Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası: Sigorta Şirketinin Trafik Kazası Sonucu Ödediği Tazminatı Kusurlu Şoförün İşvereni Şirketten Rücuen Tahsili Talebi.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısı olan davalı şirketin sorumluluğundaki aracın karıştığı ölümlü trafik kazası nedeniyle vefat eden kişinin mirasçılarına ödediği tazminat bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup, davacı sigorta şirketi ödenen bedelin yasal halefiyet gereği sigortalısından talep edilebilir olduğunu belirtirken, davalı şirket ise kazanın kendi çalışanı tarafından iş kapsamı dışında, izinsiz ve şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur olmaksızın meydana geldiğini ileri sürerek icra takibine itirazının haklı olduğunu savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/188 Esas
KARAR NO : 2026/625
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/01/2017
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinden 04/02/2026 tarih, ...E, ...K sayılı kararı ile verilen görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen ve Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirkete ait... plakalı aracın ... idaresinde iken 01/01/2016 tarihinde tuzlama ve kar küreme göreviyle ilgili zorunlu olarak durdukları, dava dışı ... ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'a çarparak ölümüne neden olduklarını, 01/01/2016 tarihli trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere ...plakalı aracın ... idaresinde iken kazaya %100 kusurlu olarak sebebiyet verdiğini ve ...'ın ölümüne neden olduğunu, davacı müvekkili şirketin, müteveffanın mirasçılarıyla 12/05/2016 tarihinde sulh protokolü yaparak 310.350,00 TL bedeli müteveffanın mirasçılarının vekili ...'a ödediğini, hasarın ödenmesiyle Türk Ticaret Kanunun 1472. Maddesinde belirtildiği üzere müvekkil şirketin, sigortalısının yerine halef olduğunu ve sigortalının zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü hakları müvekkil şirkete intikal ettiğini, davalı/borçlu şirketin, müvekkili sigorta şirketi tarafından başlatılan ... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, rücu tutarının tahsili için başlatılan icra takibinin, davalı/borçlunun icra dosyasına kötüniyetle itiraz etmesi sebebiyle durdurulduğunu beyan ederek, davalı/borçlunun ... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline, yasal faiziyle birlikte takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar/kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davanın dava dışı ...'a, İçişleri Bakanlığına ve ... A.Ş.'ye ihbarı gerektiğini, kazaya karışan... plakalı müvekkili şirkete ait aracın uğramış olduğu hasarın tazmini için ... Adliyesi 2. Asliye Ticaret Mahkemesine dava açtıklarını, dava dosyasının işbu davada bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirkette 70 ile 100 arasında şoför istihdam edildiğini, şoför olarak istihdam edilen kişilerin özenle seçildiğini, şoförlerin işe alınışlarında imzalamış oldukları belgelerle, alkollü araç kullanmayacaklarını, şirket araçlarına zarar vermeyeceklerini, transfer faaliyetlerini en üst kalite düzeyinde yerine getireceklerini, müvekkili şirkete taahhüt ettiklerini, ancak ...'un iş yerinin bilgisi ve talimatı dışında her hangi bir transfer faaliyeti de olmadığı halde, alkol almak ve hız limitlerini aşmak suretiyle saatte 150 km. gibi bir hızla 01.01.2016 günü saat 06:40 sıralarında ... istikametinde, Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait ... plakalı araçlar emniyet şeridinden yola taşmış halde ve gerekli uyarıları taşımaksızın yolda beklerlerken bu araçlara çarpmak suretiyle trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkil şirketin aracının da hurdaya döndüğünü, dava dışı ...'un olay günü şirketten izinsiz bir şekilde iş kapsamı dışında, müvekkili şirkete atfı kabil bir kusur bulunmaksızın kazanın meydana gelmesi karşısında, sigorta şirketinin kendi sigortalısına ödemiş olduğu hasar bedelini rücu etmeye çalışmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirket çalışanı ...’un ...plakalı araç ile iş saati kapsamında yer almayan zamanda ve izinsiz olarak kullanması sonucu, müvekkil şirkete atfı kabil kusur olmaksızın, tamamıyla kendi kusuruyla karışmış olduğu trafik kazasına dayalı olarak davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu icra takibine itiraz edilmesi sonucu açılmış olan itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masraflarıyla avukatlık ücretlerinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:...2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyaları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE: Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı tarafından, zarar gören 3. kişiye ödenen tazminatın davalı sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/02/2026 tarih,... E,... K sayılı kararının istinaf kararı gereği görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği anlaşılmaktadır.
... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacı şirket tarafından davalı aleyhine 310.350,00 TL asıl alacak ve 4.821,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 315.171,05 TL'nin tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, borcun sebebinin ... 4.ATM ... E. Sayılı dosyasına konu tazminat ödemesi şeklinde belirtildiği, davalının itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz ...Esas sayılı dosyasında; "Davalılardan ... Sigorta A.Ş ye yönelik açılan davanın tefrik edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedilmesine, davacılar tarafından davalılardan ... A.Ş yönelik açılan tazminat davasında dava dilekçesinin HMK 114/1-c , 115/2 mad uyarınca görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine," karar verilmiştir. Davalılardan ... Sigorta A.Ş. Yönünden davanın tefriki ile bu dosya Mahkememizin ... Esasını almış ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkememiz ...Esas sayılı dosyasında verilen karar İstanbul BAM 9.HD. 31/07/2017 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile; "Tüm bu nedenlerle davalı ... A. Ş. 'nin istinaf başvurusunun kabulü ile, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.09.2016 tarih ve ... E., ... K. Sayılı kararının kaldırılarak, dosyanın davanın görülmesi için ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesine karar verilmesi gerektiği," gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada; "Sonuç itibariyle, Davaya konu trafik kazası 01.01.2016 tarihinde meydana gelmiş olup, zorunlu trafik sigorta poliçesinin düzenleme tarihi de 21.12.2015 tir. meydana gelen trafik kazasında Dava konusu olayda davalı sürücü ...’un % 100 (Yüzdeyüz) oranında ASLİ ve TAMAMEN KUSURLU olduğu, Davacıların murisi ...’ın olayda kusursuz olduğu, Davalıların % 100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre olayda vefat eden ...'ın geride kalan hak sahiplerinden; Davacılar Eş ...'ın Anne ...'ın Baba ...'ın, Oğlu ...'ın ve Kızı ...'ın ( tüm davacıların) destekten yoksun kalma sebebiyle uğradıkları maddi zararları zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden ... Sigorta ile İhtiyari Mali Mesuliyet teminat limitine istinaden dava dışı ...Sigorta tarafından yapılan ödemeler ile karşılanmış olduğundan davacıların talep edilebilir başkaca mali zararının belirlenemediği," gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir. Verilen karar İstanbul BAM 9.HD. 02/04/2021 Tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı kararı ile; "İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararı değerlendirildiğinde, bilirkişi ek raporu ile 551 sayılı yasanın 39. maddesi çerçevesinde SGK tarafından bağlanan gelirin tazminat hesabında mahsup edilip edilmeyeceğine göre ihtimalli düzenlenmiş olup, Mahkeme gerekçeli kararında 5510 sayılı yasanın 39. Maddesi gereğince Destek Tazminatı hesabında bağlanan gelirin rücuya tabi olup olmadığı, tazminat miktarından mahsup edilip edilmeyeceği hususunda gerekçesi açıklanıp tartışılmadan ve davalı ... sigorta için davadan feragat edildiği halde "davanın reddine" karar vermesi doğru olmamıştır. Dosya kapsamında SGK dan gelen 02/05/2016 tarihli yazı cevabında 5510 sayılı yasanın 39. Maddesi kapsamında araştırma yapıldığı sonucu bildirileceği, daha sonra ise davacılara bağlanan dul ve yetim aylıkları peşin sermaye değeri hesap tablosu gönderilmiştir. Bilirkişi ek raporunda bu tabloya göre hesaplandığında karşılanmayan zarar kalmadığı tespit edilmiştir. Yine Müteveffanın Aralık /2015 dönemi bordrosunda belirtilen geliri, bu tarihteki net asgari ücrete bölünerek gelir katsayısı elde edilerek hesaplama yapılmıştır. Bu durumda davacıya bağlanan gelirin dul-yetim maaşı olduğu anlaşılmakla rücuya tabii olmadığı ancak desteğin iş kolundaki statüsünün ( memur ya da işçi olup olmadığının ) tespiti ile hesaplamanın buna göre yapılması gerekirken bu husus gözardı edilerek alınan rapora göre karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemenin daha önce verdiği tefrik ve görevsizlik kararı Dairemiz kararı ile kaldırıldığından, gerekçeli karar başlığında davalı sigorta şirketi için tefrik edildiğinin yazılması da doğru olmadığı," gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada; "Davanın kabulü ile; Davacı ... için 499.841,39 TL nin, davacı ... için 92.913,68 TL, davacı ...için 81.215,74 TL, davacı ... için 6.044,69 TL, davacı ... için 1.089,16 TL, olmak üzere toplam 681.104,66 TL maddi tazminatın 01.01.2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...Aş den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine," karar karar verilmiştir. Verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin ... E.,...K., 28/02/2024 tarihli ilamıyla; "Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Davanın kısmen kabulü ile; Davacı ... için 403.386,33 TL, davacı ... için 86.587,76 TL, davacı Şeref Karaman için 75.686,27 TL, davacı ... için 5.633,15 TL, davacı ... için 1.015,00 TL, olmak üzere toplam 572.308,51 TL maddi tazminatın 01.01.2016 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verildiği ve kararın 14/05/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı yasının 95. maddesi ve Karayolları Motorlu Araçlar...Sigortası Genel Şartları B 4. maddesi uyarınca; kazanın, uyuşturucu madde veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış ve güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiş kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelmesi durumunda zarar bedeli, sigorta şirketi tarafından üçüncü kişiye ödendikten sonra, kendi sigortalısına rücu imkanı bulunmaktadır. Ancak bunun için kazanın meydana geliş şekli itibariyle, sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü 6102 sayılı TTK'nın 1409. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve ...; YHGK 7.4.2004 gün ve ...; YHGK 2.3.2005 gün ve ...; YHGK 14.12.2005 gün ... sayılı ilamları)
...Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır. Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez.
Görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilen dava konusu olaya yönelik ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...ve ... Esas sayılı dosyalarında yapılan yargılamalarında "kazanın salt alkol etkisiyle meydana geldiği belirlenemediğinden" davaların reddine karar verildiği ve kararların kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu kazada hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, TTK'nın 1409. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Huzurdaki davada ve bu olay nedeniyle açılan diğer davalarda da aralarında nöroloji uzmanı da bulunan bilirkişi heyetinden alınan raporlarda dava konusu olayın münhasırın alkolün etkisi ile gerçekleşmediği tespit edilmiş olmakla, davacı vekilinin aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Bu kapsamda davacı şirketin ... kapsamında sigortalanan araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, kazanın oluş şekli ve dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgelerden kazanın münhasıran alkolün etkisinden dolayı gerçekleştiğinin ispatlanamadığı ve kaza ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddi gerekmiştir.
Davalı yan cevap dilekçesi ile davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinde bulunmuşlar, İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2 maddesine göre; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu/davalı tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen, alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmış, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğu ispat edilememiş olmakla, davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan, alınan 3.806,48 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 3.074,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 50.427,37 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/09/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır