Araç takası vaadiyle gerçekleştirilen dolandırıcılık suçunda, noter kullanımının nitelikli hal oluşturmaması ve davanın zamanaşımından düşmesi.
Özet: Sanıkların, araç satış vaadiyle şikayetçinin aracını hayvan takası karşılığı alıp ardından dolandırıcılık eylemiyle aracı alarak uzaklaşmaları neticesinde mahkumiyetlerine karar verilen davada, noter aracılığıyla yapılan işlemin nitelikli dolandırıcılık kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması hali olarak kabul edilemeyeceği ve bu sebeple eylemin basit dolandırıcılık olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu suç için kanunda öngörülen olağan dava zamanaşımı süresinin ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararından temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/33502 E.  ,  2026/4503 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/124 E., 2016/92 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Şikayetçi ...'in kendisine ait 47... plakalı aracı araba.com isimli internet sitesinde satışa çıkardığı, 17.05.2014 tarihinde sanık ...'ın şikayetçiyi telefonla arayarak, şikayetçinin arabasını beğendiğini, oğlu için satın almak istediğini ancak aracın karşılığı olarak para veremeyeceğini, karşılığında hayvan vererek takas yapmak istediğini söylediği, bu teklife şikayetçinin de olumlu bakması üzerine sanığa hayvan işinden anlayan kişilerle gelip gelemeyeceğini sorduğunu, sanığın kabul etmesi üzerine taraflar arasında anlaşmanın sağlandığı, bu anlaşma üzerine 18.05.2014 tarihinde şikayetçinin tanıklar ... ve ... ile sanığın bulunduğu ... köyü mezrasına gittikleri ve sanık ile görüştükleri, sanığın şikyetçi ve tanıklara ahırındaki büyükbaş hayvanları gösterdiği ve 23 adet büyükbaş hayvan karşılığında araba satışı hususunda şikayetçi ile sanığın kesin olarak anlaştığı, yine şikayetçi ile sanığın, sanığın bir yakınının hayvanları taşıması için 1.000 TL karşılığında anlaştıkları ve 1.000 TL nakliye bedelini şikayetçinin sanığa verdiği, 20.05.2014 tarihinde şikayetçinin yanında tanıklar ile beraber sözleştikleri gibi sanık ...'ın Köyü'ne gittikleri, sanığın şikayetçiden oğlu olan sanık ...'ın araç sürmeyi bilmediğinden aracı köyüne getirmelerini istediği, şikayetçi ve sanık ...'ın ... Noterliği aracılığı ile 20.05.2014 tarihli ve ... numaralı araç satış sözleşmesini yaptıkları ve ardından birlikte sanıkların ikamet ettiği ... köyüne geri döndükleri, araçtan indikleri ve hayvanların yanına gittikleri esnada, sanık ...'ın müştekiye telefonunu araçta unuttuğunu söyleyerek telefonunu almak için müştekiden aracın anahtarını aldığı ve araca binerek hızla uzaklaştığı, müştekinin neler olduğunu anlamak için sanık ...'a sorduğunda sanık ...'ın sanık ...'ın kamyonu almak için gitmiş olabileceğini söylediği ancak müştekinin bir süre bekledikten sonra dolandırıldığını anlayarak şikayetçi olduğu, sanıkların suçu işlerken ... Noterliğini aracı olarak kullanarak kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda, noterliğin bir kamu hizmeti olmasına rağmen kamu kurumu niteliği taşımadığı, bu nedenle araç satış sözleşmesinin noter kanalıyla yapılmasının 5237 Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli hale vücut vermeyeceği, sanıklara yüklenen eylemin sübutu hâlinde, aynı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede:
Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan mahkumiyet kararının verildiği 24.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar ... ve ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
22.04.2026 tarihinde karar verildi.