Hizmet tespiti davasında Yargıtayın eksik inceleme gerekçeli bozması sonrası ilk derece mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği kabul kararının temyiz itirazlarının reddi.
Özet: Davacı, kamu kurumu niteliğindeki işyerinde sigortasız ve eksik bildirilen çalışma sürelerinin tespitini talep etmiş; ilk derece mahkemesinin talebi kabul etme yönündeki kararı, ilk temyizde eksik inceleme gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılamada ilk derece mahkemesi tekrar davanın kabulüne karar vermiş ve Yargıtay, bozmaya uygun bulunan bu kararda hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görmeyerek davalı ve feri müdahil kurum vekillerinin ikinci temyiz taleplerini reddetmiş, böylece davacının hizmet tespiti talebinin kesinleşmesini sağlamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/20364 E.  ,  2026/5707 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/287 E., 2025/488 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı, hizmet tespiti davası davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 30.10.1996-01.07.2002 tarihleri arasında geçen 2002 yılında hiç bildirilmeyen ve de 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008 yıllarında eksik bildirilen hizmet akitli çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili; davacının çalışmalarının kesintili olduğundan yerleşik Yargıtay kararlarına göre davacının 5 yıllık dava açma süresinin geçtiğini, Kurum Teşkilat Kanunu olan 2954 sayılı Kanun'un 49. maddesinde istihdam şekillerinin açıkça belirtilmiş olduğunu ve İş Kanununa göre hizmet akdi ile işçi çalıştırılmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili; davacının sigortalı hizmeti bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, aksinin ancak aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlanabileceğini, inceleme ve araştırma yapılarak çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde hizmet tespitine karar verilmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli kararı ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve Fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"...1.Eldeki davada Mahkeme kararı eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Dosya kapsamında, istisna akdi bitiminden işe giriş bildirgesi arasındaki sürelerin ve 01.07.2002 den itibaren itibaren 1 yılan az imzalanan sözleşmelerin bitimi arasında geçen süreler arasında yapılan araştırma yetersizdir
2. Davacının çalıştığı işyerinin resmi Kurum niteliğinde olup tüm işlem ve eylemlerinin resmi olarak yapılmasının esas olduğu, davacının sürekli çalıştığı iddiası karşısında, Mahkemece resen araştırma ilkesi gereğince davacının beyanı alınarak, davalı Kamu Kurumu işyeri olan buradaki şef, idare bölümündeki amirler tespit edilerek dinlenmek suretiyle, ara dönemlerde fiilen çalışıp çalışmadığı ayrıntılı sorulmalı; yaptığı programlar var ise araştırılmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilmeli, öte yandan varsa kapı giriş kayıtları celp edilerek bu kayıtlar da irdelenmelidir. Ayrıca davalı işverenin Kamu Kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının esas olduğu göz önünde tutulmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. ..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... . maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesidir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.