Kıyı kenar tahdidi içinde kalan taşınmazlar için 4721 sayılı Kanunun 1007. maddesi uyarınca hazineden istenen tazminat davasında değer tespiti ve istinaf kararına ilişkin Yargıtay incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, kıyı kenar çizgisi içinde kalan taşınmazlar nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca Hazineden tazminini talep eden davayı ele almaktadır; ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, ancak davalı Hazinenin istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi, tazminat hesaplamasındaki düzenleme ortaklık payı kesintisi hatasını düzelterek davanın kısmen kabulüne hükmetmiş ve son olarak davalı Hazine, bölge adliye mahkemesi kararını temyiz ederek uyuşmazlığın yüksek mahkemece incelenmesini talep etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/9107 E.  ,  2026/2564 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/859 Esas, 2025/874 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/86 Esas, 2024/49 Karar
Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazların kıyı kenar tahdidi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 22... , 9 ve 10 parsel nolu taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından uğramış olduğu zararın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; 3621 Sayılı Kıyı Kanunu'na göre kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, taşınmazların tapu kaydının iptali ile sicilden terkinini istemeye yetkili tarafın hazine olduğunu, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereği tazminat hesabında kamulaştırma kanunu hükümlerinin uygulanmasının uygun olmadığı belirtilerek davanın reddini, dava konusu Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 22... parsel, 2 22... parsel, 2 22... parsel nolu taşınmazların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup özel mülkiyete konu olamayacağından tazminat talep edilemeyeceğini, davacı tarafın tazminat talep edebilmesi için tapu kaydının iptal edilmesi gerektiğini, kıyı kenar çizgisi belirlendikten sonra buna göre dava açma ve kıyı kenarda kalan taşınmazların Hazine adına tescilini talep etme yetkisinin idarede olduğunu; ancak tapusu iptal edildikten sonra taşınmaz sahibinin tazminat davası açabileceğini, davanın kabulü ile fonksiyon gaspı yapıldığını, dava konusu taşınmazlara arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, emsalin uygun olmadığını, imar durumu dikkate alınmadan belirlenen bedelin yüksek olduğun ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek emsalin üstün ve eksik yönleri kıyaslanarak bedel belirlenmesinin ve bu bedel üzerinden tespit edilen tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğunu ancak hükme esas alınan raporda emsal taşınmazda %31 düzenleme ortaklık payı kesintisi, dava konusu taşınmazda ise öncesinde parselasyon nedeni ile %38,31 kesinti uygulanmış olmasına göre ve bu hali ile her iki taşınmazın geometrik durumu ve sınırları belirlenerek halihazırdaki yüz ölçümleri kesinleştiği halde dava konusu taşınmazın değerinin tespit edilirken öncesinde dava konusu taşınmazda emsale göre fazladan yapılan %7,31 kesintinin ilave edilerek hesaplama yapılması doğru görülmediğinden resen hesaplama yapıldığı belirtilerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.