Yedek parça satışı ve yetkili servis sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağı icra takibine itirazın iptali ve cari hesap savunması davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, taraflar arasındaki yedek parça satışı ve yetkili servis merkezi sözleşmesi kapsamında düzenlenen ve ödenmeyen bir fatura alacağı için başlattığı icra takibine davalının yetkiye ve borcun esasına yönelik itirazlarının iptali talebiyle açtığı davayı ele almaktadır; davacı, sözleşmedeki yetki maddelerine ve davalının takipten sonra yaptığı kısmi ödemelere dayanarak itirazların haksız ve kötü niyetli olduğunu, gecikme faizi ve icra inkar tazminatı da talep ederken, davalı ise sözleşmenin cari hesap niteliğinde olduğunu ve Türk Ticaret Kanununun bütünlük ilkesi gereği hesabın kesilmeden tek bir faturadan takip başlatılamayacağını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/109 Esas - 2026/501
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/109 EsasKARAR NO : 2026/501HAKİM : ....KATİP : ...DAVACI : ...VEKİLİ : Av. ....DAVALI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 10/02/2025KARAR TARİHİ : 22/06/2026G.K. YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya karşı, taraflar arasında imzalanan 01.01.2022 tarihli “Ek-1 Yedek Parça Satışı ve Yetkili Servis Merkezi Sözleşmesi” (“Sözleşme”) kapsamında düzenlenen ve ödenmeyen 27.09.2023 tarihli fatura alacağı için , ... 3. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/75755 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı-borçlunun 03.12.2024 tarihli dilekçesi ile yetkiye ve borcun esasına itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalının yetkiye ve borcun esasına yaptığı itirazın sözleşme kapsamında haksız ve kötü niyetli olduğunu,itiraz dilekçesinde yetkiye itiraz edilmiş ise de yetkili yer gösterilmediğinden bu yönden yapılan itirazın usul yönünden geçersiz olduğunu,yetki itirazının Sözleşme Kapsamında da haksızolduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 41.maddesi hükmünde; sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ... Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu , Yetkili Servis Merkezi, uyuşmazlık halinde NMS'nin yasal defter ve kayıtlarının vs. münhasır delil olacağı, bunlara karşı tüm itiraz ve defi haklarından ve dava halinde bunların usulüne uygun tutulduğu konusunda NMS'ye yemin teklif etme hakkından peşinen feragat ettiği, bu maddenin Hukuk Muhakameleri Kanunun 193.maddesi anlamında yazılı delil anlaşması olduğunu kabul ettiğini, davalının icra takibinden sonra 18.11.2024 tarihinde 150.000,- TL, 03.12.2024 tarihinde 100.000,- TL, 09.12.2024 tarihinde 100.000,- TL ve 23.12.2024 tarihinde 200.000,-TL olmak üzere müvekkil banka hesabına toplam 550.000,-TL.lik kısmi ödeme yaptığını, dolayısıyla faturaya konu yedek parçaları aldığı ve takibe itirazda kötüniyetli olduğunun işbu icra takibinin başlatılmasının ardından gerçekleştirdiği ödemelerle sabit olduğunu,bununla birlikte, taraflar arasında imzalanan Sözleşme’nin 12. maddesi hükmü uyarınca davalı, “herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın” aylık %6 (yüzde altı) oranında gecikme cezası ödemekle yükümlü ve sözleşme kapsamında icra takibine 306.124,- TL tutarındaki gecikme faizi/cezasından da davalının sorumlu olduğu,davalının haksız itirazının alacağın tahsilini geciktirerek müvekkilin hak kaybına uğramasına sebep olduğu,itirazlarının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğu,alacağın likit bir alacak olduğu, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu, müvekkil şirketin mağdur olduğunu,bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, taraflar arasında imzalanan Yedek Parça Satışı ve Yetkili Servis Merkezi Sözleşmesi'nin 40.maddesi hükmü uyarınca ... Mahkeme ve İcra Müdürlükleri yetkili kılındığından yetkiye yapılan itirazın