Mala zarar verme suçundan temyiz isteminin reddi, hırsızlık suçundan ise tekerrür ve koşullu salıverilme hükümleri yeni kanun ile düzeltilerek hükmün onanması.
Özet: Sanığın mala zarar verme suçundan mahkumiyetine yönelik istinaf başvurusunun temyiz edilemez olması nedeniyle reddine karar verilirken, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde, sanığın diğer itirazları yerinde görülmeyerek hüküm onanmış; ancak, 7550 sayılı Kanun ile değişen 5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa mükerrir sayılan sanıklar hakkında koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanabileceği gözetilerek, ilk derece mahkemesi kararındaki bu yöndeki yanlış ifadenin çıkarılması ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik ile koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yönelik cümlenin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2503 E., 2024/128 K.SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar vermeHÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeSanığın mala zarar verme suçundan mahkûmiyetine dair İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 08.01.2024 tarihli ve 2023/2503 Esas, 2024/128 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin olay tarihinde inşaat firmasında çalıştığı, yangında yanan konutlarda inşaat işçisi olarak çalıştığı, bu nedenle parmak izinin çıkmış olabileceği, avukatı olmadan yargılama yapıldığı, uzlaşma talebinin bulunduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkındaki hüküm fıkrasındaki tekerrür hükümlerinin uygulandığı kısımdan "...5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi hükmü uyarınca ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanık hakkında koşullu salıvermeden ve bu suretle de denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanmasına yasal imkan olmadığına" ibaresinin çıkarılmasında zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı fıkraya "04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesi dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri ve koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına," cümlesinin yazılması suretiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.