Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, kooperatif genel kurul kararının usulsüz çağrı, üyelik intikali ve yönetimdeki akraba ilişkisi iddialarıyla iptali başvurusunu inceledi.
Özet: Davacılar, vefat eden üyenin mirasçıları sıfatıyla, kooperatifin 2021 yılı genel kurul toplantısının usulüne uygun çağrı yapılmadan gerçekleştirildiği, ortaklar defterinin kayıp olduğu, yönetim kurulu üyeleri arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu ve kooperatif taşınmazlarının hukuka aykırı şekilde satıldığı iddialarıyla, genel kurul kararlarının iptalini, mirasçıların üyeliklerinin tescilini, usulsüz seçilen yönetim ve denetim kurulu üyeliklerinin geçersizliğini, kooperatif taşınmazlarına yönelik usulsüz işlemlerin iptalini ve kooperatife kayyum atanmasını talep etmişlerdir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:16/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:10/02/2022
DAVANIN KONUSU:Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:16/05/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili, 2021 yılı genel kurul toplantısının 25.12.2021 tarihinde yapıldığına vakıf olunması üzerine kooperatif toplantısına katılınması üzerine toplantıda öğrenildiğini, akabinde yazılı talep ile dava tarihinde bu belgelerin ilgili sicil müdürlüğünden alındığını, toplantıda denetim kurulu ve yönetim kurulu üye seçimlerinin yapıldığını, taşınmaz alım ve satımına dair kararlar alındığını, toplantıda alınan kararların yasal mevzuata aykırı olması sebebiyle 18/08/2020 tarihli genel kurul kararının iptali talebi ile huzurdaki davanın açıldığını, dava konusu genel kurul toplantısında çağrı usulüne yönelik kanunda açıkça belirtilen usul işlemlerinin yerine getirilmediğini, müvekkillerinin murisi ...' ın davalı ... Arsa Edindirme ve Konut Yapı Kooperatifi üyesi olduğunu, bu nedenle de üye ... mirasçıları olarak müvekkillerinin de üyelik haklarının bulunduğunu, ancak müvekkillerine bu toplantının bildiriminin hiçbir şekilde yapılmadığını, ... mirasçıları 2016 yılında kooperatifin ihyası üzerine yapılan ilk toplantıda temsilcileri olarak ...'ı yetkilendirdiklerini, hala tescil işlemi yapılmadığını ve ortaklar defterine mirasçıların kaydedilmediğini, temsilci olan ...'ı ise bakanlık sicilinde ortak olarak göstermemelerine rağmen toplantıya davet ettiklerini, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı şekilde alınan genel kurul kararının ile iptali gerektiğini, ... mirasçılarının da üyeliklerinin intikalen tescil edilmesi gerekmekte iken ortaklar defterinin kayıp olması sebebi ile bu üyelik tescilinin yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, bu sebeple müvekkillerinin ... mirasçıları olarak miras hisseleri oranında bu ortaklıklarının tesciline karar verilemesinin talep edildiğini, bu konuda kooperatife Antalya 2. Noterliği'nin 16.12.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile keyfiyet bildirildiğini, ancak bu konuda da kooperatif tarafından hiçbir işlem yapılmadığını, her ne kadar toplantı tutanağında hazirun listesinden bahsedilmiş olsa da ortada fiziken bir hazirun cetveli bulunmadığını, ortaklar defterinin kayıp olduğunun genel kurul toplantısında beyan edildiğini, ... ile ... ve ...' ın anne oğul ve anne kız olduklarını, aralarındaki akrabalık ilişkisi sebebiyle yönetim kurulunda birlikte yer almalarının kanuna aykırı olduğunu, ... ...' ın ise amcaları olduğunu, buradan dahi genel kurul kararının hukuka aykırı olduğu ve iptalinin gerekeceğinin ortada olduğunu, yönetim ve denetim kurulu tarafından kooperatife ait başkaca taşınmazlarda kanuna aykırı şekilde satışa konu yapıldığını, bu hususta kooperatif adına kayıtlı taşınmazların aktif-pasif sorgusunun yapılmasına buna yönelik olarak Kepez, Konyaaltı, Muratpaşa, Döşemealtı Tapu Müdürlüklerine müzekkere yazılmasına karar verilmesini ve davalı kooperatif adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, davalarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı 18/08/2020 tarihli genel kurul kararının tüm maddeleri yönünden iptalini, davalı kooperatif adına kayıtlı taşınmazlardan usul ve yasaya aykırı şekilde alınan kararlar ile yönetim kurulu tarafından satılanların tespiti ile usulsüz olarak yapılan tapuların iptali ile kooperatif adına tescilini, denetim kurulu ve yönetim kurulu üyeliklerine seçilenlerin usul ve yasaya aykırı şekilde seçilmesi sebebiyle üyeliklerinin iptalini, davalı kooperatif adına kayıtlı taşınmazların yönetim kuruluna seçilenlere tahsisine yönelik tahsis işleminin iptalini, müvekkili ...'in ...'dan almış