Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde çeklerdeki imza inkarı, ciro silsilesi kopukluğu ve borç ilişkisi reddi temelinde açılan menfi tespit davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının aleyhindeki Çumra İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibi kapsamında, toplam 8.800.000 TL tutarındaki iki çekten kaynaklanan borçlu olmadığının tespiti için açtığı menfi tespit davasını özetlemektedir; davacı çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığını, davalının meşru hamil olmadığını ve davalı ile arasında hukuki veya ticari bir ilişki bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatı talep ederken; davalı ise iddiaları reddederek, çeklerin bizzat davacı tarafından imzalandığını, davacının üçüncü bir şirketin borcunu üstlenmesiyle bu çekleri verdiğini ve tüm iddiaların tahsilatı geciktirme amaçlı olduğunu belirterek davanın reddini, icra inkar tazminatı ve para cezası verilmesini talep etmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 15.03.2024 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine Çumra İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra işlemleri başlatıldığını, takip dayanağının 30.11.2023 keşide tarihli 4.400.000TL, 26.12.2023 keşide tarihli 4.400.000 TL tutarlı ve davalı şirket emru havalesine düzenlenen fakat ... tarım şirketi tarafından tedavüle çıkarılan çekler olduğunu, takip dayanağı çeklerde davalı alacaklının meşru hamil olmadığını ve lehtar olarak davacı tarafından çek tedavüle çıkarılmadığı cihetiyle öte yandan çekteki imzanın müvekkiline ait olmaması ve müvekkilinin davalı şirket ile arasında hiçbir hukuki ve ticari ilişkisi bulunmadığının müvekkilinin takip dayanağı çeklerden borçlu olmadığını, davalı alacaklının meşru hamil olmadığını, davalı alacaklının çeki tedavüle çıkartan ... tarım şirketini takip konusu etmediğinden müvekkilinin davalı alacaklıya hiçbir borcunun bulunmadığını, çeklerde ciro silsilesinin kopuk olduğunu, çekteki imzaların müvekkiline ait olmadığından Çumra Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma dosyası üzerinden şikayette bulunulduğunu ve dosyanın derdest olduğunu, bu nedenlerle takibin HMK 209 gereğince tedbiren durdurulmasına, davalarının kabulü ile takip dayanağı çeklerde davalının ciro silsilesinin kopuk olması nedeniyle meşru hamil olmadığı temel ilişki bağlamında müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığı, çeklerdeki imzanın müvekkile ait olmaması nedeniyle davamızın kabulü ile Çumra icra müdürlüğü ... E sayılı takip dosyasından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olması nedeniyle müvekkili lehine kötü tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Huzurda ki dava ve iddiaları kabul etmediklerini, davaya konu çeklerin bizzat davalı tarafından imzalandığını, çeklerin çalındığı veya imzaların davacıya ait olmadığı yönündeki iddialarının tamamının gerçek dışı olup, borçtan kurtulmaya yönelik ve tahsilatı geciktirme amacıyla ortaya atılan iddialar olduğunu, müvekkili şirket ile ... Gübre İthalat İhracat Ltd. Şti. arasında yaklaşık 15.000.000,00 TL tutarında ticaretin gerçekleştiğini, ... Gübre Ltd. Şti.'nin ödeme güçlüğü yaşaması üzerine borcun bir kısmının davacı tarafından üstlenildiğini, bu üstlenme işleminin bizzat davacının da hazır bulunduğu halde müvekkili şirketin merkezinde gerçekleştiğini, davacının HTS kayıtlarından bu hususun ortaya çıkacağını, davacının, müvekkili şirket ile hiç bir şekilde bir ticari veyahut alacak verecek meselesinin olmadığı yönündeki iddiasının bu yönüyle de mesnetsiz olduğunu, davaya konu çeklerin dışında yine davacı tarafından keşide edilen 25.10.2023 tarihine vadeli 4.360.000,00 TL tutarında ki çek için müvekkili şirket yetkilisinin arandığını ve vade de ertelemenin talep edildiğini ve müvekkili şirket yetkilisinin talebini kabul etmesinden sonra, çek üzerinde ki vade tarihini paraflamak için davacı müvekkili şirket merkezine geldiğini, 25.10.2023 tarihinde gerçekleşen bu olay davacının hts kayıtlarının tespiti ile de ispatlanabileceğini, davacının ciro silsilesinin kopuk olduğu ve çekin yetkisiz ciranta tarafından tedavüle sokulduğu iddiasının da yersiz olduğunu, müvekkili şirketin hem yetkili hamil hem de keşideci konumunda olduğunu, lehtar olmayan ... Gübre Ltd. Şti. tarafından çekin tedavüle sokulmasının da mümkün olmadığını, ... Gübre Ltd. Şti.'nin borcunun bir kısmını üstlendiğini ve müvekkili şirkete borçlandığını, tahsilatı ve satış işlemlerinin geciktirmek için açılan mesnetsiz davayı kabul etmediklerini ve borçlu tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini, güncel faiz ve masraflarla birlikte tüm alacak miktarı üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yine bu miktar üzerinden davacı/borçlu tarafın %10 oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Tarafların bildirmiş oldukları deliller, Çumra İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası, Çumra C.Başsavcılığı'nın ... Sor. sayılı dosyası, davalı şirketin ticari kayıtları, davacının vergi kaydı, esnaf kaydı ve ticari kaydı ile banka kayıtları, davacının imza örneklerinin bulunduğu evrak asılları ilgili yerlerden dosyamız içerisine celbedilmiş ve dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyamız içerisine celbedilen Çumra İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklısının ... Süt Ürünleri İnşaat Taşımacılık İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ... olduğu, fer'ileri ile birlikte 9.706.400,00 TL toplam alacaktan kaynaklı icra takibi yapıldığı,takip dayanağının 30.11.2023 günlü ... Seri No'lu 4.400.000,00 TL bedelli çek ile 26.12.2023 günlü ... Seri No'lu 4.400.000,00 TL bedelli çek olduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacı taraf, dava konusu senet üzerinde yer alan ciro silsilesinin bozuk olması ve imzanın kendisine ait olmaması nedeniyle davalının meşru hamil olmadığını ileri sürerek menfi tespit talep etmekte, davalı taraf ise ciro silsilesinde herhangi bir bozukluğun olmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Dava konusu çeklerin keşidecisinin davacı ... lehtarının "... DIŞ TİC. LTD. ŞTİ." olduğu, çek arkasındaki ilk cironun ... gübre Ltd.Şti. tarafından yapıldığı görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.
Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (... Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221).
Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (... , Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268).
Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesi uyarınca elden çıkan çek, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, mahkemece çekin iptaline karar verilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir.
Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez.
Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz.
Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz.
Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir.(YARGITAY Hukuk Genel Kurulu ESAS NO:... KARAR NO: ... )
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince: Dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda; dava konusu çeklerin ön yüzündeki keşideci imzalarının davacı ...’nin eli ürünü olduğu kesin olarak saptanmıştır. Her ne kadar davacı taraf başlangıçta imza inkarında bulunmuşsa da, teknik rapor karşısında çeklerin davacı tarafından keşide edildiği maddi bir gerçeklik olarak kabul edilmiştir.
​Davacı Defterleri: Mali müşavir bilirkişi tarafından davacının usulüne uygun tutulan e-defterleri üzerinde yapılan incelemede, davalı şirket veya ... Gübre lehine düzenlenmiş herhangi bir borç kaydına, faturaya veya çek çıkış kaydına rastlanmamıştır.
​Davalı Defterleri: Davalı şirket, mahkememizce verilen kesin sürelere rağmen ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunmaktan imtina etmiştir. Bilirkişi ek raporunda, davalı yetkilileri ile iletişim kurulmasına rağmen defter ibrazından kaçınıldığı tespit edilmiştir. HMK m. 222/3 uyarınca, defterlerini ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın defterlerindeki kayıtları kabul etmiş sayılacağı ve bu durumun davalı aleyhine bir karine oluşturacağı sabittir.
​Nihai Mali Rapor: 11.03.2026 tarihli son bilirkişi raporunda, davalının çekleri kendi kayıtlarına "... Gübre'den alınan çekler" olarak işlediği saptanmıştır. Bu durum, davacı ile davalı arasında doğrudan bir temel ilişki olmadığını açıkça ispatlamaktadır.
​Ciro Silsilesi ve Yetkili Hamil Sıfatı yönünden yapılan incelemede ;Çeklerin arka yüzü incelendiğinde, lehtarın davalı ... A.Ş. olduğu görülmektedir. Ancak ciro zincirinde lehtar olmayan ... Tarım Ltd. Şti.'nin ilk ciroyu yaptığı müşahede edilmiştir. TTK m. 790 uyarınca, çekin lehtarı tarafından başlatılmayan bir ciro zinciri, silsilede kopukluk anlamına gelir. Bu durum, davalı şirketin "meşru hamil" sıfatını teknik olarak sakatlamakta ve davacının şahsi defilerini (borçsuzluk savunmasını) davalıya karşı ileri sürmesine olanak tanımaktadır.
Kambiyo senetleri mücerretlik (sebepten bağımsızlık) ilkesine tabi olsa da, taraflar arasındaki doğrudan ilişkide temel ilişkinin varlığı ispat edilmelidir. Davacı, defterleri ile borçlu olmadığını kanıtlarken; davalı taraf ne defterleri ile ne de fatura/teslimat belgesi gibi somut verilerle 8.800.000 TL’lik bu alacağın kaynağını ispatlayabilmiştir. Davalının kendi kayıtlarında dahi alacağın kaynağını ... Gübre olarak göstermesi, davacı ile aralarında hukuken geçerli bir borç doğuran ilişki olmadığını tescil etmiştir.
​Davalının ciro silsilesindeki kopukluk ve temel ilişkinin yokluğuna rağmen haksız takip başlatması nedeniyle; asıl alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
​DAVANIN KABULÜNE;
1-Davacının, Konya Çumra İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyasında davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-​Davalının ciro silsilesindeki kopukluk ve temel ilişkinin yokluğuna rağmen haksız takip başlatması nedeniyle; asıl alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 663.044,18 TL karar ve ilam harcından peşin alının 15.028,20 TL harç ile 154.732,85 TL tamamlama harcı toplamı 169.761,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 493.283,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
4-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davalıdan alınarak Hazineye İrad KAYDINA,
5-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan toplam 15.516,60 TL ilk yargılama harcı, 154.732,85 TL tamamlama harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 841,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 177.090,45 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre hesaplanan 995.320,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/05/2026
Başkan Üye Üye Katip
* Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.