Danıştay 10. Daire, Özel Hastaneler Yönetmeliğindeki eğitim alanı niteliğindeki arazilere sağlık tesisi yapılabilmesini sağlayan düzenlemenin imar ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğu iddiasıyla iptali davasını ele alıyor.
Özet: Davacı taraf, özel hastaneler yönetmeliğinde yapılan ve eğitim tesisleri alanlarına sağlık tesisi yapılabilmesine olanak tanıyan değişikliğin, imar kanununa aykırı olduğunu, plan bütünlüğünü ve donatı dengesini bozduğunu, kamu yararını zedeleyerek kamusal alanların özelleştirilmesine yol açtığını iddia ederek iptalini talep ederken; davalı bakanlık ise, söz konusu düzenlemenin sağlıkta dönüşüm programı hedefleri doğrultusunda, sağlık hizmetlerinin etkin ve verimli sunumu, kapasite oluşumu ve kaynak israfının önlenmesi amacıyla, demografik ve epidemiyolojik özellikler göz önünde bulundurularak yapılan planlama esaslarına uygun olduğunu savunmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No : 2022/3697Karar No : 2025/3900 DAVACI : ... Odası Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ...DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin, 02/04/2022 tarih ve 31797 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile değiştirilen 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "ya da sağlık tesisi yapılabilir olmak koşuluyla eğitim tesisleri alanında olduğunu gösterir belge" ibaresinin iptali istenilmektedir.DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, yapılan düzenlemenin, donatı alanlarının birbiri yerine kullanılmasına imkan sağladığı, eğitim tesisi alanlarında niteliğinden farklı şekilde özel hastanelerin yapılabilmesine imkan sağlandığı, planlarda düzenleme ortaklık payı ile eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin, başka fonksiyonla kullanılmasına izin veren düzenlemenin 3194 sayılı İmar Kanunu'na aykırı, planların bütünlüğü ve plan ana kararları ile donatı dengesini bozucu nitelikte olduğu, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'ne göre sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren ve donatı dengesini bozacak plan değişikliği yapılamayacağı, donatı gereksinimlerinin teknik ve nesnel gerekçelere dayandırılmasının zorunlu olduğu, yapılan Yönetmelik değişikliği ile eğitim alanlarında sağlık alanı yapılabilmesi durumunun, planlama ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, toplam standartlarını değiştirici şekilde karar verilmesine neden olunduğu, bununla beraber her kullanımın ihtiyaç duyacağı alan büyüklüğü ve standardı birbirinden farklı özelliğe sahip olmasına karşın, herhangi bir kıstas belirtilmeksizin eğitim alanının sağlık alanı olarak kullanımının önünün açıldığı, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde hastane alanları için belirtilen gereksinimlerin planların hazırlanması aşamasında tüm donatı alanları birlikte ele alınarak karar verilen gereksinimler olduğu, eğitim alanlarının sağlık alanı olarak kullanımına izin verilmesi durumunda bölgeye hizmet edecek şekilde etki alanı içerisinde yeni bir eğitim alanı yer seçimi yapılmasına ve eşdeğer alan ayrılmasına neden olacağı, böylece plan ana kararlarında öngörülen dengenin bozulmasına sebebiyet verileceği, diğer yandan, eğitim alanının ihtiyaç duyacağı otopark ihtiyacı ile sağlık alanının ihtiyaç duyacağı alan gereksiniminin birbirinden farklı olduğu, dolayısıyla planlama disiplini içerisinde ulaşılabilirlik, ulaşıma uygunluk ve otopark ihtiyacı gibi hususların, plan ana kararlarını ve bütünlüğünü bozmadan yapılmasının gerektiği, eğitim alanının farklı bir fonksiyonda kullanıma dair ilgili kurum olan Milli Eğitim Bakanlığının plan yapım aşamasında görüşünün alınmasına dair yasal hükmün dava konusu düzenlemede yer almadığı, sosyal donatı alanlarının kamusal alanlar olduğu, özel hastanelere özel olarak getirilen yönetmelik maddeleri ile kamusal alanların özelleştirilmesinin özendirildiği, bu durumun kamu yararına aykırı olduğu iddia edilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı tarafından, 2003 yılında uygulamaya