Samsunda imar planında lise alanı olarak ayrılan taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle bedelinin tahsiline ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: İmar planında lise alanı olarak ayrılan taşınmazına kamulaştırma yapılmadan el atıldığı iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesi taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar vermiş; hem davacı vekilinin taşınmaz bedelinin düşük, faizin yetersiz belirlendiği, hem de davalı idare vekilinin bedelin yüksek olduğu, husumet ve sürenin yanlış değerlendirildiği yönündeki istinaf başvuruları, bölge adliye mahkemesince taşınmazın arsa niteliğinde olduğu ve emsal karşılaştırmasıyla değerinin doğru tespit edildiği gerekçesiyle esastan reddedilerek karar hukuka uygun bulunmuş; bunun üzerine taraflar bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmişlerdir.
5. Hukuk Dairesi         2025/9383 E.  ,  2026/2562 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3816 Esas, 2025/1489 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/1441 Esas, 2024/739 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 20... parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı halde imar planında lise alanı olarak ayrıldığını, bu nedenle mülkiyet hakkının kısıtlandığını, taşınmaza hukuken el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; okul alanlarının bulunduğu taşınmazların Hazine adına tapuya tescil edildiğini, okul alanlarının müvekkili kuruma tahsis edilmesi için müvekkili tarafından herhangi bir bedel ödenmediğini, davaya bakmaya idari yargının görevli olduğunu, husumetin Maliye Hazinesine yöneltilmesi gerektiğini, davanın yasal ve hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat isteminin kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şehrin en çok tercih edilen muhitinde yer alan ve son yıllarda ticari açıdan gözde konumda bulunan dava konusu taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, asıl alacağa en az reel enflasyon oranında faiz uygulanması gerektiğini, nisbi yerine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin Kanuna aykırı olduğunu beyanla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, yine kendilerine husumet yöneltilmesinin isabetsiz olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, raporlara yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, faizin yürütülme tarihinin hatalı olduğunu, faiz oranlarını da kabul etmediklerini, davalı idare aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini beyanla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal karşılaştırılması yoluyla değerinin tespit edilmesinin ve belirlenen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı idareden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğunu, taraf vekillerinin istinaf sebebi olarak ileri sürdükleri hususların yerinde görülmediğini, mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 20... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, 1987 onay tarihli imar planında ''lise alanı'' olarak sonrasında 1/1000 ölçekli imar planı değişikliği kapsamında " Anadolu Güzel Sanatlar Okulu ve yol" kullanımına isabet ettiği ve dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı kabul edilerek ve 2942 sayılı Kanun'un ek 1 inci maddesi gözetilerek alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.