Ankara BAM 20. Hukuk Dairesinde, marka tescil başvurusu reddi kararına karşı benzerlik, ayırt edicilik ve belirli ibarelerin tekeline alma iddialarını inceleyen istinaf incelemesi.
Özet: Bu belge, markaları reddedilen davacıların, başvurularının mevcut markalarla benzerlik göstermediğini, "..." gibi coğrafi bir ismin ve ayırt ediciliği zayıf "..." ibaresinin tekeline bırakılmaması gerektiğini iddia ederek, ilk derece mahkemesinin marka tescil başvurusunun reddini onaylayan kararının istinaf yoluyla incelenmesi talebini konu edinmekte olup, ilk derece mahkemesi ise dava konusu emtiaların benzerliği ve başvuru markasındaki "..." ile "..." ibarelerinin esaslı unsurlar olarak karıştırılma tehlikesi yaratması nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/1224 - 2026/1491
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1224
KARAR NO : 2026/1491
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/05/2024
NUMARASI : 2023/436 E. - 2024/221 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/05/2024 tarih ve 2023/436 E. - 2024/221 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili, müvekkillerinin tescili için başvurduğu 2021/164441 sayılı "..." markası ile davalıların "..." ve "..." ibareli ret gerekçesi markaların benzerlik göstermediğini ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ortalama bir tüketici tarafından müvekkiline ait markalarla gerekçe markaların karıştırılmayacağını, "..." markasının bir yer, coğrafi bölge ve kaynak adını ifade etmekte olup kimsenin tekeline bırakılabilecek bir marka olmaması gerektiğini, keza "..." ibaresinin de Türkçe'deki anlamı ve kapsamı düşünüldüğünde kimsenin tekeline bırakılamayacak ayırt ediciliği zayıf bir kelime olduğunu ileri sürerek, müvekkillerinin 2021/164441 sayılı marka başvurularının SMK'nın 6/1.maddesi uyarınca reddine ilişkin 2023-M-8813 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunurak, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... TİC. LTD. ŞTİ. vekili, dava konusu markanın bir bütün olarak “...” ibaresinden oluştuğunu, esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, müvekkiline ait markaların esas unsurunun da “...” kelimesinden oluşması karşısında, taraf markaları arasında esas unsur bakımdan ayniyet bulunduğunu, markalar bütün olarak karşılaştırıldığında ise taraflara ait markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğunu, eklenen başkaca kelimelerin başvuru markasını ayırt edici kılmadığını, başvuruda yer alan “...” ibaresinin, işitsel, görsel, kavramsal ve ortalama tüketicide bırakacağı genel algı itibariyle başvuruyu, itiraza gerekçe olarak gösterilen müvekkili davalı markalarından ayırt etmeye yetmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... LTD. ŞTİ. vekili, itiraza konu markadaki “...” ibaresinin tıpkı müvekkili markasında olduğu gibi esas unsur konumunda bulunduğunu, esas unsurların aynı olması nedeniyle iltibasın kaçınılmaz olduğunu, itiraza konu markada yer alan diğer ibarelerin markaya herhangi bir ayırt edicilik kazandırmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru markasından çıkartılan ve iş bu davaya konu olan emtialar ile redde mesnet markaların kapsamlarında yer alan emtiaların aynı, aynı tür veya benzer oldukları, başvuru markasında gerek "...", gerekse "..." ibarelerinin markanın esaslı unsurlarını oluşturdukları, söz konusu sözcüklerin markanın genel görünümü içinde ayrı ayrı algılanabildikleri, başka bir deyişle bağımsız ayırt edici rolü haiz oldukları, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markanın esaslı unsurunun "... ..." ibaresi olduğunu, bu ibarenin redde mesnet markalarda bir bütün olarak yer almadığını, marka başvurusunun bütünsel olarak ayırt edicilik taşıdığını, ...'nın Tokat ilinde bilinen bir coğrafi yerin adı olduğunu, kimsenin tekeline bırakılamayacağını, "..." ibaresinin de ayırt edicilik vasfının bulunmadığını, karşılaştırılan markalardaki örtüşmeyen bileşenlerin markalar arasındaki karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Diğer davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markanın esaslı unsurunun "... ..." ibaresi olduğunu, bu ibarenin redde mesnet markalarda bir bütün olarak yer almadığını, marka başvurusunun bütünsel olarak ayırt edicilik taşıdığını, ...'nın Tokat ilinde bilinen bir coğrafi yerin adı olduğunu, kimsenin tekeline bırakılamayacağını, "..." ibaresinin de ayırt edicilik vasfının bulunmadığını, karşılaştırılan markalardaki örtüşmeyen bileşenlerin markalar arasındaki karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsuru olan "..." ve "..." ibarelerinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, tali nitelikteki sair harf kombinasyonu, kelime ve şekil unsurlarının markadaki vurguyu "... ..." ibaresinden uzaklaştırmadığı ve başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlanmadığı anlaşılmakla, davacılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.