konulan "Sağlıkta Dönüşüm Programı"nın en önemli hedeflerinden birinin Bakanlıklarının planlayıcı ve denetleyici rolünün en aktif şekilde uygulanması olduğu, ülke genelinde sağlık kuruluşları açısından fiziki mekan, personel sayısı, makine teçhizat yeterlilikleri ve bölgesel farklılıkları da göz önüne alınarak ilçe, il ve bölge düzeyinde yerinde incelemeler yapıldığı, yerel yöneticilerin de katılımı ile ülkenin sosyo-ekonomik gereklerine uygun, geliştirilebilir ve sürdürülebilir yatırım programları oluşturulduğu, özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel kıstaslarının, 3359 sayılı Kanun'un 9. maddesinin (c) bendi gereğince 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliği'nde belirlendiği, anılan Yönetmelikte 15/02/2008 tarihinde yapılan değişiklikle, Bakanlıklarınca, sağlık hizmetlerinin demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması, sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması, koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması amaçları doğrultusunda, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılacağı hükmünün getirildiği, anılan planlama hükümleri gereğince özel hastane açmak isteyenler ile ruhsatlandırılan özel hastanelere yeni tıbbi hizmet birimi, teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz ve sağlık çalışanı ilave etmek isteyenlerin Bakanlıklarınca yapılan planlamaya uymak zorunda oldukları, söz konusu Yönetmelikte etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere bazı değişiklikler yapıldığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde ihtiyaca bağlı olarak yapılan düzenlemenin hukuka uygun olduğu, bu çerçevede, 02/04/2022 yayım tarihli Yönetmelik ile asıl Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, "İmar ile ilgili mevzuat uyarınca uygulamalı imar planında özel sağlık alanında ya da sağlık tesisi yapılabilir olmak koşuluyla eğitim tesisleri alanında olduğunu gösterir belge" şeklinde değiştirildiği, özel hastane binasının bulunduğu alan ile ilgili bir düzenleme yapıldığı, daha önce "imar ile ilgili mevzuat uyarınca her tür ve ölçekteki planlarda özel sağlık alanı kullanım kararı verilmiş olması" yönündeki koşulun 2014 yılına kadar uygulandığı, 2014 yılında yapılan değişiklik ile imar ile ilgili mevzuat uyarınca özel hastane yapılabileceğine dair ilgili belediye tarafından düzenlenmiş belgenin yeterli kabul edilmeye başlandığı, ancak belediyelerce "özel hastane yapılabileceğine dair" karar verilmeye başlandığı, böylece ön izin değerlendirmelerinde yeknesaklık sağlanamadığı, tereddütlerin hasıl olduğu, bir kamu hizmeti olan sağlık hizmetinin yerine getirileceği alanın "özel sağlık alanı" olarak tanımlanmamasının, hastane yapısının konut veya diğer yapılarla aynı kriterlerin esas alınması suretiyle değerlendirilmesi sonucunu doğurduğu, bu durumun da sağlık hizmetinin üstün kamu yararı taşıdığı öngörüsüyle çatıştığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak, konuyla ilgili yargı kararları ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde ihtiyaca bağlı olarak yapılan dava konusu düzenlemenin üst hukuk normlarına ve hizmetin gereklerine uygun olduğu, hukuka aykırı ve iptalini gerektirir bir yanının bulunmadığı savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : 30/01/2025 tarihli 32798 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği ile dava konusu düzenleme yürürlükten kaldırıldığı için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI : ...DÜŞÜNCESİ : Dava; 02/04/2022 tarihli, 31797 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 2. maddesi ile 27/03/2002 tarihli, 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "ya da sağlık tesisi yapılabilir olmak koşuluyla eğitim tesisleri alanında olduğunu gösterir belge" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.3194 sayılı İmar Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamayı amaçladığı; 2. maddesinde, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıların, bu Kanun hükümlerine tabi olduğu; 3. Maddesinde ise, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı kurala bağlanmıştır.3194 sayılı Kanunun 5. maddesinde imar planlarından Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı" tanımlanarak bu planların içeriği belirlenmiş, madde "İlgili idare" olarak belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye, dışında valiliği göstermiş, Bakanlık olarak da Bayındırlık ve İskan Bakanlığını -85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığını- göstermiştir.