yetkileri sayılırken 1-ş bendinde; "Arsa tahsis ve satış prensiplerinin, katılımcı veya kiracılardan tahsil edilecek alt yapı katılım payları, elektrik, su, atık su, doğalgaz ve benzeri satış ve hizmet bedelleri ile ilgili prensiplerin ve bu aidat ve satış bedellerinin tahsilatında gecikme halinde uygulanacak yaptırımlara ilişkin esasların belirlenmesi" şeklinde hükme yer verilmiştir. Aynı yönetmelik maddesinin 2.fıkrasında ise; "Müteşebbis heyet veya genel kurul, birinci fıkranın (m), (n), (o), (ö), (p), (r), (s), (ş), (t), (u), (ü), (v), (y), (z), (aa) ve (bb) bentlerindeki görev ve sorumlulukları yönetim kuruluna devredemez." denmektedir. Bütün bu yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere alt yapı katılım payını belirleme yetki ve görevi organize sanayi bölgelerinin müteşebbis heyetine veya genel kuruluna aittir. Öyle ki bu yetki ve sorumluluğun yönetim kuruluna devredilemeyeceği de yukarıda belirtilen yönetmelik hükmünde açıkça düzenlenmiştir. Hal böyleyken somut olaya ilişkin Organize Sanayi Bölgeleri müteşebbis heyeti veya genel kurulunca alt yapı katılım payının belirlenmesine ilişkin alınmış bir karar bulunup bulunmadığı araştırılıp belirlenmeden,bahsi geçen kurullarca alt yapı katılım payının prensiplerinin belirlenmesi yetkisinin ilgili yönetmelik hükmü gereği yönetim kuruluna devredilemeyeceğinden yönetim kurulu kararının hükme esas alınamayacağı gözetilmeden,müteşebbis heyet veya genel kurulca alınmış bu yönde bir kararın bulunmaması halinde aralarında sanayi ve ticaret alanında uzman bilirkişinin de bulunduğu heyetten somut olayın koşullarına göre davalıdan ne tutarda alt yapı katılım payı alınması gerektiği yönünde denetlenebilir,davalı itirazlarını karşılayacak,somut uyuşmazlığı çözümlemeye yarar ,hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu alınmasından sonra oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden,delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek eksik tahkikata dayalı yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir....Tüm bu nedenlerle; delillerin gereği gibi toplanmaması karşısında taraf vekillerinin istinaf talebinin belirtilen yönlerden kabulü ile HMK'nun 353/1.a- 6.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı akabinde dosya yerel mahkemede ....Esas numarasını almış, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; yukarıda özetlenen gerekçeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş, karar süresi içinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgili olmasına göre dava, ticari dava mahiyetinde olup , davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2025/4065 Esas, 2026/1568 Karar sayı 25/03/2026 tarih; 2025/3224 Esas, 2026/583 Karar sayı 11/02/2026 tarih; 2024/2806 Esas, 2025/2637 Karar sayı ve 07/05/2025 tarih; 2023/4105 Esas, 2025/1209 karar sayı ve 27/02/2025 tarih; 2023/4074 Esas, 2025/575 Karar sayı 18/02/2025 tarih; 2024/1523 Esas, 2025/828 Karar sayı 13/02/2025 tarih; 2024/1096 Esas, 2025/364 Karar sayı ve 20/01/2025 tarih; 2024/605 Esas, 2025/244 Karar sayı ve 14/01/2025 tarih; 2023/3409 Esas, 2024/4344 Karar sayı ve 16/12/2024 tarih; Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2019/370 Esas, 2021/3764 Karar sayı ve 28/06/2021 tarih; Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2022/2805 Esas, 2023/5185 Karar sayı ve 21/09/2023 tarihli emsal kararları) Bu nedenle davalı vekilinin göreve ilişkin istinaf itirazları haksız ve yersizdir. İlk derece mahkemesince yukarıda belirtilen dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılarak OSB alt yapı katılım bedelinin belirlenmesine ilişkin alınmış müteşebbis heyeti veya genel kurul kararı bulunup bulunmadığı hususunda yapılan araştırma sonucunda bu yönde bir kararın bulunmadığı, alt yapı katılım bedelinin davacı tarafça yönetim kurulu kararı ile belirlenmesi yoluna gidildiği görülmüştür. Dairemizin kaldırma kararında ayrıntılı olarak izah edildiği üzere genel kurulun veya müteşebbis heyetinin alt yapı katılım bedelini belirleme yetkisini yönetim kuruluna devretmesi hukuken mümkün değildir.Bu sebeple,davalı tarafından da kabul görmeyen, yönetim kurulu kararı ile belirlenen alt yapı katılım bedelinin somut olayda uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Davalının ne tutarda alt yapı katılım bedeli ödemesi gerekeceği hususu ise teknik bilgi ve uzmanlık gerektirdiğinden , konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekecektir. Mahkemece de bu doğrultuda bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor alınmış, alınan raporlarda; davalının ödemesi gereken alt yapı katılım bedelinin m² başına 5,28 USD olması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. Ancak bilirkişi heyetince bu belirlemenin yapılmasından sonra davacının icra takip tarihi itibariyle isteyebileceği alacak tutarının hesaplanması aşamasında maddi hatalara düşüldüğü,hesaplamada esas alınacak davalının OSB'ye dahil edilen alanının tarafların kabulünde olan 8506 m² olmasına rağmen yanılgıyla 22738 m².ymiş gibi hesaplama yapıldığı, USD efektif satış kurunun da taraf iradelerine aykırı olacak ve dosya kapsamıyla bağdaşmayacak şekilde 5,25 TL olarak kabul edildiği, davacının resmi defterlerinde alacağının 68.351.24 TL olduğu belirlendiği halde bu tutarla çelişecek şekilde yukarıda belirtilen hatalara düşülmek suretiyle 109.072,80 TL alacak tutarına ulaşıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince ise; alt yapı katılım bedelinin birim olarak m² başına 5,28 USD olduğu kabul edilmesine rağmen neticeten davacının icra takibine konu yapabileceği alacağının ne miktarda olması gerektiği hususunda gerekçe dahi oluşturulmadan davanın tam kabulü yoluna gidilerek HMK'nun 297 maddesine aykırı karar tesis edilmiştir.Ancak gelinen aşamada yargılamanın daha fazla sürüncemede kalmasının önüne geçmek adına alt yapı katılım bedelinin bilirkişi heyeti raporunda birim olarak belirlendiği gözetilerek icra takip tarihi itibariyle davacının alacağının Dairemizce hesaplanmasının daha uygun olacağı kanaatine varılmıştır.Dosya kapsamındaki yazışmalar, davacının davalıya gönderdiği ihtarname ve davalının yanıtları, yargılama safhasındaki tarafların beyanlarından; davacının, alt yapı katılım bedelinin %25'inin peşin olarak, geri kalanının 48 eşit taksitte ödenmesi yönünde davalıya kolaylık sağladığı,bu doğrultuda davacının dava konusu yaptığı icra takibinde ödenmesi gereken peşinatın ve yine Ekim ve Kasım aylarına ait taksitlerin eksik ödendiği gerekçeleriyle bakiye alacaklarını 3 ayrı kalem ve bunların gecikme faizleri şeklinde talep ettiği anlaşılmaktadır.Davacının gerek ihtarnamelerinden gerekse yargılama aşamasındaki beyanlarından, davalının peşinat ödemesinden sonra yaptığı taksit ödemelerini peşinat bakiyesi ve ferilerinden mahsup yoluna gitmediği anlaşılmış olup, TBK 100 maddesi anlamında mahsup talebinin bulunmadığı görülmektedir. O halde icra takibine konu yapılan alacağın takip tarihi itibariyle tutarının belirlenmesi yönünden yapılacak hesaplamada bu taleple bağlı kalınması gerekmektedir. 6098 Sayılı TBK 99 maddesi uyarınca konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Yukarıda belirtildiği üzere alt yapı katılım bedelinin belirlenmesine yönelik yönetim kurulu kararının somut olayda hukuken uygulanma imkanı bulunmadığından bilirkişilerce aslında bu bedelin Türk Lirası olarak belirlenmesi icap etmektedir. Ancak davacının alt yapı katılım bedelini m2 başına USD cinsinden davalıdan ödenmesini istediği, davalının da davacıya gönderdiği ihtarnameler ve cevap dilekçesindeki beyanlarında m²başına 4 USD üzerinden katılım payı ödemeyi kabul ettiği görülmektedir.Dolayısıyla alt yapı katılım bedelinin USD cinsinden ödenmesi hususunda taraflar arasında anlaşmanın bulunduğu kabul edilmelidir.Davacının