SGK tarafından müfettiş raporuyla sahte olduğu iddia edilen ilk rapora dayalı maluliyet aylığının iptali ve yersiz ödeme talebinin temyiz davası.
Özet: Davacı, 2015 tarihli sağlık raporuna dayanarak aldığı maluliyet aylığının, kurum müfettiş raporuyla ilk raporun sahte olduğu gerekçesiyle haksız yere iptal edilerek yersiz ödeme talep edilmesi üzerine, kendisinin 2019 tarihli yeni bir raporla %52 oranında engelli olduğunun tespit edilmesine ve emekli maaşının yeniden bağlanmasına rağmen, önceki döneme ait maaşların iptali ve çalışma gerekçesiyle tekrar durdurulması işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek aylığının iadesi ve borcun silinmesi talebiyle dava açmış; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri davayı reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3281 E., 2025/1706 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş MahkemesiSAYISI : 2021/91 E., 2023/274 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 17.09.1997-01.06.2016 tarihleri arasında .. .. işi yapan pide fırınında çalıştığını, müvekkilinin sağlık sorunları nedeniyle .. ... ve Araştırma Hastanesi tarafından 03.03.2015 tarihli ve ... sayılı sağlık kurulu raporuyla çalışma gücünün %46'sını kaybettiğine karar verilerek, 21.07.2016 tarihinden itibaren emekli aylığı almaya başladığını, daha sonra kurum tarafından müvekkilin raporunun gerçeği yansıtmadığı, doğru bilgi ve belgelere aykırı olduğu gerekçesiyle 07.07.2020 tarihinde alınan bir müfettiş raporu sonucunda maaşı durdurma ve müvekkilinin aylığının iptal edildiğini, müvekkiline teftişle ilgili bilgilendirme ve aydınlatma yapılmadığını, incelemeden sonra Kurum tarafından müvekkilden yeni bir rapor istendiğini, müvekkilinin yeni bir rapor aldığını ve bu rapor oranın %52 çıkmasına rağmen kurum tarafından müvekkilinin almış olduğu aylığın iptal edildiğini ve 02.02.2021 tarihinde ise yersiz ödeme yapıldığı iddia edilerek 61.480,16 TL'nin iadesinin talep edildiğini, müvekkilin bütün semptomları ağır olacak şekilde eklem sıkıntıları, diyabet, astım (koah), tansiyon ve kalp rahatsızlığı vb. bir takım hastalıklarının mevcut olduğunu, bütün bu hastalıklar müvekkili fiziksel olarak iş gücü kaybına uğrattığını, Kurum tarafından yapılan işlemde müvekkilin sağlıksal durumları değerlendirilmediğini belirterek müvekkilinin maluliyetinin ile oranının tespiti ve aylığının kesilme işleminin iptalini, yersiz ödeme istemine ilişkin Kurum işleminin iptalini, müvekkilin kesilen aylığının kesildiği tarihten itibaren faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından davacı hakkında yapılan inceleme sonucunda davacıya 01.07.2016 tarihinde %46 vergi indirimi uygulanarak yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurum tarafından yapılan 08.04.2019 tarihinde müfettiş teftişine istinaden kontrol mauyenesine tabi tutulduğunu ve hastaneye sevk edildiğini hastaneden gelen rapor ile %52 oran belirlendiğini, bu rapora istinaden davacının aylığının 25.12.2019 tarihinde açıldığını ancak .. Daire Başkanlığının 24.01.20 20... . sayılı yazısı ile müfettiş incelemesi sonuçlanana kadar geçici olarak durdurulduğunu, SGK Başmüfettişi .. .. tarafından hazırlanan teftiş raporuna göre davacının ilk almış olduğu 04.03.2015 tarihli raporun sahte belge ile sağlık kurulu hekimlerinin yanıltılması sureti ile aldığı ancak 09.12.2019 tarihli rapor hakkında herhangi bir usulsüzlük tespit edilemediğinin bildirildiğini, sigortalının aylığı müfettiş raporu doğrultusunda 01.07.2016 tarihinden iptal edilerek, 09.12.2019 tarihli rapor dikkate alınarak 01.01.2020 tarihinden yeniden başlatıldığını, Mart/2020 tarihinde tüm sigorta kollarına tabi çalışmaya başladığının tespiti üzerine aylığının Mart/2020 tarihini takip eden dönemden itibaren durdurulduğunu, sigortalıya yapılan yersiz ödeme tutarlarının 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi gereği kapsamında 48.406,65 TL borç kaydedildiğini, Müfettiş incelemesi yapılırken Dr. .. tarafından verilen ifadede “hastane arşivinde yaptığım arama sonucunda hastaların dosyasında Koroner Arter Hatalığı teşhisine ilişkin herhangi bir belge bulamadım, ... Söz konusu hastalığın teşhisi hastanın getirdiği dış kaynaklı anjoyografi raporuna istinaden benim tarafımdan konulmuştur.” dendiğini, şüphe duyulan koroner arter hastalığına ilişkin engel olacak şekilde MEDULA kayıtlarında herhangi bir kayda rastlanılmadığı, 2012/7. ayda stent taktırdığını iddia ettiğini .. .. Hastanesinin kapanmış olduğunun tespiti ile yalan beyanda bulunduğu tespit edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin çalışma gücü kaybı raporuna istinaden bağlanan maluliyet aylığının, herhangi bir kusuru olmamasına rağmen müfettiş raporu gerekçe gösterilerek haksız şekilde iptal edildiğini ve yersiz ödeme adı altında borç çıkarıldığını, müvekkilinin mevcut hastalıkları ve %52 oranındaki yeni raporuna rağmen sağlık durumunun Mahkemece titizlikle değerlendirilmediğini, dosyanın Merkez Sağlık Kuruluna sevk edilmesi taleplerinin yerel mahkemece reddedildiğini ve müvekkilinin mağduriyetine yol açan bu sürecin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç1.Uyuşmazlık, çalışma gücü kaybı oranının tespiti, davalı Kurumun davacının emekli maaşını kesme işleminin iptali ile kesilen aylığın bağlanması ve yersiz ödemenin iptali talebine ilişkindir.2.Dosya kapsamında, davacının maluliyet oranına ilişkin .. Şehir Hastanesinin 09,12.2019 tarihli sağlık kurulu raporuna göre özür oranının %41 olduğuna ilişkin rapor, ATK 3. İhtisas Kurulu 05.04.2023 tarihli ...’ın tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %34 olduğuna ilişkin raporlar bulunmaktadır.3.Kesinleşen Kurum kararının değişmezliği, sürekli işgöremezlik derecesinin aynı kaldığı süre ile sınırlı olup, sigortalının lehine veya aleyhine, sürekli işgöremezlik derecesinin değişmesi halinde Kurum kararı da değişecektir. Kurumun da her zaman bu konuda sigortalıyı kontrol muayenesine tabi tutabileceğine dair 506 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 94. maddesi dikkate alındığında, mahkemece yapılacak iş, raporlar arasındaki çelişkiyi gidererek yöntemince yapılacak araştırma sonunda karar vermek olacaktır.4.Bu yönde, sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yolun ne olduğu 506 sayılı Kanun'un 109. maddesi ile 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki ortaya çıkması durumunda, çelişkinin Adli Tıp Kanunu'nun 15. maddesi gereği Adli Tıp Üst Kurullarınca giderilmesi gereklidir. Çelişkinin Yüksek Sağlık Kurulu ile Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalından alınan sağlık kurulu arasında çıkması halinde de amacın uyuşmazlığı en geniş katılımlı bir kurul kararı ile sona erdirmek, yeni çelişkilerin ortaya çıkıp uyuşmazlığı çözümsüzlüğe itmeyi engellemek olduğu dikkate alındığında, ilgili Adli Tıp Üst Kuruluna başvurulmalı ve alınacak raporla uyuşmazlık sona erdirilmelidir.Eldeki dava dosyası incelendiğinde davacının maluliyet oranına ilişkin Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi Raporu arasında çelişki olduğu, bu çelişkinin Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alınarak giderilmeden karar verildiği anlaşılmakla, ilgili mevzuat hükümlerinde açıklanan prosedür ikmal edilerek sigortalının çalışma gücü kaybı belirlenmeden hüküm kurulması bozmayı gerektirir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.