Hizmet tespiti davasında, davacının askerlik öncesi ve sonrası çalışma dönemlerinin hak düşürücü süre bağlamında incelenerek ilk derece mahkemesi kararının onanması.
Özet: Hizmet tespiti davasında davacının muavin olarak çalıştığı iddiası ve davalının ret cevabı üzerine gelişen süreçte, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı Yargıtayca, askerlik sonrası makul sürenin aşılması nedeniyle askerlik öncesi dönemin hak düşürücü süreye uğraması ihtimalinin değerlendirilmemesi gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma sonrası ilk derece mahkemesinin yeniden kısmen kabul yönündeki kararı, davalı kurum vekilince temyiz edildiğinde, Yargıtay, kararın önceki bozmaya uygun olduğunu ve hukuka aykırılık taşımadığını belirterek temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararı onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/20285 E.  ,  2026/5706 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI : 2024/389 E., 2025/38 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı, hizmet tespiti davası davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının, davalı şirket bünyesinde .. plaka sayılı araçta muavin olarak 1997 yılının 11. ayının başından, askere gittiği 10.03.2002 tarihine kadar çalıştığını, asker dönüşü çalışmaya devam ettiğini, 2004 yılından itibaren ... ve ...’e ait olup davalı şirkete kiraya verilen .. plakalı araçta çalışmaya devam ettiğini, 20.12.2005 tarihinde trafik iş kazası geçirerek yaralandığını belirterek hizmet tespiti talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalışmadığını, .. plakalı araç sahiplerinin bir defaya mahsus olarak davacıyı görevlendirdiğini, şirketin bu görevlendirmeyle bir ilgisi bulunmadığını, davanın haksız ve yersiz açıldığını beyanla reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.08.2023 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 17.08.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"..Eldeki davada, davacının askerlik öncesi davalı ..... A.Ş.'ye ait 42... plakalı araçta muavin olarak çalıştığı, askerliğin sona erdiği 15.07.2003 tarihinden sonraki makul süreyi aşar şekilde ara verip 23.10.2003 tarihinde diğer davalılar adına kayıtlı .. plakalı araçta çalıştığı, her ne kadar askerlik süresince ara vermesi hak düşürücü süre yönünden etkili değilse de askerlik sonrasında makul sürenin fazlasıyla geçtiği bu haliyle fiili bir ara vermenin mevcut olması karşısında askerlik öncesi dönemin hak düşürücü süreye uğradığının gözetilmemesi hatalıdır.. ..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... . maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesidir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.