yargılama safhasındaki beyanlarından ve davalıya gönderdiği ihtarnamelerinden dolar kurunu 7,1428 TL olarak sabitlediği anlaşılmaktadır. Davalı şirketin 14/06/2021 tarihinde OSB bölgesine dahil edildiği, davacının 18/08/2021 tarihli yönetim kurulu toplantısıyla alt yapı katılım payını belirleme yoluna giderek 25/08/2021 tarihli ihtarnamesi ile davalıdan alt yapı katılım payının ödenmesini istediği ve davalıya peşinat ödemesiyle ilgili 15/09/2021 tarihine kadar süre verdiği hususları birlikte gözetildiğinde bu tarihler itibariyle USD kurunun davacının belirlediği 7,1428 TL'nin üzerinde kalması sebebiyle taleple bağlı kalınarak, Dolar kurunun 7,1428 TL olarak esas alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bilgiler ışığında davalının OSB'ye dahil edilen alanının 8506 m² olmasına göre m² si 5,28 USD'den davalının ödemesi gereken toplam alt yapı katılım payının 44.911,68 USD olduğu , davacının kuru davalının lehine olacak şekilde 7,1428 USD'den sabitlemesi sebebiyle karşılığının 320.795,14 TL olması gerektiği, bu tutarın %25'inin peşinat olarak davalı tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığı, %25'e tekabül eden kısmının 80.198,78 TL olduğu, dosya kapsamındaki deliller, özellikle davacının ihtarnamesi ve yargılama safhasındaki beyanlarına göre bu tutarın 60.756,66 TL'lik kısmının davalı tarafından ödendiği, geri kalanının ( 19.442,12 TL) ödenmediği, davacı tarafından davalının lehine olacak şekilde geri kalan alt yapı katılım payı bedelinin (240.596,35 TL) 48 ayda eşit taksitlerle ödenmesi kararlaştırılmış ve icra takibine Ekim ile Kasım aylarına ait eksik kalan taksit bedellerinin istenmiş olması karşısında davalının ödemesi gereken her bir taksit tutarının 5.012,42 TL olduğu, yine dosya kapsamından davalının her bir taksit bedelini 3.797,29 TL olarak ödediği, dolayısıyla Ekim ve Kasım aylarından davalının bakiye her bir ay için 1.215,13 TL ödenmemiş borcunun kaldığı anlaşılmaktadır. Çözümlenmesi gereken bir diğer sorun icra takibindeki gecikme zammı ve KDV talebidir. İcra takibinde 6183 sayılı yasaya göre gecikme zammı ile bunun KDV'sinin talep edildiği, ilk derece mahkemesinin davanın tamamen kabulü yoluna giderek davalının itirazının iptali ve takibin devamına karar verdiği, dolayısıyla gecikme zammı ve KDV alacağının da kabul edildiği, davalı vekilinin gecikme zammı ve KDV istenemeyeceği yönünde açık istinafının bulunmadığı, bu nedenle yukarıda belirlenen alacak kalemleri yönünden gecikme zammı ve bunun KDV'sinin ayrıca hesaplanması gerektiği anlaşılmıştır. Davacının, davalıya gönderdiği 25/08/2021 tarihli ihtarnamede miktar belirterek altyapı katılım payının ödenmesini istediği ve peşinat ödemesi yönünden davalıya 15/09/2021 tarihine kadar süre verdiği, bakiye bedelin 48 eşit taksit halinde ödenmesini istediği, dolayısıyla taksitlerin her ayın 15'inde davalı tarafından ödenmesi yönünde iradesini bildirdiği anlaşıldığından yukarıda belirlenen peşinat bakiye alacağı yönünden davalının temerrüde düştüğü 16/09/2021 ila icra takip tarihi olan 29/11/2021 arası dönem için istenebilecek gecikme zammı 757,12 TL'dir. Ekim ayı taksiti yönünden 16/10/2021 ila icra takip tarihi 29/11/2021 arası dönem için 27,88 TL; Kasım ayı taksiti yönünden 16/11/2021 ila 29/11/2021 arası dönem için gecikme zammı 8,44 TL'dir. (hesaplama.net isimli internet sitesi üzerinden hesaplama yapılmıştır.) Gecikme zammının KDV'si ise 142,81 TL olacaktır. Neticeten icra takip tarihi itibariyle davacının isteyebileceği alacak kalemleri; 19.442,12 TL peşinat bakiyesi, 757,12 TL peşinatın gecikme zammı, 1.215,13 TL Ekim ayı taksit bakiyesi, 27,88 TL gecikme zammı, 1.215,13 TL Kasım ayı taksit bakiyesi, 8,44 TL gecikme zammı, 142,81 TL gecikme zammının KDV'si olmak üzere toplam 22.808,63 TL olup, mahkemece bu tutar üzerinden davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesi gerekirken