Müteveffanın son sigortalılık hali 4/b olsa dahi 4/a statüsünden ölüm aylığı bağlanması talebinin kabulü ve bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Uyuşmazlığın, vefat eden sigortalının son sigortalılık halinin 4/b olmasına rağmen, 4/a statüsündeki çalışmalarından kaynaklanan gün ve prim şartlarını karşılaması nedeniyle hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağı üzerine kurulduğu davada; ilk derece mahkemesi tarafından davacılara ölüm aylığı bağlanmasına yönelik verilen kararın, davalı kurumun istinaf ve temyiz başvuruları neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasıyla, davacıların murisleri üzerinden ölüm aylığına hak kazandıkları kesinleşmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/16132 E.  ,  2026/5739 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/362 E., 2025/1103 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/110 E., 2023/4 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davacılan ...'in eşi ve ...'in babası ...'in 19.03.2022 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucunda vefat ettiğini, SGK'ya emeklilik işlemleri için başvuru yapılarak 4/a üzerinden yapılacak değerlendirme neticesinde taraflarına ölüm aylığı bağlanmasını talep ettiklerini, ancak SGK tarafından verilen 05.04.2022 tarihli cevabi yazıda "...yapılan inceleme neticesinde son çalışmasının 4/b olduğundan kanun gereği 4/b statüsünden ölüm aylığı bağlanır. Bulunduğunuz tarihe kadar oluşan prim ve prime esas ödenmesi gereken tüm borçları ödedikten sonra tekrar başvuru halinde talebiniz değerlendirmeye alınacaktır" şeklinde cevap verildiğini, müteveffa ...'in son çalışmasının 4/b olması sebebiyle davacıların başvurusunun reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacılar tarafından yapılan başvurunun hizmet birleştirmesi ya da 4/b statüsünden ölüm aylığı bağlanması talebi olmayıp, müteveffanın mevcut çalışma hayatında 4/a statüsünde çalıştığı döneme ait gün ve prim şartları yerine gelmiş olması sebebiyle 4/a çalışma gün ve prim şartlarının hesaplanarak (hizmet birleştirmesi veya 4/b statüsü dikkate alınmaksızın) ölüm aylığı bağlanması talebine ilişkin olduğunu, açıklanan nedenlerle müteveffa ...'in 4/a statüsünde yapmış olduğu çalışmaların tespit edilerek davacılara ölüm aylığı bağlanmasına, davalı kuruma başvuru tarihi itibarı ile hak edilen ödemelerin yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacılara, murisleri ...'den dolayı ölüm aylığı bağlanmamasına yönelik davalı kurum işleminin iptaline, davacıların, 5510 sayılı Kanun'un 32... . maddeleri gereğince murisleri ...'in ölüm tarihi olan 19.03.2022 tarihini takip eden aybaşı (01.04.2022 tarihi) itibariyle ölüm aylığına hak kazandıklarının ve 01.04.2022 tarihinden itibaren ölüm aylıklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müteveffa sigortalının farklı sigortalılık hallerine tabi çalışmaları bulunması nedeniyle hak sahiplerine bağlanacak ölüm aylığında son tabi olunan statünün esas alınması gerektiğini, sigortalının son statüsünün 4/1-(b) (Bağ-Kur) olması sebebiyle tahsis işlemlerinin bu kapsamda yürütülmesinin kanuni bir zorunluluk olduğunu, mülga 2829 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince hizmet birleştirmesi yapılarak son statüye göre aylığa hak kazanılamaması halinde diğer statülerin değerlendirilebileceğini, ancak somut olayda 4/b statüsü üzerinden işlem yapılması gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının müvekkil kurum lehine bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muristen dolayı davacılara ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.