İmar Kanunu'nun 44. maddesinin 1. fıkrasının b) bendi, imar planlarında okul, ibadet yeri, sağlık, spor, sosyal ve kültürel tesisler ile kamu kuruluşlarının yapıları için ayrılacak yerler ve bu konu ile ilgili diğer hususların, f) bendi, imar planı yapımı ve değişiklikleriyle ilgili kriterlerin tespiti ve imarla ilgili diğer hususların, i) bendi de yerleşme alanlarıyla ilgili genel esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğini öngörmüştür.3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının a) bendi, sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca -1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Sağlık Bakanlığı, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği, c) bendi, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulmasının ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği, i) bendi, sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla; bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşları coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanları, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları, 9. maddenin c) bendi ise, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği kuralı getirilmiştir.27/03/2002 tarihli, 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 8. maddesi, özel hastane binasının bulunduğu alanla ilgili aranan koşullar sayılmıştır.8. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde, "İmar ile ilgili mevzuat uyarınca özel hastane yapılabileceğine dair ilgili belediye tarafından düzenlenmiş belge" ifadesi dava konusu değişiklikle "İmar ile ilgili mevzuat uyarınca uygulamalı imar planında özel sağlık alanında ya da sağlık tesisi yapılabilir olmak koşuluyla eğitim tesisleri alanında olduğunu gösterir belge," şeklinde değiştirilmiştir. 9. maddesi, özel hastane açılmadan önce, hastane binasının bulunduğu alanın 8. maddede belirtilen şartları haiz olduğuna dair yetkili mercilerden alınmış belgeler ve bu maddede sayılan belgeler ile birlikte Bakanlığa ön izin için başvurulması gerektiği, 10. maddenin 1. fıkrası, özel hastanelerin 9. maddeye göre ön izin almak suretiyle imar ile ilgili mevzuata göre inşa edilip, hastane veya özel sağlık tesisi yapı kullanma izni belgesi almış olan binalarda veya başka amaçla yapılmakla birlikte 8. maddedeki şartları taşıyan, tadilat işleminden önce Bakanlıktan 9. maddeye göre ön izin alarak özel hastane binasına dönüştürülen, tadilat bittikten sonra hastane veya özel sağlık tesisi olarak yapı kullanma izni belgesi almış olan binalarda kurulacağı kuralı yer almıştır.Uyuşmazlığa konu edilen kuralda, özel hastane binasının yapılabileceği alana ilişkin koşullar düzenlenirken, "uygulamalı imar planı" ibaresi kullanılmış ise de, cümlenin "İmar ile ilgili mevzuat uyarınca" kaydıyla başlaması nedeniyle İmar Kanunu'nda bu kavramın bulunmaması karşısında ifade "uygulama imar planı" olarak kabul edilerek değerlendirme yapılarak iptali istenilen kısma yönelik inceleme yapılmıştır.