Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz tescili davasında, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve hazine adına tescili talebiyle açılan kamulaştırma davasında, yerel mahkemece verilen ilk kabul kararının hukuka aykırı bulunarak bozulması üzerine, yeniden yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiş; ancak davacı idarenin temyizi üzerine, mahkeme tarafından vefat eden davalı mirasçıları tespit edilip usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararı tekrar bozulmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/11691 E.  ,  2026/2597 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/178 Esas, 2024/71 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı idare vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı idare vekili Avukat ... ile yetki belgesine istinaden davalı ... vekili Avukat ... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl ili, ... ilçesi, ... köyü 1 01... ve 1 03... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.01.2015 tarihli ve 2013/910 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 06.01.2015 tarihli ve 2013/910 Esas, 2015/23 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazların sulu tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 4 uygulanması gerekirken, bu oranın % 5 kabulü ile az bedel tespiti hatalı olduğu gibi, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığından ve 7139 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin 8 nci fıkrasının dördüncü cümlesinin iptal edildiği nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ilk karar ile tescile ilişkin hükmün kesinleştiğini, son kararda dava konusu taşınmazın Hazine adına olan tapusunun iptali ile yeniden davalı adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararın infazının fiilen imkansız olduğunu, iptal kararlarının acele kamulaştırma işlemine ilişkin olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; davalı ...’ın 14.08.2022 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla adı geçen davalı mirasçıları tespit edilerek taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
4. 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 nci maddesiyle değiştirilen 10 ncu maddesinin on dördüncü fıkrasının “14 üncü maddede belirtilen süre içinde, kamulaştırma işlemine karşı hak sahipleri tarafından idarî yargıda iptal davası açılması ve idarî yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde mahkemece, idarî yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır” ibaresi ile aynı Kanun’un 7 nci maddesiyle değiştirilen 14 üncü maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen “Açılan davaların sonuçları dava açmayanları etkilemez” ibaresinin 27.03.2025 tarihli ve 32854 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/101 Esas, 2024/232 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
5. Eldeki dava 27.03.2025 tarihinden önce açılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında; eldeki dosya davalısı ... tarafından ... HES barajı kamulaştırma alanında kalan dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasına dayanak Bakanlar Kurulunun 30.07.2012 tarihli ve 2012/3506 sayılı kararı ve bu karara dayanak yapılarak alınan EPDK’nın 15.08.2012 tarihli ve 3977-11 sayılı kararı ile 02.08.2012 tarihli ve 3959-5 sayılı kamulaştırma kararlarının iptali istemi ile açılan davada yapılan yargılama neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08.10.2015 tarihli ve 2015/3587 Esas, 2015/3419 Karar sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin kesin olarak iptaline karar verildiğinden, kamulaştırma işleminin hukuki dayanaktan yoksun kaldığı gerekçesi ile eldeki davada uygulanmasına devam olunan 2942 sayılı Kanun'un 14/son maddesi uyarınca açılan davanın sonuçlarının açmayanları etkilemeyeceği de gözetilerek davanın dava açan ... mirasçıları yönünden reddine karar verilmesi gereklidir.
6. ... HES barajı kamulaştırma alanında kalan dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasına dayanak Bakanlar Kurulunun 30.07.2012 tarihli ve 2012/3506 sayılı kararı ve bu karara dayanak yapılarak alınan EPDK’nın 15.08.2012 tarihli ve 3977-11 sayılı kararı ile 02.08.2012 tarihli ve 3959-5 sayılı kamulaştırma kararlarının iptali istemi ile davalı ... dışındaki davalılar tarafından açılmış herhangi bir dava bulunup bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılamamıştır.
7. Taraflardan ve Danıştay ilgili dairesinden ve Danıştay ilgili Dava Daireleri Kurulundan davalıların iptal davası açıp açmadığı sorularak alınacak yazı cevaplarına göre dava açanlar yönünden davanın reddine, dava açmayanlar yönünden ise işin esasına girilerek Mahkemece verilen ilk kararı temyiz etmeyenler yönünden davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan yatırılan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Davacı idare kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı idareye ödenmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.