11. Hukuk Dairesi, 5 yıl boyunca kullanılmayan "... ibareli" markanın Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca iptali kararını onadı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının ticari faaliyetleri sırasında davalı adına tescilli "..." ibareli markanın beş yıl aralıksız kullanılmaması sebebiyle iptalini ve sicilden terkinini talep ettiği bir marka hükümsüzlük davasını incelemektedir; ilk derece mahkemesi, davalının markayı ciddi bir biçimde kullandığını ispat edememesi üzerine iptal kararı vermiş, bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanmış, Yargıtay da temyiz itirazlarını reddederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak markanın kullanılmama nedeniyle iptali yönündeki hükmü kesinleştirmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1156 Esas, 2025/917 KararHÜKÜM : Esastan RetİLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)SAYISI : 2018/56 E., 2021/471 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; ... markası ve ... mağazaları ile tanınan müvekkilinin ürettiği ürünlerde inciyi toz hale getirerek kullandığından ... uzantılı marka tescillerini yaptırdığını, davalının ... uzantılı markaların yıllardır kullanmadığını, 2000/... tescil numaralı "..." ibareli markasını dayanak göstererek itiraz ettiğini, akabinde ise adına tescilli "..." markasına hükümsüzlük davası açtığını ileri sürerek davalıya ait 2000/... tescil numaralı "..." ibareli markanın 5 yıl aralıksız kullanmamaya dayalı olarak tescil olduğu tüm sınıf ve emtialarda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) uyarınca iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiş, akabinde ıslah yoluyla bu talep yanında karar etkisinin iptal koşulunun doğduğu 21.06.2007 tarihinden etkili olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, ... ibaresi ile tanınan müvekkilinin ... ibareli markasını davacının haksız kullandığını, ... ve İngilizce karşılığı ... olan ibareleri müvekkilinin yıllardır kullandığını, anılan markaları müvekkilinin yıllardır kesintisiz kullandığını, bu sebeple davanın hukuki dayanağının bulunmadığı gibi hukuki faydada bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; "..." markasının davalı tarafından ... numarasında 21.06.2001 tarihinde tescil edildiği, işbu davanın tescil tarihinden itibaren anılan markanın beş yıl içinde haklı bir şekilde kullanılmaması/kullanıma beş yıl kesintisiz ara verilmesi nedeniyle iptali istemine ilişkin olarak açıldığı, davacı adına tescilli "..."(2015/...) ve "..."(2015/...) ibareli markalar ile ilgili davalı şirket tarafından Bakırköy 1. FSHHM'ye hükümsüzlük davası açılması ve tarafların benzer alanda ticari faaliyet göstermesi karşısında davacı şirketin işbu davayı açmasında hukuki yararının bulunduğu, markanın kullanıldığı hususunu ispat külfetinin davalı marka sahibinde olduğu, Tavşanlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/9 D.İş sayılı delil tespiti dosyasına sunulan raporda ve benimsenen bilirkişi raporunda davalının, çekişmeye konu markasını ciddi bir biçimde kullanıldığı olgusunu ispatlayamadığı, zira "İnci" ibareli faturaların işbu dava bakımından bir öneminin olmadığı, "..." ibareli iki adet faturadan birisinin dava tarihi olan 09.02.2017 tarihinde sonra 06.01.2018 tarihinde düzenlendiğinden bir anlam ifade etmeyeceği, diğer faturanın ise yalnızca 459,69 TL tutarlı olduğu ve dava tarihinden 5 gün önce düzenlendiğinden kullanımın varlığını ortaya koyamayacağı kaldı ki sadece bu faturalara istinaden markanın ciddi kullanım olgusunun ispatının mümkün olmadığı, davalı tarafça başkaca bir delil de ortaya konulamadığı gerekçesiyle SMK'nın 9 ve 26. maddeleri gereğince davanın kabulüne, davacının ıslah dilekçesi ve markanın hiç kullanılmamış olması nazara alınarak aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca iptal kararının 21.06.2007 tarihinden itibaren etkili olmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalı adına tescilli ... numaralı "..." markasının kullanmama sebebine dayalı iptali ile sicilden terkini istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.