Özel hastane binasının bulunduğu/yapılacağı alana ilişkin yer seçiminde aranan koşulların sayıldığı 8. maddenin iptali istenilen kısmı, ön izin başvurusunun yapılması aşamasında, özel hastane binasının yapılacağı alanla ilgili olarak sunulacak belgenin içeriği daha somut şekilde belirlenmesi yoluna gidilmiştir. Ancak, imar mevzuatı uyarınca 1/1000 ölçekli uygulama imar planında taşınmazın özel sağlık tesis alanına ya da sağlık tesis alanında özel tesisi olarak yapılaşabilmesine olanak sağlayacak anılan planda gösterim, lejant ya da plan notunun bulunması halinde özel sağlık tesisi olarak yapılaşma hakkı kazanarak kullanılabileceği halde, davalı Bakanlığın görev ve yetki alanı dışında uygulama imar planında farklı ihtiyaç ve kullanımda olan Eğitim Tesis Alanında özel sağlık tesisi olarak kullanılabilmesi yolunda kural getirildiği görülmektedir.Bu durumda, özel hastane binası yapılacak alanlara ilişkin olarak, imar mevzuatının öngördüğü yerleşme alanlarına ilişkin genel bir esasın, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nde kural getirilmek ya da değişiklikler yapılmak suretiyle öngörülemeyeceğinden, davalı idarenin görev ve yetki alanı dışında tesis edilen dava konusu Yönetmelik değişikliğinde hukuka uyarlık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yönetmelik kuralının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Altıncı Dairesi ile Danıştay Onuncu Dairesinden oluşturulan Müşterek Kurulca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin "Yer Seçimi" başlıklı 8. maddesinde özel hastane binasının bulunduğu alan ile ilgili olarak aranan imar düzeni ve yapılaşma koşullarına ilişkin şartları düzenlemiştir. Anılan maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde "imar ile ilgili mevzuat uyarınca özel hastane yapılabileceğine dair ilgili belediye tarafından düzenlenmiş belge" alma şartı aranmakta iken; 02/04/2022 tarih ve 31797 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile söz konusu bent: "(a)imar ile ilgili mevzuat uyarınca uygulamalı imar planında özel sağlık alanında ya da sağlık tesisi yapılabilir olmak koşuluyla eğitim tesisleri alanında olduğunu gösterir belge" alma şartına bağlanmış ve anılan bentte yer alan imar mevzuatına ilişkin uygunluk koşulunda değişikliğe gidilmiştir. Bu maddenin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 21/09/2022 tarih ve E:2022/3355 sayılı kararı ile anılan maddenin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/02/2023 tarih ve YD İtiraz:2022/1231 sayılı kararıyla, uyuşmazlığın Danıştay Altıncı ve Onuncu Dairelerinden oluşturulacak Müşterek Kurulca karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle, anılan kararın kaldırılması ve yürütmenin durdurulması istemi hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın gönderilmesi üzerine, Danıştay Altıncı ve Onuncu Dairelerinden oluşturulan Müşterek Kurulca verilen 04/05/2023 tarih ve E:2022/3355 sayılı karar ile yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verilmiştir. Söz konusu karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/11/2023 tarih ve YD İtiraz:2023/884 sayılı kararıyla, Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine ilişkin Daire gerekçesi yönünden -özetle-, özel hastane binası yapılacak alanlara ilişkin olarak, imar plan ve uygulamaları açısından, bir takım kural ve değişiklikler öngören dava konusu düzenlemenin, imarla ilgili hususların yer aldığı mevzuat kapsamında düzenlenmesi gerekirken, Özel Hastaneler Yönetmeliğinde düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulması yolundaki Daire kararına yönelik itirazın gerekçeli olarak reddine, düzenlemenin, geçiş hükmüne yer verilmemesi suretiyle eksik düzenleme oluşturduğuna ilişkin Daire gerekçesi yönünden ise, dava konusu düzenlemenin hukuka aykırılık gerekçesiyle yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kısmına yönelik itirazın belirtilen gerekçe ile reddedildiği, devam eden süreçte görevli ve yetkili idareler tarafından, özel hastane binası yapılacak alana ilişkin olarak imar ile ilgili hususların düzenlendiği mevzuat kapsamında yeniden düzenleme yapılacağının açık olduğu, bu itibarla, itiraza konu Daire kararında eksik düzenleme bulunduğuna ilişkin gerekçenin kaldırılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle bu kısım yönünden itirazın kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir. Öte yandan 17/12/2022 tarih ve 32046 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi "İmar ile ilgili mevzuat uyarınca uygulamalı imar planında özel sağlık alanında ya da sağlık tesisi yapılabilir olmak