Uygulama kadastrosu sırasında taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalma ve yol sınırının belirlenmesindeki hataların giderilmesi talepli davanın temyiz incelemesi.
Özet: Bir taşınmazın uygulama kadastrosu sonucunda yol tespiti nedeniyle yüzölçümünün hatalı olarak azaldığı iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporlarına dayanarak tesis kadastrosu sınırlarını esas alıp taşınmazın eski yüzölçümüne dönmesine ve tesciline hükmetmiş; istinaf mahkemesi, bu kararın usul ve yasaya uygun olduğuna kanaat getirerek tüm istinaf başvurularını esastan reddetmiş olup, temyiz incelemesi davalıların husumet, yapılan uygulamanın doğruluğu ve vekalet ücreti konusundaki itirazları üzerine yapılmaktadır.
8. Hukuk Dairesi         2024/1839 E.  ,  2026/2166 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/840 E., 2023/1462 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/11 E., 2023/24 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili, davalılar Kadastro Müdürlüğü vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan temyize konu eski 1 45... parsel sayılı 171,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 16.267,55 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... Kadastro Müdürlüğüne husumet yönelterek açtığı davada uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait 1 45... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümün azaldığını ileri sürerek, uygulama kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın eski yüzölçümü ile adına tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında; taşınmazındaki azalmanın yoldan kaynaklandığını belirterek birleşen dosyada davalılar Hazine vekili, ...Başkanlığı, ... vekili ve ... vekili davaya dahil etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; uygulama kadastro işleminde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan işlemin müvekkili idarenin sorumluluğunda olmadığını belirterek öncelikle husumetten, aksi halde esastan davanın reddini savunmuştur.
3. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bilirkişi kök ve ek raporlarında; 1 45... parsel ile Fatsa - Çamaş yolu arasında 19 56... tarihli hava fotoğraflarının tesis kadastrosu sınırları ile uyumlu olduğu ve tesis kadastrosu sınırlarının esas alınması gerektiği, bu kısımda uygulama kadastrosunda yapılan ölçümün hatalı olduğunun belirtildiği, buna göre sınırın, tesis kadastrosu sınırlarına göre düzeltilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacı ...'nun ...Başkanlığı, ... ve Hazineye yönelik davasının kabulüne, Kadastro Müdürlüğüne yönelik davasının husumet yönünden reddine, temyize konu 29.11.2022 havale tarihli bilirkişi raporunun ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 713,95 metrekarelik kısmın yol olarak yapılan tespitinin iptali ile iptal edilen bu kısmın yeni 1 45... parselin yüzölçümüne eklenmesine, bu suretle yeni 1 45... parselin 16.981,50 metrekare yüzölçümü ile tapuya tesciline, Kadastro Müdürlüğü vekille temsil edilmediğinden 3402 sayılı Kanun'un 31/3 hükmüne göre lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen dosya davacısı ..., davalılar ... vekili, Hazine vekili, Kadastro Müdürlüğü vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1 45... parsel ile yol arasında herhangi bir sabit sınır belirlenmediği, tesis kadastrosunda dava konusu taşınmazların sınırında herhangi bir tersimat ve hesap hatasının bulunmadığı, tesis kadastro paftasındaki sınıra itibar edilerek 1 45... parsel ile yol arasındaki tesis kadastrosundaki belgelerde belirlenen sınırın geçerli sınır tipinde belirlenmesinde bir yanlışlık bulunmadığı, Kadastro Müdürlüğünün yargılama sırasında vekili ile temsil edilmemiş olması ve yine Karayolları Genel Müdürlüğünün Mahkemece resen davaya dahil edilmiş olmasına göre vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili idarenin yetki alanında bulunmayan alana ilişkin açılan dava nedeniyle taraf gösterilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, yapılan uygulama tespitinin doğru olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, aksi yöndeki kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yer alan diğer nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davada kendisini vekille temsil ettiren Kadastro Müdürlüğü lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili bakımından davanın reddine karar verildiğini, dosyaya müvekkili idarenin re'sen dahil edilmesinin avukatla temsil edildiği gerçeğini değiştirmediğini, lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, tarafı olduğu asıl davada davalı ... lehine verilen bir karar bulunmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili, Kadastro Müdürlüğü vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan ... ve Kadastro Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.