Davacının, makine alım satımına dair yenilenen sözleşme, icra takipleri, ibranameler ve hile iddialarına dayalı borçlu olmadığının tespiti istemi.
Özet: Davacılar, dava dışı satıcıdan temin ettikleri makinelerin sözleşme gereği faal hale getirilememesi ve icra takiplerinin başlamasının ardından, mevcut davalıyla yeni bir sözleşme yaparak bazı makineleri iade edip bedelini düşürdüklerini, bu doğrultuda yeni bonolar düzenleyerek gayrimenkullerine ipotek tesis ettiklerini ancak önceki bonoların iade edilmemesi ve davalı tarafından yeni icra takipleri başlatılması üzerine, söz konusu yeni sözleşmenin hile ve baskı altında yapıldığı, ticari defterlerde kaydı olmadığı ve hukuken geçerli bir borç ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle bonolar ve ipotek senedinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ederken; davalı ise makinelerin davacılara teslim edildiğini, bedelini alamadığını ve davacıların makineleri kullanma isteği üzerine indirim yaparak kendileriyle geçerli bir alım satım sözleşmesi imzaladığını savunmaktadır.
11. Hukuk Dairesi         2025/5268 E.  ,  2026/2465 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/833 Esas, 2025/1117Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1562 E., 2021/771 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; gerekli makina ekipman ve yan ürünlerin alımı için dava dışı satıcı ile sözleşme yapıldığını, satış konusu makine ve ekipmanların teslim edildiğini ancak sözleşmede belirtilen şekilde makine ve ekipmanın satıcı garantörlüğünde faal hale getirilmediğini, bu konuda bir kısım teknik destek verilmiş ise de sonuç alınamadığını, taraflar arasında görüşmelerin devam etmesine rağmen satıcı tarafından davacı aleyhine İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün 2017/18100 E., İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2017/17703 E., 2017/21953 E. ve 2017/23798 E. sayılı dosyalarından icra takipleri başlatıldığını, icra takiplerinde alacaklı vekili ve satış konusu makineleri daha önce dava dışı şirkete sattığını beyan eden ve teknik destek veren davalı ile 03.08.2017 tarihinde yapılan görüşme neticesinde, 16.02.2017 tarihinde yapılan sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, yapılmış icra takipleri için ibraname düzenlendiğini, henüz icra takibine konulmamış 20.08.20 17... .09.2017 tarihli bonoların bedelsiz kaldığı belirtilerek ibraname verildiğini ve bilahare bonoların iade edileceğinin taahhüt edildiğini, sözleşme konusu makinelerin davalıdan satın alınmış gibi müvekkili ile davalı arasında yeni bir sözleşme düzenlendiğini, bir kısım makinelerin iade edilerek, satış bedelinin 540.000,00 TL'ye indirildiğini, bedelin 20.10.2017-20.12.2018 tarihlerinde 15 taksit olarak sözleşmede belirtilen miktarlarda satıcı davalının hesabına ödeneceğini, yine alıcı tarafından 12 adet bono düzenlenerek satıcıya teslim edileceğini, takip konusu senetlerde müvekkili şirketin borçlu, müvekkili ...'un aval veren olduğunu, yeni düzenlenen bonolar için davalı ile yapılan sözleşmenin 5. maddesinde açıklandığı gibi müvekkilinin kendi adına kayıtlı olan gayrimenkul üzerine, davalı lehine birinci derecede 300.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, yeni düzenlemeden sonra müvekkilinin 20.08.20 17... .09.2017 tarihli bonoların iadesi ile icra takiplerinden feragat ve taşınmaz üzerindeki hacizlerin fekki için talepte bulunduğunda şirket hisselerinin sahibinin "şirket adına hareket eden temsilcinin işlemler yapılmadan önce 25.07.2017 tarihinde vekaletten azil edildiğini ve yapılan işlemlere onay vermediğini" beyan ettiğini, bu sırada davalının 03.08.2017 tarihli sözleşmede muacceliyet şartına istinaden vadesi henüz gelmemiş 15 adet bonodan 6 adedine dayalı olarak İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2017/... E. sayılı dosyasında müvekkilleri ve dava dışı şirket aleyhine 200.467,26 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığını, ipotek bedelinin ödenmesi ihtarında bulunduğunu, taraflar arasında hiçbir mal ve hizmet alımı olmadığını, tacir olan tarafların ticari defterlerde bu konuda herhangi bir kayda yer verilmediğini, hile ve baskılar sonucu düzenlenen sözleşme kapsamında taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki ve hukuken haklı ve geçerli bir borçlandırıcı işlemin bulunmadığını ileri sürerek tanzim edilen bonolar ve ipotek senedi nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin makine alım satımına ilişkin bir sözleşme olduğunu, makinelerin davacı şirkete teslim edildiğini, malların müvekkili tarafından ...Karton Kutu San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye (... Ambalaj) satıldığını, bu hususun da