Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin çoklu yargı kararlarının temyiz incelemesi ve görevi kötüye kullanma beraatının yok hükmünde sayılması.
Özet: Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; mahkeme, görevi kötüye kullanma suçundan daha önce verilen ve kesinleşen beraat kararı nedeniyle bu suça ilişkin sonradan verilen kararı yok hükmünde sayarak incelenmesine yer olmadığına karar verirken, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarını esas yönünden incelemeye almıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER : Esastan ret, mahkumiyetAnkara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/11/2018 tarihli ve 2017/5 59... /498 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararının istinaf edilmeden kesinleşmesine rağmen, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 02.10.2019 tarihli ve 2019/639 Esas, 2019/1656 Karar sayılı zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından bozma kararı sonrası yargılama yapan Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2019/508 Esas, 2021/427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan tekrar verilen beraat kararı ve kararın istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile verilen esastan ret kararının yok hükmünde olduğu,İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/son ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,Tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA.Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/11/2018 tarihli ve 2017/5 59... /498 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;1.Zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 247/2, 43, 62... /1-2-3-5 maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,2.Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204/2, 43, 62... /1-2-3-5 maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,Karar verilmiştir.B.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 02.10.2019 tarihli ve 2019/639 Esas, 2019/1656 Karar sayılı kararı ile kararın eksik araştırma nedeniyle bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.C.Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2019/508 Esas, 2021/427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;1.Zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247/1, 43, 248/2, 62... /1-2-3-5 maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,2.Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 43, 62... /1-2-3-5 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,3.Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-e, son, 43, 62... /1-2-3-5 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 8.012.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,Karar verilmiştir.D.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile;1. İlk Derece Mahkemesince resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,2. İlk Derece Mahkemesince zimmet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin kaldırılması ile sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-e, son, 43, 62... /1-2-3-5 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 7.500.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,Karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, suç unsurlarının oluşmadığına, ceza miktarının orantılı olmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının ve kamu zararını giderme konusunda süre verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaireye, resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine,2.Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında zimmet suçundan verilen hükmün kaldırılması, takdiri indirim sebeplerinin uygulanması suretiyle indirim yapılması ve görevi kötüye kullanma suçundan beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇEA.Görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizi yönündenÖn incelemede birinci paragrafta açıklandığı üzere görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararı daha önce kesinleşen sanık hakkında, yeniden hüküm kurulmuş olması karşısında, verilen hükmün yok hükmünde olduğu ve temyizen incelenecek hüküm bulunmadığı anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönündenYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.C.Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönündenYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre somut olayda; haksız menfaat miktarı 3.237.112,68,00 TL olup, 5237 sayılı Kanun’un 158/1-son maddesi uyarınca Mahkemece bir günün 20,00 TL olarak tespit edildiği ve temel hapis cezasında teşdit yapıldığı da dikkate alınarak adli para cezasına esas alınacak asgari gün sayısının 323.712 olduğu, mahkemece adli para cezasının teşdiden belirlenmesi isteniyorsa gerekçesi de açıklanmak suretiyle temel adli para cezasının 323.712 birim günden az olmayacak şekilde temel cezanın belirlenmesi ve zincirleme suç artırımı ve takdiri indirim uygulandıktan sonra bulunan miktar ile 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi gereğince takdir edilen 20,00 TL'nin çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekir iken, temel adli para cezasının 3000 gün olarak eksik belirlenmesi, bu miktara zincirleme suç nedeniyle artırım yapılması sonrası 5237 sayılı Kanun’un 158/1-son maddesi uyarınca miktarın zarararın iki katından az olamayacağı gerekçesiyle 9.000.000,00 TL'ye çıkarılması ve birim gün olması gerekirken TL olarak belirlenen bu miktar üzerinden 62. madde gereğince indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARA.Görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizi yönündenGerekçede A bendinde açıklanan nedenlerle temyizen incelenecek hüküm bulunmadığı anlaşılmakla, dosyanın Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle incelenmeksizin mahalline İADESİNE,B.Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönündenGerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında katılan vekili, sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C.Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönündenGerekçe bölümünde C bendinde açıklanan nedenlerle hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.