6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davacının banka güvenlik açığı kaynaklı internet bankacılığı dolandırıcılığı ve yetkisiz fon transferi nedeniyle uğradığı zararın tazmini talebi.
Özet: Müşterinin internet bankacılığı hesabının güvenlik açıkları nedeniyle dolandırıcılık yoluyla ele geçirilip, izinsiz para ve fon transferleri yapılması üzerine açılan bu ticari tazminat davasında, davacı bankanın güvenlik zafiyetleri ve şüpheli işlemleri engellemedeki kusuru nedeniyle 47042 adet purlikit fonunun veya TL karşılığının ticari faiziyle iadesini talep ederken, davalı banka davanın zamanaşımına uğradığını, kendi yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve müşterinin tacir basiretiyle hareket etmesi gerektiğini savunmuş olup, mahkeme bankacılık düzenlemeleri ve Yargıtay içtihatları ışığında tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirmektedir.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/68 Esas - 2026/277

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/68 Esas
KARAR NO : 2026/277
HAKİM :...
KATİP : ....
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : Av...
Av....
Av. ...
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/01/2025
KARAR TARİHİ : 06/04/2026
G.K. YAZILDIĞI TARİH : 06/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 25.11.2024 tarihinde banka hesabına girmek istediğinde şifresinin kabul edilmemesi nedeniyle giremediğini, şubesini arayarak yeni şifre oluşturduğunu, hesabına eriştiğinde hesabından fon bozdurulup, daha önce tanımadığı .... iban nolu hesabından, 22.11.2024 günü saat 14:34'da ... bozdurularak 338.602,01 TL'nin vadesiz hesaba aktarıldığını, 22.11.2024 günü 14:52'de 15:21'e kadar 65 Adet havale ile toplam 64.817,00 TL 3.kişi ....'in hesabına aktarıldığını, yapılan ödemelerin hiç birinin müvekkili tarafından yapılmadığını, müvekkilinin onayının da olmadığını, müvekkiline işlemler için onay kodu da gelmediğini, davalı bankanın güvenlik açığını kullanmak sureti ile müvekkilin internet şifresinin değiştirilerek hesabına erişim sağlandığını, toplam 239 ayrı havale işlemi yapılmasına rağmen davalı bankanın güvenlik sistemleri bu işlemlerin şüpheli işlem olarak tespit ederek engellemediğini, müvekkilinin dava konusu olaydan sonra banka ile iletişime geçerek şifrelerini değiştirdiğini, söz konusu olayda müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davalı bankaya (.@....), 29.11.2024 tarihinde kep üzerinden ... adet ... fonun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde iadesi talep edilmiş akabinde arabuluculuk yoluna gidilmiş ise de, netice alınamadığını, ... Cumhuriyet Savcılığına 2024/281119 soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı bankanın, güvenlik açığının kullanılması, bankanın interaktif bankacılık işlemlerinin güvenliğini sağlayacak mekanizmayı oluşturmaması, sistem güvenliğini sağlanmaması ve sair nedenlerle; 22.11.2024 günü saat 14:34'da 66666 adet PURLIKIT bozdurularak vadesiz hesaba aktarılan 338.602,01 TL'den, 100.065,99 TL bakiye kalmıştır. Bu para ile müvekkil tarafından 19624 adet PURLIKIT alınmıştır. (EK-4) Bu şekilde, (66666 adet PURLIKIT- 19624 adet PURLIKIT=) 47042 adet PURLIKIT müvekkilin hesabından hukuka aykırı şekilde ve bankanın kusuru nedeniyle çekilmiştir. Bu sebeple, 47042 adet PURLIKIT fonun müvekkilin hesabına aynen mümkün olmaması halinde dava tarihinde Türk Lirası karşılığının temerrüt tarihinden itibaren işletecek ticari (avans) faiziyle müvekkile verilmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekil cevap dilekçesinde özetle; Davanın zaman aşımına uğradığını, bankaları ile mudii arasında Bireysel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre mudinin internet şubesinden de yararlanabildiğini, öncelikle mudiye bir kullanıcı kodu ve şifre tanımlandığını, kod ve şifrenin birbirinden bağımsız olduğunu, banka personeli tarafından bu bilgilerin bilinemeyeceğini, mudiye internet bankacılığı kullanım esasları ve güvenliğine dair gerekli uyarıların yapıldığını, dava konusu olayda bankalarının sorumluluğunun bulunmadığını, tüm yasal zorunluluklar bankaları tarafından yerine getirildiğinden davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının tacir olduğunu ve dava konusu olayda basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğunu belirterek davanın zaman aşımı ve husumet yönünden reddine, para transferinin gerçekleştiği . . ve . ... davanın ihbarına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