iptaline,borcun esasına ve ferilerine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, borcun esasına yönelik itiraz sebebi ile alacağın likit olduğu göz önüne alınarak asıl alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ileri sürmüş olduğu sebeplerin hukuki mesnetten yoksun ve davanın reddi gerektiğini, müvekkil aleyhine başlatılan icra takibi yetkisiz icra dairesine yapıldığını, taraflar arasında 01.01.2022 tarihli “Ek-1 Yedek Parça Satışı ve Yetkili Servis Merkezi Sözleşmesi” imzalanmıştır. İlgili sözleşmenin 40.maddesi "İşbu Sözleşme Türk Ticaret Kanunun 89 ve devamı maddeleri anlamında bir cari hesap ilişkisi doğurur" uyarınca taraflarca imzalanan sözleşmenin cari hesap sözleşmesi olduğu,bu sözleşmeye istinaden yapılan her hizmet ve işlem sonunda fatura kesildiği ve cari hesaba alacak ve borç olarak kaydedildiği,davacı yanın dava dilekçesinde bahsettiği 27.09.2023 tarihli faturaya konu borç için müvekkil şirkete karşı takip başlatılmasının hatalı olduğu,zira Türk Ticaret Kanunun 'Bütünlük İlkesi' başlıklı 97.maddesinde "Cari hesaba geçirilen alacak ve borç kalemleri ayrılmaz bir bütün oluşturur. Cari hesabın kesilmesinden önce taraflardan hiçbiri, alacaklı veya borçlu sayılamaz. Tarafların hukuki durumunu ancak sözleşmenin sonundaki hesabın kesilmesi belirler." şeklinde belirtildiği üzere nihai bakiye alacak tespit edilmeden 27.09.2023 tarihli faturaya konu miktar için davacının alacaklı olduğu iddiasıyla takip başlatmasının hukuka aykırı olduğu,müvekkil şirketçe 27.09.2023 tarihli faturanın karşılığı olarak yapılan edimin ifası amacıyla ekte sunulan 01.05.2024 tarihli 5 nolu faturanın düzenlendiğini, yedek parçaları satın alan müvekkil şirketin, yetkili servis sağlayıcı olarak bakım ve onarım hizmetlerini yaptığı ve akabinde fatura düzenlediğini,taraflar arasında gizlilik anlaşması mevcut olduğundan yapılan faturaların içeriğinin taraflarınca açıklanamadığını,her iki faturanın da aynı hizmet ilişkisine dayanılarak düzenlenmiş olması nedeniyle mahsuplaştırma yapıldığında müvekkil şirketin borçlu değil alacaklı olduğunun ortaya çıkacağı, müvekkil şirketin yapmış olduğu kısmi ödemelerin sebebinin cari hesap ilişkisi kapsamında önce muaccel olan borçlarına mahsup edilmesi olduğu,ticari ilişkinin başlangıcından itibaren tüm ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenip ödemelerin tespiti gerektiğini,Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2022/5952 E. 2024/2563 K. ve 28.03.2024 tarihli kararında tüm cari hesabın değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, sunulan hesap dökümanlarında tarafların birbirine yapmış olduğu geçmiş ödemeleri dikkate alındığında davacı şirkete karşı müvekkilin herhangi bir borcunun kalmadığının görüleceği, davacının alacaklı olmadığını, yapılan icra takibinde kötü niyetlidir ve gerçekte olmayan bir alacağı tahsil etmek istediğini,haksız icra takibi yaptığı ve davalı müvekkil şirketin borcu olmadığını da bildiği için kötü niyetli olduğu,itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER:Taraflara ait 2023 yılını kapsar BA-BS formlarıTaraflara ait ticari defter kayıtlarıBilirkişi RaporuAra buluculuk Son Anlaşamama Tutanağı... 3. Genel İcra Müdürlüğü 2024/75755 E. Sayılı dosyasıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; fatura alacağına ilişkin başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı aleyhine cari hesap alacağına istinaden ... 