Kadastro mahkemesinin, gayrisabit hudutlu tapu kaydına dayalı büyük bir taşınmazın mera niteliği ve zilyetlikle iktisap durumu hakkında Yargıtay bozması sonrası verdiği kararın temyiz incelemesi.
Özet: Kadastro davasında, gayrisabit hudutlu eski tapu kaydına dayalı bir taşınmazın miktarıyla sınırlı tutulup fazlasının mera vasfında olup olmadığının tespiti üzerine yapılan önceki temyiz incelemesiyle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş; bozma sonrası yargılamada, taşınmazın tahsis kararı bulunmaması veya kadimden beri halk tarafından hayvan otlatma amacıyla kullanılmaması, ayrıca bilirkişi raporları ve hava fotoğraflarıyla bir kısmının tarım arazisi, bir kısmının ise özel otlak olarak kullanıldığının belirlenmesi sebebiyle, çekişmeli kısmın mera niteliğinde olmadığı kabul edilerek davacı idarenin davası reddedilmiş, asli müdahil hazinenin davası ise kısmen kabul edilmiş ve bu yeni karar aleyhine davalılar ile asli müdahil hazine tarafından yeniden temyiz yoluna başvurulmuştur.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/58 E., 2024/40 K. Taraflar arasındaki kadastro davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davacı ... Başkanlığının davasının reddine, asli müdahil Hazine davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı duruşma istemli olarak davalı ... ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşmasız olarak asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; 25.11.2025 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden asli müdahil Hazine vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı ... ve arkadaşları vekili Avukat ... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A RKadastro sonucunda ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 21... parsel sayılı 2.963.397 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş, komisyon incelemesi sonucunda tapu kayıt miktar fazlasının mera olduğu sonucuna varılarak taşınmazın mera niteliği ile ... adına tesciline karar verilmiştir. Davalı tarafın itirazı kadastro komisyonunca kabul edilerek 1 21... parselden (A) ila (E) ve (G) harfleri ile gösterilen bölümlerin ifrazı ile 1 21... parselin ... ve müşterekleri adlarına, 121 ada (A) ve (B) bölümünün ... ...ve arkadaşları adlarına, 121 ada (C) ve (D) bölümünün...ve arkadaşları adlarına, 121 ada (E) bölümünün müştereken ... ve ... adlarına, 121 ada (G) bölümünün ... ve müşterekleri adlarına tescillerine karar verilmiştir. Davacı ..., dava konusu 1 21... parsel ve önceki aşamada kesinleşen 1 14... parsel sayılı taşınmazlara uygulanan tapunun gayrisabit hudutlu olup miktarıyla geçerli olduğu, taşınmazların mera olduğu iddiasına dayanarak taşınmazların tapu kaydı miktarınca belirlenerek bakiyesinin Beypazarı Belediyesi adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine, davalılar dayanağı tapunun gayrisabit hudutlu olduğu, dava konusu taşınmazın mera olduğu ve özel mülkiyete konu olamayacağı iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar, Dairemizin 17.05.2022 tarihli ve 2021/5875 Esas, 2022/4642 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "...1 21... parsel sayılı taşınmazın tamamı sınırları itibariyle tespite esas alınan davalıların dayandığı Kanunievvel 1926 tarihli 36 sayılı mera vasıflı tapu kaydı kapsamında kalmakta ise de anılan tapu kaydı gayrisabit hudutlu olup miktarıyla geçerli olduğu ve miktarı kadarının 1 14... parselin (A) ile gösterilen bölümünü kapsadığından miktar fazlası kısmına tekabül eden 1 21... parselin tamamının, davacı tarafça kamu malı niteliğinde mera olduğu öne sürüldüğüne göre öncelikle bu nitelikte olup olmadığının, kamu malı nitelindeki mera olmadığının anlaşılması halinde katılan Hazinenin talebinin aynı zamanda devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yer olduğu iddiasını da içerdiğinden davalılar yönüyle zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının da belirlenmesi gerektiği, bir taşınmazın kamu malı niteliğinde mera sayılabilmesi için hakkında tahsis kararının bulunması ya da kadimden bu yana köy/belediye halkı tarafından hayvan otlatmak suretiyle mera niteliğinde kullanılması gerektiği, dosya kapsamına göre taşınmazların bulunduğu bölgeye ait mera tahsis kararı bulunmamakta olup zaten bu yönde bir iddia da bulunmadığı, dava konusu taşınmazların hiçbir zaman köy/belediye halkı tarafından hayvan otlatmak amacıyla kullanılmadığı, davalı tarafça bir kısmının tarım arazisi ve geri kalan kısmının da bizzat ya da kiraya vermek suretiyle özel otlakiye/mera olarak kullanılması karşısında dava konusu taşınmazların tapu miktarı kapsamı dışında kalan bölümlerinin mera olmadığı ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun kabulü gerektiği, mahkemece 2018 yılında yapılan keşif sonucunda 2 harita mühendisi ve 1 fen elemanından oluşan bilirkişi heyetince verilen asıl ve ek raporlara göre, 1950 tarihli hava fotoğrafına göre 1 21... parsel sayılı taşınmaz içinde 20 parça olarak gösterilen bölümlerin 1950 tarihli hava fotoğrafına göre tarla olarak kullanıldığının belirtildiği, üç kişilik zirai bilirkişi kurulunca da 1950 tarihli hava fotağraflarından anlaşılacağı üzere parsellerin işlemeli tarıma uygun alanlarının