İş kazası kaynaklı rücuen tazminat davasında, borcun dava sürecinde ödenmesiyle konusuz kalan yargılamada kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmemesine dair istinaf kararının temyizen onanması.
Özet: Sosyal Güvenlik Kurumunun bir sigortalısının iş kazası geçirmesi sonucu ödenen gelirin rücuen tahsili talebiyle açtığı tazminat davasında, yargılama sırasında borcun ödenmesiyle dava konusuz kalmış; bu durumda Kurum vekili, 7256 sayılı Kanundaki karşılıklı feragat kuralının Kurum tarafından açılan davalarda vekalet ücreti ve yargılama gideri talebini engellemediğini ileri sürerek istinaf mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. Ancak Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin yargılama giderleri yönünden verdiği kararı usul ve kanuna uygun bularak onamış, Kurumun vekalet ücreti ve yargılama gideri itirazını reddetmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/16113 E.  ,  2026/5731 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/3059 E., 2025/1491 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/30 E., 2023/377 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum sigortalısı ...'ın 05.06.2015 tarihinde maruz kaldığı iş kazası sonrasında sigortalıya gelir bağlandığını, kaza tarihinde sigortalının 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrası gereğince sigortalı niteliği taşıdığını, meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun sabit olduğunu, iş yerinde iş güvenliğinin sağlanmadığını, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 2.000,00 TL'nin kusur oranına göre tespit edilecek ve ıslah edilecek miktarın hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca, Nevşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 25.05.2023 tarih, 2017/30 Esas, 2023/377 Karar sayılı kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davalı ... yönünden davanın reddine, davalılar ..., Sınırlı Sorumlu .. Huzur Konut Yapı Koop. ve ... yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla bu davalılar yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın devamı sırasında davalı kooperatifin 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan faydalanarak borcun tamamını ödemesi nedeniyle mahkemece verilen "karar verilmesine yer olmadığı" hükmüne bir itirazları olmadığını, ancak ilgili kanun maddesinin yanlış yorumlanarak Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 7256 sayılı Kanun'daki yargılama giderlerinden karşılıklı feragat kuralının borçlu tarafından açılan davaları kapsadığını, Kurum tarafından açılan rücuan tazminat davalarında borcun dava sırasında ödenmesi halinde Kurum lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair Yargıtay içtihatlarını sunarak, istinaf başvurusunun reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.