yukarıda belirtilen hatalı hesaplamaların yapıldığı raporun hükme esas alınarak davanın tamamen kabulü yoluna gidilmesi isabetli değildir. Bilirkişi incelemesi sonucunda katılım payı belirlenebildiğinden bu haliyle alacağın yargılamayı gerektirdiği ve likit mahiyette olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Tüm bu yapılan açıklamalar ışığında; mahkemenin yanılgısının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin yukarıda belirtilen yönlerden kabulüne, sair yönlerden reddine, HMK'nun 353/1.b-2.maddesi uyarınca duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak "davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının Denizli 7.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının 19.442,12 TL peşinat bakiyesi, 757,12 TL peşinatın gecikme zammı, 1.215,13 TL Ekim ayı taksit bakiyesi, 27,88 TL gecikme zammı, 1.215,13 TL Kasım ayı taksit bakiyesi, 8,44 TL gecikme zammı, 142,81 TL gecikme zammının KDV'si olmak üzere toplam 22.808,63 TL üzerinden iptali ile bu miktar yönünden takibin devamına, asıl alacağa 6183 sayılı yasanın 51.maddesine göre değişen oranlarda gecikme faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine" şeklinde yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davacı vekilinin İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE II-Davalı vekilinin İSTİNAF TALEBİNİN KABULÜNE,III-HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/02/2026 tarihli ve ...Esas, ...Karar sayılı KARARININ KALDIRILARAK, ESAS HAKKINDA AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, -Davalının Denizli 7.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının 19.442,12 TL peşinat bakiyesi, 757,12 TL peşinatın gecikme zammı, 1.215,13 TL Ekim ayı taksit bakiyesi, 27,88 TL gecikme zammı, 1.215,13 TL Kasım ayı taksit bakiyesi, 8,44 TL gecikme zammı, 142,81 TL gecikme zammının KDV'si olmak üzere toplam 22.808,63 TL üzerinden iptali ile bu miktar yönünden takibin devamına, asıl alacağa 6183 sayılı yasanın 51.maddesine göre değişen oranlarda gecikme faizi uygulanmasına, -Fazlaya ilişkin talebin reddine,-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,2-Alınması gerekli 1.558,05 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 644,84 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 913,21 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,-Davacı tarafından yatırılan 644,84 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 2.338,80 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 18.725,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 21.123,60 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 9.024,01 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. gereğince hesaplanan 22.808,63 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir edilen 30.582,27 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi olan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 563,90 TL'sinin davacıdan, 756,10 TL tutarın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 05/05/2026 tarih, ...Esas, ...Karar sayılı ilamı ile davalı adına yazılan 3.002,23 TL harç tahsil müzekkeresinin işlem yapılmaksızın ilk derece mahkemesince geri istenmesine, tahsili durumunda makbuz ibraz edildiğinde yatıran tarafa iadesine, IV-İstinaf yargılaması yönünden1-İstinaf talebinde bulunan davacıdan alınan istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irat kaydına, 2-İstinaf talebinde bulunan davalıdan peşin alınan istinaf karar harcının talep halinde davalıya ilk derece mahkemesince iadesine ,3-İstinaf talebinde bulunan davalıdan peşin alınan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad kaydedilmesine,4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTALIK yasal süre içinde YARGITAY ilgili hukuk dairesinde TEMYİZ YASA YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE, oybirliği ile karar verildi. 08/09/2026 ...