işlenmeye başladığı, giderek genişlediği, işlemeli tarım yapılan alanların tarım arazisi niteliğinde olduğu, geri kalan ve işlenemeyen kısımlarının ise Orta Anadolu iklim ve ekolojik şartlarında hakim bitki örtüsüne sahip bozkır mera niteliğinde bulunduğunun bildirildiği, hal böyle olunca; 1 24... parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğindeki mera olmadığı, fen bilirkişi raporunda 20 parça halinde gösterilen ve tarım arazisi olarak kullanılan taşınmaz bölümlerinin davalıların dayandığı miktarıyla geçerli bulunan 1938 tarihli 68 nolu vergi kaydı kapsamında kaldığı, vergi kaydı miktar fazlası yönüyle ise tespite esas alınan tapu malikleri belirlenerek adlarına zilyetliğe dayalı olarak başkaca taşınmaz edinip edinmediklerinin araştırılması şartların varlığı halinde her bir tapu malikinin 100’er dönüm kendi adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetline dayalı olarak taşınmaz edinebileceği ve tarım arazisi olmayan bölümlerinin ise ham toprak niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu 1 21... parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğindeki mera olmadığı, tarım arazisi olarak kullanılan taşınmaz bölümlerinin vergi kaydı miktar fazlası yönüyle tespit tarihine kadar tapu malikleri lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu, tapu maliklerinin aynı çalışma alanı içerisinde senetsizden taşınmaz edinmedikleri de gözününe alınarak bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 15.10.2024 havale tarihli rapor ekinde sunulan krokide yüzölçümü belirtilen kısımların kullanım durumlarına göre davalılar adına tesciline bu kısımlar çıktıktan sonra geriye kalan bölüm kadim mera olmadığı hali arazi vasfında olduğundan hali arazi vasfıyla hazine adına tescili gerektiği..." gerekçesiyle davacı ... Başkanlığının davasının reddine, asli müdahil Hazinenin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dava konusu 2.937.715,98 metrekare yüzölçümlü 1 21... parsel sayılı taşınmazın komisyon sınırlandırma ve tespitinin iptali ile, 15.10.2024 havale tarihli bilirkişi raporunda 6, 7, 8, 9, 10, 13, 14, 15 ve D1 rumuzu ile gösterilen bölümlerin payları oranında ..., ... ... mirasçıları ve ... mirasçıları adlarına adanın son parsel numaraları verilerek tapuya tescillerine, 16... rumuzu ile gösterilen bölümlerin payları oranında ... mirasçılarının adlarına adanın son parsel numaraları verilerek tapuya tescillerine, 19, 20, 24, 25... rumuzu ile gösterilen bölümlerin payları oranında ... mirasçıları adlarına adanın son parsel numaraları verilerek tapuya tescillerine, 18, 21, 22, 23, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34 ve D2 rumuzu ile gösterilen bölümlerin payları oranında ... mirasçılarının, ... mirasçılarının ve ... mirasçılarının adlarına adanın son parsel numaraları verilerek tapuya tescillerine, ifraz edilen alanlar çıktıktan sonra geriye kalan 2.083.276,31 metrekare yüz ölçümündeki bölümün hali arazi olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, asli müdahil Hazine vekili ve davalı ... ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, asli müdahil Hazine vekilinin ve davalı ... ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.2. Ancak, İlk Derece Mahkemesince tespite esas alınan davalılar dayanağı tapu maliklerinden ... ve ... ... yönünden belgesiz araştırması yapılmış ise de ..., ......ve tespit tarihine göre 20 yıl zilyetlik süresini tamamlamadığı anlaşılan ... ...'ın bayisi ...adlarına belgesiz araştırması yapılmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan tapu maliki... ...mirasçıları arasında iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu ve dosya kapsamından mirasçılar arasında yöntemince taksim de yapılmadığı anlaşıldığına göre... ...mirasçıları kullanımındaki taşınmaz bölümlerinin payları oranında tüm mirasçılarının adlarına tescili gerekirken 16... rumuzu ile gösterilen bölümlerin ... mirasçılarının, 19, 20, 24, 25... rumuzu ile gösterilen bölümlerin ... mirasçılarının, 18, 21, 22, 23, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34 ve D2 rumuzu ile gösterilen bölümlerin ... mirasçılarının, ... mirasçılarının ve ... mirasçılarının adlarına ayrı ayrı tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, İlk Derece Mahkemesince öncelikle tespite esas alınan davalılar dayanağı tapu maliklerinden ..., ....ve ...adlarına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince belgesizden tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığının ... İşleri Müdürlüğü'nden sorulması, alınacak yazı cevabına göre önceki bozma ilamında değinilen hususlar dikkate alınarak değerlendirme yapılması, tapu maliki... ...mirasçıları arasında iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu ve mirasçıları arasında yöntemince taksim de yapılmadığından... ...mirasçıları kullanımındaki taşınmaz bölümlerinin payları oranında tüm mirasçıları adına tescili gerektiği gözetilerek karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle asli müdahil Hazine vekilinin ve davalı ... ... ve arkadaşları vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, asli müdahil Hazine vekilinin ve davalı ... ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.