Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/199 Esas sayılı dosyasında banka alacağından kaynaklanan itirazın iptali davasında müteselsil kefilin imzası, eş muvafakati ve mirasçı tespiti konularının ele alındığı gerekçeli karar.
Özet: Bu itirazın iptali davası, bir kredi kuruluşunun, kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine şirket ve vefat eden kefilin mirasçısı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılması talebiyle açılmıştır; davalılar, kefaletin eş muvafakati eksikliği ve kefalet bedeli, tarihi ile beyanının kefilin el yazısı olmaması nedeniyle geçersiz olduğunu savunurken, alınan bilirkişi raporu kefilin imzasını doğrulamasına rağmen, kefalet beyanı, tarihi ve miktarının kefilin el ürünü olmadığını tespit ederek kefaletin geçerliliğine dair esaslı bir ihtilaf yaratmıştır.

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/199 Esas - 2023/529
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2020/199 KARAR NO : 2023/529BAŞKAN : ...ÜYE : ...ÜYE : ...KATİP : ...DAVACI : ... A.Ş. - ...VEKİLİ : ... - ...DAVALI : ... Mirasçısı ... - ...VEKİLİ : ... - ...DAVA : İtirazın İptaliDAVA TARİHİ : 07/12/2016KARAR TARİHİ : 04/10/2023KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka tarafından davalı .... A.Ş. lehine diğer davalı ...'ın müteselsil kefaleti ile nakit ve gayrinakit kredi hesapları açıldığını ve iş bu kredilerin kullandırıldığını, ancak kredi borçlarının yapılan ihtara rağmen ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine toplam 3.253.997,42 TL alacağın tahsili amacıyla Adana 14.İcra Müdürlüğünün 2016/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, davalıların müvekkili bankaya borçlu olmadığı yönündeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen işlemiş ve işleyecek faiz tutarı ile faiz oranının 818 sayılı B.K.'nun 19. (Yeni B.K.26.) maddesi ile eski ve yeni TTK'nun 8.maddesi gereği yasaya uygun olup, sözleşme hükümlerine göre tespit edildiğinden yasa ve sözleşmeye de aykırılık bulunmadığını, kefil ...'dan borcun 31.646,51 TL'sinin talep edildiğini, kefilin kefaleti nedeniyle olan borcu ipotek ile teminat altına alınmadığından müteselsil kefil aleyhine haciz yolu ile icra takibi yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığını, TBK'nun 584/3 maddesi uyarınca davalı ... şirket ortağı olduğundan eş muvafakatnamesi alınmasına gerek bulunmadığını belirterek, davalıların Adana 14.İcra Müdürlüğünün 2016/... E. Sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile davalı borçluların itirazlarında haksız olmaları nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin temerrütünün oluşmadığı gibi, muaccel hale gelmeyen bir borçtan dolayı takip açılmasının tamamıyla haksız ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili şirketin gecikmiş hiçbir borcu bulunmayan saygın bir kuruluşken, sadece 1 bankaya DBS karşılığı verilen müşteri çekinin karşılığının çıkmaması üzerine tüm bankaların 1 hafta içerisinde tüm kredilerini çağırmaları üzerine müvekkili şirketin icra takibine maruz kaldığını, dolayısıyla takip alacaklısının müvekkillerinin kötü niyetli olduğu ve sırf takibi sürüncemede bırakmak için itiraz etikleri yönündeki beyanının kabulünün mümkün olamayacağını, ...'ın borçtan sorumlu olmadığını, geçerli bir kefaletinin olabilmesi için eş muvafakatının bulunması gerektiği gibi kefalet tarihi, kefalet beyanı ve kefalet miktarının el ile yazılması gerektiğini, ayrıca takip alacaklısı tarafından istenilen faiz oranının ve faiz miktarının çok fahiş olduğunu belirterek, haksız davanın reddi ile müvekkilleri lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından her ne kadar iş bu dava, davalılar .... A.Ş. Ve ... aleyhine açılmış ise de mahkememizce 21/02/2020 tarihli duruşmada davalı ... hakkında açılan davanın tefrikine karar verilmekle mahkememizin 2020/199 esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı ...'ın 09/07/2018 tarihinde vefat ettiği, Adana 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 15/12/2018 tarih 2018/... E. 2018/... K. Sayılı ilamına göre diğer mirasçıların ...'ın mirasını reddetmeleri sonucu tek mirasçısının ... olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Davalı muris ...'