olduğu kooperatif üyeliğinin tespiti ile tescilini, müvekkillerinin ... mirasçıları olarak miras hisseleri oranında, ortaklıklarının tescilini, işbu usulsüzlükler sebebi ile kooperatif yönetimine tüm bu usulsüzlükler sonlanıncaya ve yeni bir yönetim seçilinceye kadar kayyum atanmasını, yargılama harç ve giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını, davalı tarafın vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Mahkememiz ... esas sayılı dosyasında hazırlanan tensip tutanağının 7 nolu ara kararı ile; Davacıların davalı kooperatif adına kayıtlı taşınmazlarda usul ve yasaya aykırı şekilde alınan karalar ile yönetim kurulu tarafından satılanların tespiti ile usulsüz olarak yapılan tapuların iptali ve kooperatif adına tesciline yönelik açılan davanın TEFRİKİ ile Mahkememizin ayrı bir esasına kaydına karar verilmiş ve yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır.
Mahkememizin 27/01/2022 tarihli ön tensip tutanağının 1 nolu ara kararında; Davacı vekiline tapu iptal ve tescili davasına konu taşınmazların tapu kayıt bilgilerini bildirmek ve harca esas değerlerini belirlemesi için 1 haftalık kesin süre verilerek, sonuçları ihtar edilmesine karşı davacının verilen kesin süre içerisinde taşınmaz bilgileri hakkında beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu119/1-d bendi gereğince dava konusunu ve dava konusunun değerini belirtmesi gerekmektedir ve bu hususun eksik olması halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md.119/2 uyarınca davacıya bir haftalık kesin süre verilir ve bu süre içerisinde eksiklik giderilmediği takdirde dava açılmamış sayılır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md.94'e göre kesin süre içerisinde yapılması gereken işlemi yapmayan tarafın o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Davanın açılmamış sayılmasına " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; harç ikmali yaptıklarını, mahkemenin verdiği süre içerisinde beyan dilekçesi sunduklarını,ilk derece mahkemesince açıklama yapılmadığından bahisle eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkillerinin kooperatif üyesi olduğunu, genel kurul toplantı bildirimlerinin müvekkillerine yapılmadığını, davacıların üye defterine kaydedilmediğini, mahkemenin tapu iptal tescil davasına konu taşınmazların tapu kayıt bilgilerini bildirmek ve dava değerini belirlemek üzere bir haftalık süre verildiğini, ancak müvekkillerinin taşınmazların hangi taşınmaz olduğunu bilmesine imkan bulunmadığını, yönetim kurulunun usul ve yasaya aykırı taşınmaz satışı yaptığını, müvekkillerinin toplantılara çağrılmadığı için taşınmazlara ilişkin yapılan işlemleri bilmediklerini, ancak mahkemece aktif pasif sorgusu yapıldığında usul ve yasaya aykırı gerçekleştirilen satış işlemlerinin müvekkilleri tarafından bilinebileceğini, buna rağmen mahkemece verilen kesin süre içerisinde beyan dilekçesi sunmadıkları gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin yaptığı ihtaratın da usule aykırı olduğunu, zira dava değerinin bildirilmiş olması durumunda davanın açılmamış sayılmasına değil, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, 08/02/2022 tarihli beyan dilekçe ile eksikleri tamamladıklarını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacıların tefrikine karar verilen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, davacıların davalı kooperatife karşı üyeliğin tespiti istemi ile açmış oldukları davanın davacıların kooperatife üye kayıtlarının yapılması sebebi ile konusuz kaldığı kararın 17/04/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; davacıların iş bu davayı açmakta aktif dava ehliyetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacılar dava dilekçesinde özetle; murislerinin davalı kooperatife üye olduğunu, ancak davacıların ortaklar defterine dava tarihi itibari ile kayıtlarının yapılmadığını, genel kurul toplantılarına çağrılmadıklarını, yönetim kuruluna seçilen kişilerin yönetim kurulu üyesi olamayacağını, denetim kurulu üyelerinden ...'ın ayırt etme gücünü yitirdiğini, kısıtlı olduğunu, ...'ın kooperatife üyelik şartlarına sahip olmadığını, kimi yönetim kurulu üyelerinin vekaleten oy kullandığını, yönetim kuruluna gündemde bulunamamasına rağmen kooperatif adına taşınmaz hissesi satımı konusunda yetki verildiğini, davalı kooperatif adına kayıtlı taşınmazların usul ve yasaya aykırı şekilde alınan kararlar ile yönetim kurulu tarafından satıldığını, satılanların tespiti ile usulsüz olarak satışı yapılan tapuların iptali ile kooperatif adına tescilini talep etmişlerdir.
HMK'nun 119. maddesinde dava dilekçesinde hangi hususların bulunması gerektiği ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. Buna göre dava konusu, değeri ve talep sonucu açık bir şekilde dava dilekçesinde belirtilmelidir. Bu hususta dava dilekçesinde eksiklik olduğu taktirde bu eksikliğin tamamlanması için HMK'nun 119/2. maddesi uyarınca 1 haftalık kesin süre verilmeli, bu eksiklik tamamlanmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmelidir.
Mahkemece somut dosyada, öncelikle davalı kooperatifin taşınmazların aktif ve pasif kaydının sorgulanıp, davacı tarafa hangi taşınmazların tapu iptal ve tescilini talep ettiklerini açıklamaları hususunda imkan sağlanarak, ardından tapu iptal tescil davasına konu taşınmazların hangi taşınmazlar olduğunun açıklanması ve her bir taşınmaz için harca esas değerin ayrı ayrı HMK'nun 119/1-d , ğ maddesi gereğince açıklanması için davacılara bir haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde belirtilen eksiklik giderilmediğinde davanın HMK'nun119/2. Maddesi gereğince açılmamış sayılacağı hususunun ihtar edilmesi gerekirken, davacıları yanıltacak şekilde "tapu iptal ve tescil davasına konu taşınmazların tapu kayıt bilgilerini bildirmek ve harca esas değerlerini belirlemek üzere HMK'nun 119/1-d maddesi hususunca bir haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde eksiklik giderilmediğinde davanın HMK'nun 119/2. Maddesi uyarınca açılmamış sayılacağı hususunda ihtarına" şeklinde ihtar yapıldığı anlaşılmakla; usulüne uygun davacılara ihtarat yapılmadığından davacıların bu yöne ilişen istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş; yukarıda belirtilen şekilde öncelikle davalı kooperatifin aktif ve pasif taşınmaz kayıtlarının dosyaya celp edilerek davacılara hangi taşınmazların tapu iptal ve tescilini talep ettiklerini açıklama imkanı sağlandıktan sonra, davacılara usulüne uygun ihtarat yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç olarak, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/02/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacılara İADESİNE,
5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy çokluğuyla ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...
MUHALEFET ŞERHİ
Davacılara yapılan ihtaratta açık bir şekilde hangi taşınmazların tapu iptal ve tescilinin talep edildiğinin açıklanması istenilmiş ve bu açıklama verilen kesin süre içerisinde yapılmadığından davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği taraflara ihtar edilmiştir. Yapılan ihtaratta sadece HMK'nun 119/1-ğ maddesi belirtilmemiş olmakla bu husus ihtaratı usulsuz kılmayacaktır. Dava açıldıktan sonra dava konusu mahkeme eliyle belirnemeyeceğinden, verilen ihtarata rağmen kesin süre içerisinde belirtilen eksikliğin giderilmemesi karşısında ve tapu iptal tescil davasında, satışın dava dışı kişilere usulsüz yapıldığı belirtilmesine rağmen, husumetin davalı kooperatife yöneltilmesi karşısında verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.
...