Bilirkişi Raporu
Ara buluculuk Son Anlaşamama Tutanağı
Davacı şirketin banka hesap özetleri
... CBS 2024/281119 sayılı soruşturma dosyası
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, internet bankacılığı kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen dolandırıcılık nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 15/03/2020 tarihinde 31069 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliği'nin 11/2, 11/4, 14, 34 ve 36. Maddeleri  icra gözetildiğinde hükmü banka kendi alanına giren konularda sahtecilik ve dolandırıcılık olaylarını önleyici çalışmalar yapmak, güvenlik önlemleri saptamak, ilgili taraflar arasında gerekli bilgi paylaşımının sağlandığından emin olacak şekilde mekanizmalar kurmak ve sağlanan bilgi paylaşımının etkinliğini takip etmekle yükümlüdür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19/12/2019 gün ve 2017/11-131 2019/1935 karar sayılı ilamında da açıkça belirtilmekle; Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (., .: .. Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, ..., 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir. Zira sorumsuzluk sözleşmesi hükümlerine sınırlama getiren ve somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı BK) 99/2. ve 100/3. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK) 115/3. ve 116/3.) maddeleri gereğince, özel kanun ile kuruldukları ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanındığı için bankaların, hafif kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluğunu kaldıran sözleşme hükümleri geçersiz olacaktır.
Bankalar birer güven ve itimat kurumları olduklarından kural olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankalar, müşterilerinin kişisel bilgilerini korumakla mükelleftir. Bankaların, internet bankacılığında müşterilerinin güvenliğini sağlayacak güvenlik enstrümanlarını kullanması zorunludur. Bankalar; faaliyet alanları, kuruluşları, yönetimleri, iç denetim sistemleri, finansal raporlamaları, öz sermayeleri, sermaye yeterlik oranları ve bağımsız denetimleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile düzenlenen güven kuruluşlarıdır. Bankaların hukuki sorumlulukları, başta TBK olmak üzere birden fazla mevzuatta düzenlenir. 6102 sayılı TTK uyarınca, tüm tacirlerin ticari işleriyle ilgili olarak basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiği düzenlenir. Bankalar, kamu nezdinde güven uyandıran kuruluşlar olarak kendi faaliyet alanlarının gerektirdiği ölçüde basiret ve özenle davranmalıdır. Kamu nezdinde oluşturulan bu güven bankaların işlemlerinde sıradan bir tacirden daha yüksek bir özen göstermelerini gerektirir. Güvenin korunması ilkesi, güvenen nezdinde bir güven unsurunun oluşmasına sebebiyet veren güvenilenin, yarattığı bu güvene uygun davranışlarda bulunması ve bunun sonuçlarına da katlanması anlamı taşır. Bankalar, yükümlülüklerini yerine getirirken objektif özen ile davranmak durumunda olup birer itimat kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Bankaların, sözleşmeden kaynaklanan veya bu kapsamda değerlendirilen borçlarını, hiç ya da gereği gibi yerine getirmemelerinin sonucu Borçlar Kanunu’nda genel hatlarıyla açıklanmıştır. Buna göre alacaklı hakkını kısmen veya tamamen alamamış ise borçlu olan taraf, kendisinde hiçbir kusur olmadığını ispat edemedikçe bundan dolayı doğan zararı karşılamak zorundadır. Bankaların, kendilerine güvenen müşterilerine, onların yakınları olan üçüncü kişilere ve bilgi almak ya da ilişki kurmak amacıyla kendilerine başvuran kişilere karşı koruyucu nitelikte bir özen borcu vardır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; 22/11/2024 tarihinde, davacının hesabından