Yargıtay 11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılık suçunda zorunlu müdafi atanmaması ve savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozdu.
Özet: Nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı alan sanığın istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine, temyiz incelemesinde suçun üç veya daha fazla kişiyle işlenmesi nedeniyle kanunda öngörülen cezanın alt sınırının yüksek olduğu durumlarda zorunlu müdafi atanmaması, sanığın savunmasının müdafi huzurunda alınmaması ve istinabe yasağına rağmen sorgunun istinabe yoluyla yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı, bunun hukuka kesin aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararı bozulmuş ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine iade edilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2022/10571 E.  ,  2026/6411 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1591 E., 2021/1713 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının kesin nitelikte olmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir nitelikli olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2019/109 Esas, 2020/282 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f-, 158/3, 43/1, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 22.500,00 TL adli para cezasına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/1591 Esas, 2021/1713 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz talebinde; atılı suçu işlemediğini, temyiz dışı diğer sanıklara hesabına gelen paraları çekip verdiğini, temyiz dışı diğer sanıkların suç işleme kastı ile hareket ettiklerini bilmediğini, iyi niyetli olarak hesap bilgilerini verdiğini, suç işleme kastının bulunmadığını, beraatine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. GEREKÇE
Sanık ...'ın ve temyiz dışı sanıklar ... ile ...'ın fikir ve eylem birliği içinde hareket edip birlikte işledikleri kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f ve 158/3 maddeleri uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilen suç yönünden 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3 maddesi uyarınca herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlendiği iddia olunan nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında, adil ve etkin yargılanma hakkı bakımından sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın müdafii bulunmayan sanıklara 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanmasında, savunmaları ve ek savunmalarının müdafii huzurunda ve 5271 sayılı Kanun'un 196/2 maddesi gereği yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması ve aynı Kanun'un 188/1 maddesi uyarınca müdafiinin son celsede hazır bulunması gerektiği anlaşılmakla; sanıkların iştirak iradesi içerisinde birlikte hareket ettiği iddia ve kabul edilen somut olayda sanık ...'ın yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi kendisine 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereği re'sen bir müdafi de tayin edilmeksizin savunması ve ek savunmasının tespit edilmesi, istinabe yasağı bulunduğu halde sanık ...'ın sorgusunun istinabe suretiyle yapılması ve hüküm duruşmasında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3, 156, 188/1. ve 196/2 maddelerine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 5271 sayılı Kanun'un 289/1-e maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2026 tarihinde karar verildi.