Yurtdışı çalışma süreleri ile çakışan isteğe bağlı sigortalılığın Sosyal Güvenlik Kurumunca iptal edilmesine karşı açılan yaşlılık aylığı davasının kabulüne ilişkin kararın Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Yüksek mahkeme, davacının yurt dışı çalışmalarıyla çakışan isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin 506 sayılı Kanunun 01.10.2008 öncesindeki 85. maddesi kapsamında geçerli olduğu ve yaşlılık aylığına hak kazandığı tespitiyle ilgili olarak, ilk derece mahkemesinin önceki bozma kararına uyarak verdiği, hukuk kurallarına uygun hükmü onamıştır; davalı kurumun, bu sigortalılık sürelerinin geçersizliğine dair temyiz itirazları reddedilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2026/7407 E.  ,  2026/5705 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/50 E., 2025/244 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı, Kurum işlemi iptali ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davası davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 31.10.2018 tarihinde davalı Kuruma başvurarak tahsis talebinde bulunduğunu, Türkiye'de yatan isteğe bağlı sigortalılık primlerinin yurt dışındaki çalışma süreleri ile çakıştığı gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, yurt dışındaki çalışmanın Türkiye'de isteğe bağlı sigortalılığa engel teşkil etmeyeceğini, bu konuda pek çok yargısal karar bulunduğunu, Sosyal Sigortalar Kanun'un 85. maddesinde geçen herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşu deyimiyle Türkiye'deki sosyal güvenlik kuruluşlarının amaçlandığını belirterek tahsis talebini takip eden 01.11.2018'den itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve aylığın yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Almanya sigorta merciinden alınan hizmet cetveli uyarınca isteğe bağlı sigortalılık süreleri ile çakışan ..'da geçen zorunlu sigortalılık sürelerinin hesaba dahil edilmeyeceğini, bu durumda 4140 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğunu, 5450 gün prim şartının yerine getirilmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23/06/2020 tarihli kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,".. davacının 506 sayılı Kanun'un 85. maddesinin yürürlükte olduğu 01.10.2008 tarihi öncesinde yurt dışındaki çalışma ile çakışan isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğu gözetilerek, kadın olan davacının tahsis talep tarihi itibariyle aylık bağlama koşularının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,Türkiyede isteğe bağlı sigortalılığın, yurtdışındaki çalışmalarıyla çakıştığından bahisle Kurumca iptal edilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... . maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 85. maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.