Çiftçinin Bağ-Kur sigortalılığının kurum tarafından muafiyet belgesi gerekçesiyle iptal edilmesi ve bu işlemin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla incelenmesi.
Özet: Çiftçi davacının 2009dan itibaren ödediği zorunlu 4/b sigorta primlerine rağmen davalı kurum tarafından sigortalılık sürelerinin bir muafiyet belgesine dayanarak iptal edilmesi üzerine açılan davada, davacı, iptal işleminin iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ve sigortalılık tescilinin veya isteğe bağlı sigortalılığının tespiti talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi ve istinaf incelemesi sonucunda, davacının bir kısım isteğe bağlı sigortalılık talebi yargılama sırasında kurumca kabul edildiğinden bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, fazlaya ilişkin talepler reddedilmiştir. Davalı kurum, davacının idari başvuru yapmadan dava açtığı ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği gerekçesiyle temyiz yoluna başvurmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/15321 E.  ,  2026/5734 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2289 E., 2025/1092 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/271 E., 2022/506 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin çiftçi olması nedeni ile 19.06.2009 tarihli itibari ile 4/b kapsamında 7...4 sicil numarası ile davalı kuruma sigortalı olarak tescil edildiğini, müvekkilin bu tarihten sonra sigortalı olması nedeni ile primlerini ödemeye başladığını, müvekkil sigortalı olarak tescilinden itibaren yaklaşık 13.000-14.000 TL civarında sigorta prim ödemesi yaptığını, davalı kurum müvekkilin 7...4 sicil numarası ile yapmış olduğu ödemeleri kabul etmiş ve kayıtlarına işlendiğini, müvekkil kendi adına kayıtlı ve kiralamış olduğu taşınmazlarda buğday, lahana, ayçiçeği üretimi yapmış ve bu ürettiği ürünlerden buğdayı ..'da faaliyet gösteren ...Gıda San. Tic. A.Ş 'ne, ayçiçeğini ..'e, lahanaları ise .. haline sattığını belirttiğini, davalı kurumun, müvekkilin prim ödemelerine ilişkin kayıtları kendi kayıtlarında da gördüğü halde herhangi bir yasal ve geçerli sebep olmaksızın iptal etmesinin mantıklı açıklaması olmadığının, davalı kurumun arada bu kadar süre geçtikten sonra müvekkilin Bağkur kapsamındaki çalışma sürelerini iptal etmesi MK 2. madde kapsamında düzenlenen objektif iyi niyet kurallarına uygun olmadığını, sonuç olarak davanın kabulü ile müvekkilin 19.06.2009 tarihi itibari ile 4/B kapsamında 7...4 sicil numarası ile davalı kuruma sigortalı olarak tescil edilmesi ve sigortalılık sürelerinin herhangi bir gerekçe olmaksızın bildirge iptali nedeni ile iptal edilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile müvekkilin sürelerinin tekrar kurum kayıtlarına tesciline ve 19.06.2009 tarihinden itibaren 4/b maddesi kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, mahkemenin bunu kabul etmemesi durumunda ise söz konusu sürelerin isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kuruma dava açmaya esas bir başvuruda bulunmadan doğrudan dava açma yoluna gidildiğini, bu nedenle öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olmaması durumunda ise kurumun bu anlamda dava açılması sebebiyet vermediğinin açık olduğunu, dava kabulle sonuçlansa dahi kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmaması gerektiğini, davacının 19.06.2009 tarihinde başlayan zorunlu tarım sigortalılığı, ... Ziraat Odası Başkanlığı'nın Muafiyet Belgesine istinaden iptal edildiğini, davalı sigortalının da imzasını içeren 230 TL lik aylık gelir beyanı muafiyet belgesinin doğruluğunu pekiştirmediğini, muafiyet belgesi gereğince davacının zorunlu tarım sigortalısı sayılmayacağını, davacıda 19.06.2009 tarihinden itibaren muafiyetli görüldüğünden sigortalılık sürelerine ilişkin iptal işlemi yapılmış olduğunu, kurumun işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, haksız ve yersiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, davacının (3 yıl 1 ay 8 gün) isteğe bağlı sigortalılık talebi kurum tarafından kabul edildiğinden bu dönem için konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, davacının 01.03.2010-31.08.2010, 01.11.2010-26.04.2011, 01.03.2014- 12.04.2016 tarihleri arasındaki sürelerde (3 yıl 1 ay 8 gün) isteğe bağlı sigortalılık talebi kurum tarafından kabul edildiğinden bu dönem için konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili dilekçesinde özetle; davacı tarafın işbu davayı açmadan önce davaya konu edilen taleple ilgili Kuruma herhangi bir başvuruda bulunmadığını ve yargılama yapılmasına neden olduğunu, idari başvuru dava açıldıktan sonra yargılama devam ederken yapıldığını, davanın açılmasına davacı taraf sebebiyet verdiğinden, kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigortalılığın iptaline yönelik Kurum işleminin iptali ve 5510 s. K. m. 4/1-b uyarınca isteğe bağlı sigortalı sayılma talebine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.