Orman tahdit sınırında kalan tapulu taşınmazın Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca tazminat talebi ve gelir metoduna göre değer tespiti uyuşmazlığı.
Özet: 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca, tapulu taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırında kalması sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin davada, ilk derece mahkemesi davanın kabulüyle taşınmazın tapusunun iptali ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar vermiş; tarafların istinaf başvurularını inceleyen bölge adliye mahkemesi, taşınmazın tarım arazisi niteliği dikkate alınarak bedelin net gelir metoduna göre belirlenmesinde ve tüm tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek başvuruları esastan reddetmiş; temyiz incelemesinde ise, bölge adliye mahkemesinin arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçme şeklinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/9108 E.  ,  2026/2565 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/998 Esas, 2025/832 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/127 Esas, 2024/231 Karar
Taraflar arasındaki tapunun kesinleşen orman tahdit sınırında kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 24 77... parsel (eski 455 parsel) sayılı taşınmazın orman tahdit sınırında kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydında orman şerhi bulunması ve taşınmazın orman sınırları içerisinde kalmasının, şerhin konulması ve kaldırılmasındaki tüm yetkinin Orman idaresine ait olmasından dolayı davanın husumet yönünden reddini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci Maddesi kapsamında işbu dava için herhangi bir hata ve eksikliğin olmadığını, davamın zamanaşımına uğradığını, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla takyidatlardan ari davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hüküm altına alınan tazminat tutarının taşınmazın gerçek bedelinin çok altında kaldığını, hükmedilen tazminata ödenecek yasal faizin ülkedeki enflasyonun oldukça altında olması nedeniyle hükmedilen maddi tazminatın değerini koruyucu nitelikte olamayacağını, dava konusu taşınmazların tespit edilen tüm değerine dava tarihi ile kesinleşme tarihi arasında kalan dönem için yasal faiz; buna karşılık kararın kesinleştiği tarihten ödeme tarihi arasında kalacak dönem için ise kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın idare açısından husumet, hukuki yarar ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, taşınmazın halen davacı adına kayıtlı olduğunu, mülkiyet kaybı söz konusu olmadığını, herhangi bir zararının olmadığını, somut olayda belirlenecek gerçek bedelin hüküm altına alınması gerekirken taşınmazların bedeli yöntemince belirlenmeden denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacının zenginleşmesini sağlayacak şekilde tazminat miktarı belirlenmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu gözetilerek bedelin net gelir metoduna göre belirlenmiş olmasında ve tüm tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.