İnşaat işçisinin iskelede parmağının kopmasıyla sonuçlanan olayın 5510 sayılı Kanun uyarınca iş kazası tespiti talebine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir inşaat işçisi, belediyeye ait bir inşaat projesinde iskelede çalışırken parmağının yaralanması olayının 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası olduğunun tespitini talep etmiş; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri olayı iş kazası olarak kabul ederken, davalı belediye davacının kendi işçisi olmadığını, sorumluluğun yüklenicide olduğunu ve husumet eksikliğini, Sosyal Güvenlik Kurumu ise davanın süresinde açılmadığını ve kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini ileri sürerek kararları temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/17448 E.  ,  2026/5730 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1250 E., 2025/1734 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/231 E., 2024/67 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının olay tarihinde "...-... İnşaat"ı inşa etmekte olduğu ... Belediyesi Kapalı Otopark ve Düğün Salonu yapımında dış cephe mantolama işinde inşaat ustası olarak 19.04.2019'dan beri çalıştığını, söz konusu iş yerinde 26.04.2019 tarihinde iskelede çalışırken üst katta çalışan bir işçinin elindeki alçı malasını bir alt kat iskele demirinde bulunan müvekkilinin eline düşürdüğünü ve serçe parmağının ikinci boğumdan kopma/kesilmesine sebebiyet vererek yaralandığını, kaza neticesinde her ne kadar müvekkilinin kopan parmağı dikilmiş olsa da kazaya bağlı olarak parmağında his kaybı oluştuğunu ve elinde hareket kısıtlılığı meydana geldiğini belirterek, müvekkili davacının ... Belediyesi Kapalı Otopark ve Düğün Salonu inşaatında çalışırken serçe parmağının kopmasıyla neticelenen olayın iş kazası olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş kazası olduğunu iddia ettiği olayın gerçekleştiği tarihlerde işyerinde çalışmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili Mahkemenin İş Mahkemesi sıfatıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının bu dava ile talep ettiği iş kazası tespiti isteminin zamanaşımına uğradığını, .. Belediyesine husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, .. Belediyesinin kayıtları incelendiğinde ... isimli bir çalışanı bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yersiz olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 26.04.2019 tarihinde maruz kaldığı olayın 5510 sayılı Kanun'un 13.maddesi gereğince iş kazası olarak sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davalı ... ile SGK vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum tarafından tesis edilen işlemin kanun ve mevzuat hükümlerine tamamen uygun olduğunu, Mahkemece davanın süresinde açılıp açılmadığının ve bir dava şartı olan Kuruma başvuru zorunluluğunun yerine getirilip getirilmediğinin re'sen titizlikle incelenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi kararının eksik incelemeye dayandığını ve davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, söz konusu kararın temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davacının müvekkili belediyenin işçisi olmaması nedeniyle davanın husumetten reddi gerektiğini ileri sürmüştür. Olayın gerçekleştiği iddia edilen inşaat işinin ihale ile yükleniciye verildiğini, sözleşme uyarınca iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine ilişkin tüm sorumluluğun yüklenici firmada olduğunu, davacının inşaat sahasında çalıştığına dair belediyede herhangi bir kayıt bulunmadığını ve hakediş evraklarında isminin geçmediğini belirterek, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, davacının 24.06.2019 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1.Davaya konu olan ve tespiti istenen "iş kazası" mevzuatımızda 506 sayılı Kanun'un 11-a ve 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, her iki Kanunda da iş kazası tanımlanmamış, kazanın hangi hal ve durumlarda iş kazası sayılacağı yer ve zaman koşulları ile sınırlandırılarak belirlenmiştir.
Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'u olup, Kanun'un 13. maddesinde İş Kazası;
"a) Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak iş yeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır." şeklinde belirlenmiştir.
İş kazası nedeniyle sosyal sigorta yardımlarının yapılabilmesi öncelikle Kurumun zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası olduğunu kabul etmesine bağlıdır. İş kazası olgusu Kurumca kabul edilmezse somut olayda olduğu gibi sigortalının ya da hak sahiplerinin olayın iş kazası olduğunu dava yolu ile tespit ettirmesi gerekmektedir.
3.Dava konusu ihtilafta, Mahkemece davacının kesinleşen Mahkeme kararı ile kaza tarihinde davalıya ait iş yerinde çalışıyor olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacının kaza tarihinde davalı iş yerinde çalışması iş kazsının tespiti için tek başına yeterli olmayıp aynı zamanda bu iş yerinde davaya konu kazanın geçirildiğinin belirlenmesi gerekir. Mahkemece bu yönde araştırma yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Tüm bu hususlar dikkate alındığında eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davalı Belediyeye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.