Yola bedelsiz terk edilip sonradan amacı dışında yeşil alana dönüştürülen taşınmazın tapu iptal tescili, kamulaştırmasız el atma bedeli ve ecrimisil taleplerine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, murislerinin yol yapımı amacıyla bedelsiz terk ettiği ancak amacı dışında kullanılarak imar planında yeşil alana dönüştürülen taşınmazların kendileri adına tescilini, mümkün olmazsa kamulaştırmasız el atma bedeli ve ecrimisil ödenmesini talep etmiş; ilk derece mahkemesince, aynı konuda açılan önceki bir davanın kesin hüküm teşkil etmesi nedeniyle dava usulden reddedilmiş, davacıların bu karara karşı istinaf başvurusu ise bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş olup, dosya temyiz incelemesi için duruşmalı olarak ele alınmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/5909 E.  ,  2026/2593 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2405 Esas, 2025/285 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/174 Esas, 2024/408 Karar
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil, mümkün olmadığı takdirde kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacılar vekili Avukat ... gelmiş, davalı idare vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu gayrimenkullerin yol yapımı için davalı idare lehine bedelsiz terk edildiğini, davalı idare adına tescil edildiği tarihin 03.10.1979 tarihi olduğunu, bu tarihten 21.04.2003 tarihine kadar yol yapımı için kullanılmadığını, 21.04.2003 tarihinde ise dava konusu gayrimenkullerin imar planlarında yapılan değişiklikle yol olmaktan çıkartılıp yeşil alana çevrildiğini, davacıların murislerinin bedelsiz olarak yola terk ettikleri İstanbul ili, ... Devlet yolu güzergahında bulunan ... ilçesi 2 94... , 9 ve 14 eski parsellerin (19,18,20 yeni parseller) davalı idarenin yol yapımından vazgeçtiğinden taşınmazların davacılar adına tescil edilmesi gerektiğini, söz konusu parsellerin davalı ... adına tapuya yapılan tescilin iptali ile davacılar adına tapuya tescili, mümkün olmaması ve mahkemenin aksi fikirde olması durumunda belirlenecek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsili ile ecrimisil bedelinin davalı idareden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesin hüküm nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kesin hükme esas alınan davanın tapu iptali ve tescil davası olduğunu, eldeki davanın ise tapu iptali ve tescille birlikte mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda tazminat ve ecrimisil taleplerine havi olduğunu, 2017 yılı ve sonrasında Yargıtay içtihatlarında değişiklik sonucu Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararları doğrultusunda bu tür davaların kabul edildiğini, kesin hüküm dava şartının mahkemeye erişim hakkını engellememesi gerektiğini, mülkiyet hakkında zamanaşımı ya da hak düşürücü süre olamayacağını, dava konusu taşınmazın idarece bağış amacına uygun kullanılmadığını, dava konusu taşınmazları haksız ve kötü niyetle işgal eden idarenin tazminat ve ecrimisil ödemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazların malikleri tarafından davalı idare aleyhine daha önce ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2004/54 Esas sayılı dosya ile tapu iptali ve tescil davası açtıkları, anılan dosyada Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2013/17536 Esas, 2013/17999 Karar sayılı kararı ile davacıların 03.10.1979 tarihli tapuda yapılan resmi senet ile taşınmazlardaki paylarının kamuya yol olarak terkinine muvafakat ettikleri anlaşıldığından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 35 nci maddesi ve 221 sayılı Kanun'un 4 ncü maddesi gereğince malikin muvafakatı ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler üzerinde mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve karşılığının istenilemeyeceği gözetilerek davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmediği belirtilerek bozma kararı verildiği, uyulan bozma kararı uyarınca ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesince 2014/294 Esas, 20214/477 Karar sayılı kararı ile "davacılar tarafından açılan davanın sübuta ermediğinden davanın reddine" karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2015/5162 Esas, 2015/13066 Karar sayılı kararıyla karar onandığı karar düzeltme aşamasından da geçerek 28.01.2016 tarihinde kesinleştiği, eldeki davada davacıların aynı taşınmazlara ilişkin aynı idareye karşı dava açtığı,birinci dava ile ikinci davanın müddeabihlerinin (konusunun) yani dava ile elde edilecek tapu iptali veya tazminat sonucunun aynı olması yanında tarafları ve vakıaları da aynı olup uyuşmazlığın hukuk düzeni tarafından daha önce kesin hükme bağlanmış olması nedeniyle, davanın kesin hüküm dava şartından dolayı usulden reddine karar verilmesinin yerinde olduğu belirtilerek davanın esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.