davacılar tarafından açıkça bilindiğini, ... Ambalaj'ın burada komisyoncu olarak hareket ederek işbu makineleri ... Ambalaj'dan direkt davacı şirkete teslim ettiğini, yapılan ilk anlaşma neticesinde müvekkilinin hali hazırda ödemesini almak için ... Ambalaj'ın davacılardan makinelerin parasını tahsil etmesini beklediğini, sonuçta müvekkilinin halen mülkiyetini bulundurduğu makineleri kullananın davacılar olduğunu, satmış olduğu makinelerin bedelini alamadığını, söz konusu makine ve ekipmanların kendisine teslim edilmediğini, dava dışı şirket ve davacıları ile orta yolunu bularak makineleri teslim almak amacıyla gittiğini ancak davacıların bu makineleri kullanmak istediklerini beyan etmeleri üzerine müvekkili ile davacılar arasında yeniden sözleşme yapılarak şartların kararlaştırıldığını, hatta davacılar tarafından bazı ürün ve makinelerin defolu olduğunun beyan edilmesi üzerine gerekli kontrollerin müvekkili tarafından yapılarak sözleşme bedelinin düşürüldüğünü, dava dışı şirket ile davacılar arasındaki sözleşmenin iptal olmasının müvekkili ile yapılan sözleşmeyi geçersiz kılmayacağını, kaldı ki sözleşmede de açıkça görüleceği üzere davacıların bu senetleri sözleşmeye bağlı olarak müvekkili lehine düzenlemesi gerekirken hali hazırda diğer dava dışı şirket olan ...lehine düzenlemelerinin davacıların ne denli kötüniyetli olduğunun açık göstergesi olduğunu, bu senetlerden 200.000,00 TL'lik kısmını dava dışı şirketten aldığını, icra işleminin buna göre başlatıldığını, davacıların amacının kötüniyetli hareket ederek söz konusu sözleşmeyi geçersiz kılıp ödemeden kurtulmak olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 08.10.2020 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği davacının ipotek senedi yönünden davasının tefrikine karar verildiği, 2020/601 E. sayılı dosyasına kaydedildiği, bu dosyada yargılama yapılarak davacı tarafça dava konusu talep yönünden harç yatırılmadığı için dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, taraflar arasında makine satış sözleşmesi imzalandığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, sözleşmenin konusunun bardak makinası, kesim punch, baskı flexo, vidalı kompresör, elektrik panosu, akülü forklift, yedek kesme kalıpları, bardak kalıpları ve bardak sayma masaları, sözleşme bedelinin ise 540.000,00 TL olduğu, sözleşmeye göre 540.000,00 TL için 12 adet bono düzenlendiği, sözleşmenin 6. maddesine göre sözleşme konusu ürünlerin davacı yana teslim edildiğinin belirtildiği, davacı ile dava dışı ...arasında düzenlenen 16.02.2017 tarihli makine satış sözleşmesi karşılıklı olarak feshedildiği, ibraname verildiği, bunun üzerine davacılar ile davalı arasında yeni bir makine satış sözleşmesi imzalandığı, dava dilekçesinde ...yetkilisi ...'nin 25.07.2017 tarihinde vekaletten azledildiğinin, bu nedenle şirket hisselerinin sahibi ... yapılan işlemlere onay vermediğinin belirtildiği, dosyaya sunulan ibranameler incelendiğinde tarihlerinin 06.07.2017, 10.07.2017, 13.07.20 17... .07.2017 oldukları, tarihlerinden de anlaşılacağı üzere bu ibranamelerin azilnameden önce düzenlendiği, davacılar, bu ibranamelerin geçersiz oldukları gerekçesi ile davaya konu bonolar nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini talep etmişlerse de ibranamelerin azilnameden önce düzenledikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı uyarınca satış sözleşmesine konu makinelerin davacının uhdesinde bulunduğu, davacının ileri sürdüğü hile olgusunu ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, dosyaya sunulan her iki sözleşmedeki makinelerin aynı olduğunun, bedel farklılığının ise ...Karton Kutu San. ve Tic. Ltd. Şti. ile yapılan 16.02.2017 tarihli sözleşmedeki 3 adet makinanın ikinci sözleşmede bulunmamasından kaynaklandığının anlaşılmış olmasına, davalı vekilinin cevap dilekçesindeki “....müvekkil Bursa'ya dava dışı şirket ve davacılarının orta yolunu bularak makineleri teslim almak amacıyla gitmiş ancak davacıların bu makineleri kullanmak istediklerini beyan etmeleri üzerine müvekkil ile davacılar arasında yeniden sözleşme yapılarak şartlar kararlaştırılmıştır. Hatta davacılar tarafından bazı ürün ve makinelerin defolu olduğunun beyan edilmesi üzerine gerekli kontroller müvekkil tarafından yapılarak sözleşme bedeli düşürülmüştür. Dava dışı şirket ile davacılar arasındaki sözleşmenin iptal olması müvekkil ile yapılan sözleşmeyi geçersiz kılmaz. ... Her iki sözleşmede konu makineler aynı olup söz konusu makinelerin maliki müvekkildir. Müvekkil öncelikle işbu makineleri dava dışı şirkete satmış ve bedelini almamıştır.” yönündeki beyanlarından da bu hususun anlaşılmış bulunmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.