Uyuşturucu madde bulundurma suçunda hukuki kesinti ve mükerrer dava usul hataları nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerini, farklı tarihlerdeki eylemler arasında hukuki kesinti bulunmasına rağmen ayrı ayrı hüküm kurulmaması, daha önce durma kararı verilen bir eylem için mükerrer dava açılarak yargılamaya devam edilmesi ve bu davanın reddi yerine mahkûmiyet kararı verilmesi, ayrıca sanığın tüm ilgili dava ve soruşturma dosyalarının gerektiği gibi araştırılıp birleştirilmemesi gibi esaslı usul hataları nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/100 E., 2024/1294 K.SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaHÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet 2. MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : RetBozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin gösterilmemesi nedeniyle temyiz isteminin reddi gerektiği yönündeki Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.A. 07.05.2014 Tarihli Eyleme İlişkin Kurulan Hüküm Yönünden;Sanık hakkında; 07.05.2014 tarihinde işlediği iddia edilen "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu nedeniyle 17.06.2014 tarihinde düzenlenen iddianame ile kamu davası açıldığı, 18.07.2014, 07.10.20 20... .11.2021 tarihinde işlediği iddia edilen "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçları nedeniyle 13.03.2022 tarihinde düzenlenen iddianame ile kamu davası açıldığı, 08.02.2022 tarihinde işlediği iddia edilen "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu nedeniyle 13.06.2022 tarihinde düzenlenen iddianame ile kamu davası açıldığı, 07.05.2014 tarihli eylem ile diğer eylemler arasında hukuki kesintinin bulunduğu anlaşılmakla; 07.05.2014 tarihli "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu nedeniyle ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde 18.07.2014, 07.10.20 20... .11.2021 tarihinde işlediği iddia edilen "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçları ile birlikte tek hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle hükmün BOZULMASINA,B. 18.07.2014, 07.10.20 20... .02.2022 Tarihli Eylemlere İlişkin Kurulan Hüküm Yönünden;Sanığın 25.11.2021 tarihli eylemi yönünden kamu davası açılmış ise de, sanık hakkında bu suçtan herhangi bir hüküm kurulmadığından, mahkemesince zamanaşımı süresi içerisinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.1. 18.07.2014 tarihli eyleme dair Dairemizin 16.12.2019 tarihli ve 2019/31328 Esas, 2019/8258 Karar sayılı bozma ilamına uyularak, Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2020/13 Esas, 2020/118 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak sadece erteleme kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken, “durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında ikinci kez 18.03.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının düzenlendiği, 2. kez düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı üzerine, 25.11.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle 13.03.2022 tarihinde düzenlenen iddianame ikinci kez açılan mükerrer kamu davasının, Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/100 Esas sayılı dosyası ile birleştiği ve bu dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği aynı eylemin daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş olması nedeniyle Dairemizin görevli olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince 18.07.2014 tarihli eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle, durma kararı verilen dosyalar ile incelenen dosyanın birleştirilip, ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması, sanığın UYAP sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açık ve kapalı dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenen dosya arasına konulması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, 13.03.2022 tarihli iddianame ile 18.07.2014 tarihli eyleme dair açılan kamu davası yönünden ise mükerrer açılmış olması nedeniyle ayrı hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mükerrer açılan kamu davası üzerinden yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararı verilmesi, Kabule göre;2. Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 3. maddeleri uyarınca, 2. kez 18.03.2020 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının, 08.12.2020 tarihinde sanığa başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu Ceza İnfaz Kurumunda 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesine aykırı şekilde tebliğ edildiği, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla; 18.03.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, bu kapsamda 07.10.2020, 25.11.20 21... .02.2022 tarihli eylemleri, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek sanık yazılı şekilde mahkûmiyet kararları karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, Tebliğname'ye aykırı olarak diğer yönlerden incelenmeksizin oy birliğiyle hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.