internet bankacılığı kanalı ile saat 14:34 'de 66666 adet purlikit fonunun bozdurularak 338.602,01 TL'nin davacının vadesiz hesabına aktarıldığı, aynı gün bu vadesiz hesaptan 14:52 ile 16:24 zaman dilimi arasında 239 adet EFT ile toplam 238.532,00 TL 'nin dava dışı ... . ve . . .. hesabına aktarıldığı, davalı banka tarafından davacının hesabına giriş sonrasında art arda yaklaşık 90 dakika içerisinde 239 adet para transferi işlemi yapılmasının şüpheli işlem olarak algılanması gerektiği, davalı banka tarafından yapılan bu tür para transfer işlemlerinde SMS ile bilgilendirme yapmadığı, davalının sunduğu SMS Log Kayıtları incelendiğinde; dava konusu para transferi işlemlerinde log kayıtlarında “İletişim Bilgisi” sütununun boş olduğu, yapılan transfer işlemlerinde davacıya bilgilendirme SMS inin iletilmediği, “Hedef telefon bilgisi eksik” “gönderilmedi'' açıklamalarıyla davacıya ait iletişim bilgisine SMS para transferlerinde bilgilendirme SMS'inin iletilmediği, dava konusu işlemlerin olağandışı ve şüpheli olduğu, işlemlerin davalı bankanın fraud izleme sistemlerinde alarm oluşturması gerektiği, ve işlemlerin davalı banka tarafından da olağan dışı ve şüpheli oldukları şekilde değerlendirilerek ilave güvenlik süreci uygulaması mümkün iken davalı bankanın “Bankaların Bilgi Sistemleri Ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik”in “Madde 36 İşlemler Takibi” kısmında belirtilen süreçleri uygulamadığı söz konusu Yönetmelik hükmünde yer alan yükümlülükleri yerine getirmediği, süreçlerin takibinde zafiyet olduğu ve davalı bankanın alınabilecek tüm önlemleri almamış olduğu, davalı bankanın özen yükümlülüğünü ihlal ettiği, zararın oluşmasında bankanın fraud(güvenlik) birimlerinin zaafiyetinin bulunduğu , her ne kadar bilirkişi raporunda işlemlerin internet bankacılığından yapılması nedeniyle davacının kendi belirlediği statik şifrenin bankaya tanımlı gönderilen SMS şifrelerinin başkasının eline geçmesine imkan sağlaması nedeniyle şifrenin korunmasında gerekli özeni sağlayamadığı bu nedenle kusurlu olduğu belirtilmiş ise de; davalı bankanın, şifre bilgilerinin 3. Kişilerce ele geçirilmesini önleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması gerektiği, bu bağlamda üst derece güvenlik sağlayan, elektronik imza, akıllı anahtar gibi kötü niyetli 3. Kişilerce davacı hesabına girilmesini önleyen zorunlu tedbirleri almadığı gibi söz konusu işlemlerin şüpheli olarak tespitini sağlayacak bir mekanizma kurmayarak üstelik davacı müşteri teyid için aranmaksızın veya EFT edilecek tutar üzerine bloke konulmaksızın davacının hesabındaki paranın çok kısa bir süre zarfında 3. Kişilerin hesabına aktarılmasında davalı bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, sorumluluğun tamamen davalı bankaya ait bulunduğu, nitekim aynı konuya ilişkin emsal nitelikte ... Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi'nin 2020/447 esas ve 2022/347 Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğu, davacı tarafça ilk talep olarak purlikit fonlarının aynen iadesi talep edilmiş ise de fonun davalı banka tarafından aynen iadesi mümkün olmadığı, purlikit fonları bozdurulup başka hesaba aktarılması nedeniyle davacının toplam 238.532.00 TL zararının bulunduğu, ancak taleple bağlı kalınarak 200.000,00 TL 'ye hükmedildiği,
Anlaşılmış olup en nihayetinde davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kabulü ile;
200.000,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 200.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 13.662,00 TL karar ve ilam harcından 2.561,63 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 11.100,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 2.561,63 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.177,03 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 130,00 TL tebligat gideri, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.130,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 200.000,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/04/2026
Katip ....
Hakim ...
BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR