**8. Hukuk Dairesinin kadastro dışı taşınmazın zilyetlikle tescili davasında, imar-ihya tespiti ve bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmesi gerekliliği temyiz incelemesi.**
Özet: Kadastro dışı bırakılan bir taşınmazın zilyetlik yoluyla davacı adına tescili davasında, ilk derece mahkemesinin önceki kısmen kabul/red kararı, Yargıtay tarafından bilirkişi raporlarındaki çelişkiler giderilmediği ve taşınmazdaki imar-ihyanın tamamlanma tarihinin netleştirilmediği gerekçesiyle bozulmuştur; bozma sonrası ilk derece mahkemesi, yeni bilirkişi raporundaki ayrımı dikkate alarak taşınmazın bir kısmının (a2) para ve emek harcanarak imar-ihyasının tamamlandığını tespit edip 591.53 m²lik bölümün davacı adına tesciline hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/96 E., 2024/117 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, ....... Mahallesinde bulunan temyize konu taşınmaz bölümü, tapulama harici olarak bırakılmıştır. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesinde bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılmış olan, yaklaşık 2.500-3.500 m² miktarındaki taşınmazın davacının ninesinden annesine, ondan da davacıya kaldığını, 60-70 yıldır nizasız fasılasız zilyet olunduğunu ileri sürerek, bu kısmın davacı adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan, özel mülke konu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 16.01.2020 tarihli ve 2016/96 Esas, 2020/17 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 854,91 metrekarelik bölümün davacı adına tesciline, aynı raporda (A) harfiyle gösterilen 1.193,53 metrekarelik bölüm ile (C) harfiyle gösterilen 1.905,39 metrekarelik bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.01.2023 tarihli ve 2021/5413 Esas, 2023/247 Karar sayılı ilamıyla, fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölüm hakkında yapılan incelemede; Yargıtay bozma kararına uyulduğu halde bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, bu bölüme yönelik olarak ilk önce 2019 yılında yapılan keşif sonucu düzenlenen 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu tarafından hazırlanan ek raporda; “Taşınmazın tamamının meyve bahçesi ve tarım alanı olarak uzun yıllardır ekonomik amaca yönelik kullanılmadığından imar ihyasının tam olarak yapılmadığı, kültür tarımı yapılan arazilerden olmadığı, bu alanın sulama kanal yolu olarak kullanılabilir durumda kalması gerektiği” belirtildiği halde, daha sonra 2019 yılında farklı bir ziraat bilirkişi raporuna göre bu kısım (A1) ve (A2) harfleri şeklinde ayrım yapılarak (A1) harfiyle gösterilen bölümün "yolun kenarında şevli alan içerisinde kaldığı, orman ağaç ve ağaççıklarının olduğu, bunlara ait kök, dal, filiz vb. kalıntıların bulunduğu, tarım yapılmasının mümkün olmadığı”, (A2) harfiyle gösterilen bölümün “evveliyatında taşlık, çalılık, traverten karakterde arazi iken emek ve para harcanarak imar-ihya olunduğu, sulu tarım yapıldığı, üzerindeki aşılı zeytin ağaçlarının dava tarihi olan 2002 tarihinde minumum 23-24 yaşlarında olduğu” belirtilmesine rağmen, iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden ve neden ilk rapora değer verildiği hususu Mahkemece açıklanmadan karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu gibi, dava konusu bölüm imar-ihyaya muhtaç yerlerden olmasına rağmen dosyada sadece imar ihyanın başlangıç tarihinin belirlenip imar-ihyanın tamamlanma tarihinin belirlenmemesinin de hatalı olduğu açıklandıktan sonra, bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölüm yönünden mahallinde daha önce keşfe katılmamış üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi heyeti aracılığıyla keşif yapılarak; çekişme konusu bölümün imar-ihyasının ne zaman tamamlandığının, toprak yapısı ile komşu taşınmazların toprak yapısı mukayese edilmek suretiyle ve taşınmazın şimdiki ve önceki toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli önceki raporları irdeleyen ve çelişkiyi gideren rapor alınması, rapor ekinde taşınmaz bölümünün değişik yönlerden çekilmiş komşu taşınmazlar ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğrafların eklenmesinin istenilmesi, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "09.07.2019 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) harfiyle gösterilen alanın imar ve ihyasının tamamlanmadığı, para ve emek sarfi harcanmadığı, (A2) harfiyle gösterilen alanın ise, evveliyatı taşlık, çalılık traverten karakterde arazi iken, para ve emek sarfıyla imar ve ihyasının tamamlandığı, sulu tarım yapıldığının tespit edildiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 09.07.2019 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A2) harfiyle işaretli 591.53 m² büyüklüğündeki taşınmazın davacı adına tesciline, (A1) harfiyle işaretli 602.00 m² büyüklüğündeki taşınmaz bölümü yönünden davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz bölümlerinin Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğunu ve bu tür yerlerin zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, Hazinenin tescil talebi hakkında karar verilmediğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davalı Hazine vekilinin redde ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı Hazine vekili, 06.06.2006 tarihli beyan dilekçesi ile dava konusu yerin Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. fıkrasında, "Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler." hükmüne yer verilmiştir. Davalı Hazine vekili tarafından, anılan hüküm uyarınca tescil isteğinde bulunduğu halde mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirir.Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.V. KARARYukarıda (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,Yukarıda (V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendine, "davalı Hazinenin karşı tescil isteğinin kabulü ile 09.07.2019 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) harfiyle gösterilen 602,00 metrekare yüzölçümlü taşınmaz bölümünün yol şevi vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline" cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.