3. Genel İcra Müdürlüğü 2024/75755 Esas Sayılı dosyası üzerinden 391.888,67 TL asıl alacak ve 306.124,00 TL işlemiş aylık %6 gecikme faizi olmak üzere toplam 698.012,67 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafça borca itiraz ediliği ve takibin durduğu, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki davanın açıldığı, eldeki davanın icra dosyasında talep edilen 306.124,00 TL işlemiş aylık %6 gecikme faizine ilişkin olduğu, davalı tarafça icra takibinden önce 18.11.2025 tarihinde 150.000,-TL, icra takibinden sonra 03.12.2024 tarihinde 100.000,-TL., 09.12.2024 tarihinde 100.000,-TL. ve 23.12.2024 tarihinde 200.000,-TL.lık ödeme yapıldığı, her iki tarafın kanuni defterleri üzerinde yapılan incelememde her iki tarafın da ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, tarafların Ba/Bs formlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davacı tarafça takibe konu 27.09.2023 — tarihli ... numaralı 786.752,21TL.lik faturanın her iki tarafın da kayıtlarında yer aldığı, taraf kayıtlarına göre davalı tarafından ... 3. Genel İcra Dairesi 2024/75755 Esas Sayılı dosyasındaki icra takibinde 391.888,67 TL.lık asıl alacağın 23.12.2024 tarihine kadar yapılan ödemeler ile sıfırlandığı ,uyuşmazlığın gecikme faizi talep edilip edilmeyeceği noktasında toplandığı, taraflara arasında “Yedek Parça Satışı ve Yetkili Servis Merkezi Sözleşmesi” imzalandığı, sözleşmenin 7 sayfa ve 41 maddeden oluştuğu, 12. Maddesinde" NMS(. . ..) yetkili servis merkezi, sipariş bedellerini ... tarafından düzenlenecek Fatura Tarihinden İtibaren 30 Gün İçerisinde ... hesap numarasına ödeyecektir.Gecikme halinde yetkili servis merkezi, ayrıca herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmasınız aylık %6 oranında gecikme cezası ödemekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlemenin bulunduğu, bu düzenleme uyarınca davacı tarafın davalıdan gecikme halinde %6 oranında gecikme faizi talep etme hakkının bulunduğu, davacı tarafça takibe konu fatura üzerinde vadenin uzatılarak 60 gün sonrasında başlayacağının belirtildiği, bu nedenle bilirkişi ek raporunun 4-2/a) kısmında belirtilen hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığın bu hesaplamaya itibar edildiği, faiz talebinin takip talebinden sonra yapılan ödemeler dikkate alınarak dava tarihi itibariyle fatura üzerindeki vadenin 60 gün sonrasından başlatılması halinde 294.976,27 TL. tutarında gecikme faizi talep edilmesi gerekeceği, davacı taraf kayıtlarında yer alan 8.113,33 TLlık davalı alacak kalanı düşüldüğünde davacının 286.862.94 TL.lık gecikme faizi alacağı bulunduğu,Anlaşılmıştır.En nihayetinde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, alacak likit olduğundan icra inkara tazminatına hükmolunmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;Davalının ... 3.Genel İcra Müdürlüğü’nün 2024/75755 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin DAVA TARİHİ İTİBARİ ile; davalı yönünden; 286.862,94TL İşlemiş gecikme faizi üzerinden devamına,2-Hükmolunan 286.862,94 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 57.372,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine.3-Fazlaya ilşkin taleplerin reddine,4-Kabul edilen 286.862,94 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 19.595,61 TL karar ve ilam harcından 1.737,78 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 17.857,83 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.737,78 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.353,18 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacının karşıladığı 675,00 TL tebligat gideri, 13.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.675,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 12.814,58 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 860,42 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca .. .... bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 289,43 TL'sinin davacıdan, 4.310,57 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 286.862,94 TL üzerinden takdir edilen 45.898,07 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 19.261,06 TL üzerinden takdir edilen 19.261,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/06/2026Katip .... Hakim ... BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK OLARAK İMZALANMIŞTIR.