koşuluyla eğitim tesisleri alanında olduğunu gösterir belge," şeklinde yeniden düzenlenmiş, 5. maddesi ile ise asıl Yönetmeliğe "Bu Yönetmeliğin, 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 2/4/2022 tarihinden önce ön izin başvurusunda bulunup da henüz sonuçlanmamış, inceleme aşamasındaki başvurular hakkında uygulanmaz ön izin işlemleri başvuru tarihinde yürürlükte bulunan hüküm dikkate alınarak sonuçlandırılır." şeklinde geçici 19. madde eklenmiştir. Anılan madde ve geçici maddeye karşı açılan davada Danıştay Altıncı ve Onuncu Dairelerinden oluşturulan Müşterek Kurulca verilen 23/11/2023 tarih ve E:2023/601 sayılı karar ile 8. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi yönünden yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne, geçici 19. madde yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir. Söz konusu karara karşı taraflarca yapılan itiraz başvuruları üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/04/2024 tarih ve YD İtiraz:2024/241 sayılı kararıyla, Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi yönünden -özetle-, özel hastane binası yapılacak alanlara ilişkin olarak, imar plan ve uygulamaları açısından, bir takım kural ve değişiklikler öngören dava konusu düzenlemenin, imarla ilgili hususların yer aldığı mevzuat kapsamında düzenlenmesi gerekirken, Özel Hastaneler Yönetmeliğinde düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulması yolundaki Daire kararına yönelik itirazın gerekçeli olarak reddine, Yönetmeliğin geçici 19. maddesi yönünden ise, Yönetmeliğin, 8. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin (asıl düzenleme) yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kısmına yönelik itirazın, Kurulllarınca belirtilen gerekçe ile reddedildiğinden ve bu suretle asıl düzenleme hukuk alemindeki varlığını kaybettiğinden, asıl düzenleme tarihinden önce yapılmış fakat henüz sonuçlanmamış ön izin başvuruları yönünden, başvuru sahiplerinin haklarının korunması amacıyla tesis edilen dava konusu geçici 19. maddenin de hukuken uygulanma imkanının kalmadığı, bu itibarla, itiraza konu kararın, yürütmesinin durdurulması isteminin reddi yolundaki kısmına yönelik davacı itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bu kısım yönünden itirazın kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına anılan düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Sonrasında, 06/04/2024 tarih ve 32512 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 8. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi "Özel sağlık alanında ya da eğitim fonksiyonlarına ilişkin okula hizmet veren ve ilgili mevzuatı kapsamında şartları sağlamak ve sağlık tesisi yapılabilir olmak koşuluyla eğitim tesisleri alanında olduğunu gösterir belge," şeklinde yeniden düzenlenmiş anılan maddenin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı ve Onuncu Dairelerinden oluşturulan Müşterek Kurulca verilen 24/02/2025 tarih ve E:2024/4362 sayılı kararla Sağlık Bakanlığı tarafından 30/01/2025 tarihli 32798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği ile dava konusu maddenin yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 30/01/2025 tarih ve 32798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin "Yürürlükten kaldırılan yönetmelik" başlıklı 52. maddesinde yer alan, "27/3/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır." düzenlemesi gereği dava konusu düzenlemenin yer aldığı Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı görülmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dosyanın incelenmesinden bakılan davanın devamı sırasında davalı Sağlık Bakanlığı tarafından 30/01/2025 tarih ve 32798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği ile dava konusu maddeyi de içerecek şekilde 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda; dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine hukuki olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetlerine göre taraflara iadesine,5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.