Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanık müdafiinin zararın ödenmesi ve etkin pişmanlık iddialarına rağmen hırsızlık hükmüne yönelik temyiz başvurusunu reddetti.
Özet: Hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine sanık müdafiinin, sanık ile katılanın zarar konusunda anlaştığı, sanığın yaptığı ödemeler ve kalan bakiyeyi ödeyememesi, katılanın etkin pişmanlığa rızasının olmaması ile sanığın ikrarı ve zararı karşılama isteğinin göz ardı edildiği gerekçesiyle yaptığı temyiz incelemesinde, Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararını hukuka uygun bularak temyiz nedenlerinin reddiyle hükmün onanmasına oy birliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/4333 E., 2024/290 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin 30.01.2024 tarihli temyiz dilekçesinin içeriğine göre, temyiz isteminin hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık ile katılanın zararın taksitle ödenmesi konusunda anlaştıkları, sanığın toplam 17.000,00 TL ödeme yaptığı, kalan 5.000,00 TL'yi ödeyemediği, katılanın etkin pişmanlık hükümlerine rızasının olmadığı beyan ederek sanığın fazladan ceza almasına sebep olduğu, hüküm kurulurken sanığın ikrarı ve katılanın zararını karşılamak istemesinin göz ardı edildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.