ın dava konusu sözleşme tarihine en yakın tarihleri içeren imza ve yazı örneklerinin bulunduğu belge asılları celp edilmiş ve davaya konu sözleşmede davalı ...'ın kefaletine ilişkin imzasının bulunduğu yerde kefalet beyanı, kefalet tarihi ve kefalet miktarının davalı ... eli ürünü olup olmadığı hususunda grafoloji uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. Grafoloji uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 13/10/2021 tarihli raporda;1-İnceleme konusu belgede bulunan ... adına atfen atılı imzalar ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında kişisel alışkanlıklar, hız, işleklik, baskı derecesi, istif,eğim, doğrultu ve tersim biçimi açısından teşhise yetecek derecede uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu, 2-İnceleme konusu belgede yazılar ile ...'ın 07/05/1984 tarihli dilekçede mevcut mukayese yazıları arasında ortak harf ve rakamların yapılandırma ve konumlandırma biçimleri, harflerin birbirine bağlanma tarzı, kalem yürütme özellikleri bakımından uygunluk ve benzerlik saptanmadığı belirtilmiştir. Celp edilen yeni belge asılları ile birlikte dosya yeniden aynı bilirkişiye tevdii edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 05/05/2022 tarihli ek raporda; 13/10/2021 tarihli ana raporda herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığı belirtilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosya bu kez İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilmiş ve İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin 22/08/2022 tarih 2022/... sayılı raporunda; inceleme konusu kredi sözleşmesinde ... adına atılı imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu ; yazı hususunda değerlendirme yapılabilmesi için ...'ın başka amaçlarla yazmış olduğu samimi yazılarını içerir mektup, kartpostal, dilekçe, okul defteri, sınav kağıtları, adres ve telefon fihristi vb. belgelerin temin edilerek mevcutlar ile birlikte kuruma gönderilmesinin gerektiği belirtilmiştir. Adli Tıp Raporu doğrultusunda celp edilen murisin yazısını içeren belge asılları ile birlikte dosya yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin 15/08/2023 tarih 2023/... sayılı raporunda; inceleme konusu sözleşmenin 41. Ve 47.sayfalarında ...'ın kefaletine ilişkin bölümde yer alan yazılar ile ...'ın mukayese yazıları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Dava İcra İflas Kanunu 67. Maddesine dayanan itirazın iptali davasıdır.Somut olayda, davalı ... vekili tarafından cevap dilekçesinde, geçerli bir kefaletinin olabilmesi için sözleşmede bulunan kefalet tarihi, kefalet beyanı ve kefalet miktarının kefilin kendi el yazısı ile yazılması gerektiğinden ...'ın borçtan sorumlu olmadığı iddiasında bulunulmuştur. TBK'nun 583.maddesinde; "Kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin sorumlu olduğu azami miktarı kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile belirtmesi şarttır..." hükmü yer almıştır. Taraflar arasında akdedilen davaya konu 07/10/2013 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin 41. ve 47.sayfalarında kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalet beyanının davalı ...'ın eli ürünü olmadığı dosyadaki birbirini doğrulayan grafoloji raporlarıyla tespit edilmiştir. Dosyadaki 05/05/2022 tarihli grafoloji uzmanı bilirkişi raporu ile 15/08/2023 tarihli ATK Fizik İhtisas Dairesi raporu dikkate alındığında, muris ... yönünden TBK'nun 583.maddesinde belirtilen kefaletin geçerlilik koşulları oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından yapılan takibin haksız olmasına rağmen, davaya konu sözleşmenin 41. Ve 47.sayfalarında ... adına atfen atılan kefalete ilişkin imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edilmesi nedeniyle kötü niyetli olarak yapılmadığı anlaşıldığından, davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine,2-Davalının tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine,3-Alınması gereken 269,85 TL red harcından, peşin alınan 89,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 180,25 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 04/10/2023 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...